TESPİTLER ( 11/47)

NİCE DEVLET ADAMLARI VARDI?!...

Siz, bakmayınız, günümüzdeki kimi Mahallî idare yetkililerinin “Deveyi humuduyla yutmak,” gibi, rüşvet, irtikap ve yolsuzluk bataklığına burunlarına kadar saplanmalarına. Bu millet, kendilerine tahsis edilen makam vasıtalarını kullanmayan, kendi mütevazi vasıtalarıyla işyerlerine, hizmet mekanlarına gidip-gelen, hakları olan pekçok imkanlardan yararlanmayan nice devlet adamları görmüştür, elbette gelecekte de görecektir.

Gazete İmtiyaz sahibi olduğum yıllarda, birincil protomol listesinde dahil olduğum için, Merhum, Mustafa Ernam, Merhum, Recep Yazıcıoğlu ve Merhum, Adnan Kahveci gibi devlet adamların yakinen tanıma fırsatım olmuştu.1969’dan i’tibaren, Bezm-i âlem Vakıf Gureba Hastahanesi ve umumiyyetle bütün vakıflarla yakından alakadar olduğum için, devrin Vakıflar Umum Müdürü, Merhum, Mustafa Ernam ile, Fahrî Basın Müşaviri sıfatıyla yakından tanıdım ve beraber çalıştım. Bezm-iâlem Vakıf Gureba Hastahanesi ve devasa, vakıf eser’leri İstanbul’da bulunduğu için, Merhum, Mustafa Ernam Bey hafta sonlarını ve müteakip Pazartesi- Salı günlerini İstanbul’da geçirirdi. Görüşme ve temaslarını Vakıflar Bölge Başmüdürlüğü’nde, mülkiyeti Vakıflar Umum Müdürlüğü’ne aid, Taksim Geziparkı’nda bulunan Otel’in Lobisinde ve Sultanahmed’deki Bizim Gazete Binasında yapıyordu.

Taksim’deki mülkiyeti Vakıflar Umum Müdürlüğü’ne aid 5 Yıldız’lı Otel’in müsteciri, Otel’in doğrudan husûsî asansörüyle çıkılan, Boğazı, Marmara ve Haliç’i gören Kral Dairesini, Vakıflar Umum Müdürlüğüne tahsis etmişti. Vakıflar Umum Müdürlüğünü tedvirle vazifeli, devlet bakanları, Vakıflar Umum Müdürleri, Umum Müdür yardımcıları, İstanbul’a geldiklerinde burada kalırdılar. Merhum, Mustafa Ernam haftanın dört günü işi icabı İstanbul’da kaldığı halde , hakkı da olmasına rağmen, hiç bir zaman bu Lüks Otel’in kendilerine tahsbis edilen Süit Dairesinde kalmadı. Sosyal Sigortalar Müdürlüğünde çalışan Kardeşinin mütevâzi’ Lojmanında kalırdı.

1950’li yıllarda, Saraçhane’deki İstanbul Belediye Sarayı yapıldığında, yürüme mesafesindeki, Zeyrek Yokuşuyla, Bozdoğan Kemeri arasında İstanbul Belediye çalışanları için lojmanlar inşa ettirilmişti. Belediye’lerin kadîm hastalığı, çalıştırdığı insanların sigorta primlerini zamanında ödeyemediği için bu lojmanlar devrin Sosyal Sigortalar Müdürlüğüne devredilmişti. Sosyal Sigortalar Umum Müdürlüğü’ne devredilen bu binaların bir bölümü lojman, bir bölümü de Sosyal Sigortalar Kurumu, İstanbul İhtiyarlık Sigortası Müdürlüğü olarak kullanılmıştır. Şimdilerde, Lojmanların yerine Lüks bir otel inşa ettirilmiş, İhtiyarlık Sigortası Müdürlüğü de buradan taşınmış, mevcud binalar harab bir vazi’yyette duruyor. Her hafta olduğu gibi, Merhum, Mustafa Ernam, her şeyden habersiz, 11 Eylül 1980 Perşembe akşamı, İstanbul’a gelmek üzere, Ankara Tren Gar’ından Yataklı Trene bindi. Geceboyu yataklı vagonda uyudu. Sabahleyin, Tren Haydarpa Garında.. Valizlerini aldı, Trenden indi. O da ne! Kendisini bir Üst. Teğmen Komutasındaki Askerî bir Müfreze karşıladı. Nereye gideceksiniz? “Hayrola! Benim nereye gideceğim size ne? “ Beyefendi, herhalde farkında değilsiniz, Askerî Darbe oldu, Bugün bütün Türkiye genelinde, elbette İstanbul’da da sokağa çıkma yasağı var, Bu bakımdan kendiniz buradan hiçbir yere gidemezsiniz, gideceğiniz yere biz götüreceğiz… Asker’ler, Askerî bir vasıta ile Taksim’deki Otel’e bırakmışlar, Sokağa çıkma yasağı olduğu halde bin de Basın Kartımı göstererek, kendi otomobilim ile Gazete’ye geçmiştim. Haberleştik, Ben Taksim’deki Otel’e geçtim, ne yapılabilinir, istişarelerde bulunduk. Hey ne günlerdi, Şehirlerarası direkt beklemeksizin Telefon bağlantısı yapılamıyordu. 09 Numaralı husûsî Telefon hatları vardı. Otel’in husûsî Telefon hattından, Vakıflar Umuim Müdürlüğünü aradık. Albaylık rütbesindeki bir asker Vakıflar Umum Müdürlüğü’ne el koymuştu. Buraya geldiğimizde burada bulunan nöbetçilerden, en kıdemli Genel Müdür Yardımcısını öğrendik, onu da’vet ettik, şu anda idareyi o deruhte ediyor,” dedi. “Albay’a, Vakıflar Genel Müdürü, Mustafa Ernam’dır, vazifesi gereği İstanbul’da’dır, ne yapması gerekir,” dedik. Muhatabımız Albay, “Bana izin veriniz, Ben Konsey ile görüşeyim, ona göre bir cevap verebilirim,” Daha sonra aradığımızda, “ Genel Müdür Mustafa Ernam’dır, Pazartesi gelsin vazifesine devam etsin,” dedi.