Tiyatrolara Gün Doğuyor

Son birkaç yılın kültür sanat dünyasına baktığımızda, ekranlardan beyazperdeye uzanan bir hayal kırıklığı tablosuyla karşılaşıyoruz. Sinema salonlarına giden izleyici sayısı düşüyor, izleyenin aklında iz bırakan yapımlar ise neredeyse yok denecek kadar az. Dizi sektörü de benzer bir krizle boğuşuyor. Her sezon onlarca yeni dizi başlıyor ama çoğu ilk bölümlerini bile tamamlayamadan yayından kaldırılıyor. Kimisi reytinglerde dibe vuruyor, kimisi de dudak uçuklatan maliyetleri nedeniyle yayıncı kuruluşlara ağır geliyor.

Bu krizin en büyük sebebi bazı oyuncuların dudak uçuklatan ücretleri. Kendilerini ve yaptıklarını dev aynasında görmeye devam etsinler.

Öte yandan, bir sinema bileti ortalama 300 lira civarında. Aile boyu bir sinema keyfi, artık ciddi bir bütçe planlaması gerektiriyor. Tiyatro biletleri ise 300 liradan başlayıp 1000 liraya kadar çıkabiliyor. İlk bakışta “pahalı” gibi görünse de işin içinde bir emek gerçeği var. Oyuncuların, yönetmenlerin, teknik ekibin ve perde arkasındaki onlarca görünmez kahramanın emeği... Bir oyunu sahneye koymak, bir filmi çekmekten çok daha zahmetli değil belki ama daha dürüst, daha sahici ve daha doğrudan bir temas içeriyor.

Ve işte tam da bu noktada tiyatro, yeniden yükseliyor. Çünkü insanlar artık samimiyet arıyor. Tiyatro, izleyiciye bu sıcak teması, o sahici duyguyu, kalbe dokunan hikâyeyi sunuyor. Dijital platformların soğuk ekranları, yüksek prodüksiyonlu ama ruhsuz dizileri, sahne tozunun kokusuna rakip olamıyor.

Son yıllarda tiyatroların salonlarını dolduran seyirci profiline baktığınızda büyük bir değişim göze çarpıyor. Gençlerin ilgisi artıyor. Sadece büyük şehirlerde değil, Anadolu’nun farklı noktalarında da tiyatro salonları yeniden dolmaya başladı. Bu, hem umut verici hem de sektör için yepyeni bir dönemin işaret fişeği.

Belki sinema ve dizi sektörünün yarattığı boşluğu tiyatro dolduruyor. Belki de insanlar, yeniden “gerçek” olanı izlemek, sahnede kanlı canlı bir oyuncuyla göz göze gelmek istiyor. Sebep ne olursa olsun, tiyatrolar için yeni bir dönem başlıyor.

Geriye tek bir soru kalıyor: Bu yükseliş, tiyatronun hak ettiği değeri görmesini sağlayabilecek mi? İzleyiciyi salonlara çekecek kaliteli oyunların sayısı artacak mı? Yoksa yine kısa sürede sönen bir ilgi dalgasına mı dönüşecek?

Umarım bu defa öyle olmaz. Çünkü sahnenin ışığı, hepimize çok iyi geliyor.