AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı’nın koordinasyonunda, Ahmet Yesevi İşbirliği ve Kalkınma Derneği (AY-DER) ile Köklerden Geleceğe Kültür ve İşbirliği Derneği (KÖKDER) tarafından hayata geçirilen sistem, İstanbul’da, İnter Continental Otel’de düzenlenen programla kamuoyuna tanıtıldı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşat Zorlu, burada yaptığı konuşmada, Türk Dünyası Sivil Toplum Destek Sistemi'nin (TÜDSES) Türk Dünyası’nın sivil toplum kapasitesini ortak bir zeminde buluşturacak stratejik bir proje niteliği taşıdığını söyledi.
Bu sistemin Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) sivil toplum gücünü dijital alanda yeni bir ivme kazandıracağını belirten Prof. Zorlu, bu projenin nasıl doğduğunu, nasıl hayata geçtiğini ve amaçlarını, özetle şöyle anlattı:
“…Dünya yeni bir dönüşümün eşiğinde. Kural ve kurulların bertaraf edildiği, insanlık vicdanının bir tarafa bırakıldığı bir dönemde dijital bir dönüşüm de gerçekleşiyor. Bu dönüşümün odağında da saniye be saniye dijital ağlar, sosyal medya ve bunun da merkezinde yer alan yapay zekâ bulunuyor.”
“…Türk devletleri de bu yönelimi, doğan bu ihtiyacı elbette karşılık vermek zorundaydı ve yeni bir dönemi başlattık. 15 Mayıs tarihindeki gayri resmi Türkistan Zirvesi’nde devlet başkanlarımız, "Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma" başlığıyla biraraya geldi. Ve bugün Türkiye, Yapay Zekâ Eylem Planı'nı açıkladı. Kazakistan orada Yapay Zekâ Bakanlığı'nı kurdu. Özbekistan, yapay zekâ üzerinden 5 milyar dolara yaklaşan bir ihracat pazarını tetiklemek için büyük bir çalışma yürütüyor. Bizler yaklaşmakta olan bu gücü ve bir yönüyle de bu tehdidi iyi görüyoruz, iyi biliyoruz.
Bakın burada birşeyin altını çizmek istiyorum. İnsanlık vicdanı denildiğinde, her platformda bu konuyu dile getirmeye çalışıyoruz. Katil İsrail'in bir açıklamasında, hatırlayın; ‘Sahadaki savaşı kazandık, şimdi dijital savaş için gençlerimize çağrıda bulunuyoruz’ diyorlardı. Elbette bunu durup dururken, laf olsun diye yapmıyor.
Biz de, insanlığın vicdanını harekete geçirme ülküsü olan ve bulunduğumuz coğrafyalarda barış, huzur ve güveni tesis etmek için bir araya gelen Türk Devletleri Teşkilatı zeminini, bu değerler ölçüsünde, böyle karşı duruşlar içerisinde, dijital sahada da güçlenmek zorundaydık. Bu anlamda, geçtiğimiz yıl ilk kez sizlerle de bir araya geldiğimiz toplantıda bir karar almıştık ve sonuç bildirgesine de bu projeyi aynen bu isimle yazmıştık. Ve ben hemen Sayın Cumhurbaşkanımızla bu istek ve talebinizi görüştüm, kendilerine arz ettim ve onaylarının ardından bir sivil inisiyatif olarak bu projeyi çalıştık. Bugün çok şükür, şu anda bunu hayata geçirmek üzere toplanmış bulunuyoruz.”
“…Biz biliyoruz ki, sizler bir araya geldiğinizde Türk Dünyası’nda demokrasi, katılımcılık ve bu konudaki değerler sistemi pekişecektir. Bizler birlikteliğimizi sağladığımızda kültür, eğitim, ortak alfabe dediğimiz pekçok alanda iş birliğimiz taçlanacak ve somut bir aşamaya taşınacaktır. Ve inanıyoruz ki, sizler bir araya geldiğinizde kamu diplomasisi hayata geçecektir.
Bakın bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın, Türkiye'de ilk kez, bir siyasi parti tarafından hazırlanan ve bizzat kendilerinin açıkladığı Türk Dünyası Vizyon Belgesi bizim için büyük bir ufuk olmuştur. Ve biz, çok şükür, bu belgeyi diğer Türk devletlerimizin dillerine de çevirmek suretiyle, kıymetli devlet başkanlarımıza veriyoruz. 15 Aralık tarihinde, Dünya Türk Dili Günü ilan ettiğimiz o günde de, bu konu yine bizzat Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna ilan edilmiştir.
“TÜDSES, SİVİL TOPLUMUMUZUN ÇATI KURULUŞU OLACAKTIR”
Şimdi bu vizyon doğrultusunda böyle bir proje hayata geçiyor. TÜDSES içerisinde şikayet, görüş, öneriler ve övgülerle birlikte, esasında uzun yıllardır kendi aramızda konuştuğumuz ve çözümlemekten zorlandığımız, uzak kaldığımız konuları bir tuşla bizlere, bu konudaki paydaşlara, Türk Dünyası’na yön veren kurum ve kuruluşlara çok hızlı bir biçimde iletmenizi sağlayacak. Bu gelişme, başta Türk Devletleri Teşkilatı olmak üzere, bu konuyla ilgili paydaş kuruluşların, sizlerin sesini çok daha geniş bir pencereden duyma, anlama fırsatı olacaktır.
Evet, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), devletlerimizin çatı kuruluşudur. İnanıyorum ki TÜDSES de, bizler el ele verdiğimizde, gönül birliğimizi koruduğumuzda, sivil toplumumuzun çatı kuruluşu olacaktır. Hepinize hayırlı uğurlu olmasını dilerim.
“800”Ü AŞKIN SİVİL TOPLUM KURULUŞUMUZ TÜDSES PROJESİNE KATILDI”
“…Şu an itibarıyla 800’ü aşkın sivil toplum kuruluşumuz, 80 binden fazla üyesiyle TÜDSES projesi içerisine dahil olmuş durumda. Bizim değerlendirmelerimize göre Türk Dünyası sahasında 5 bine yakın sivil toplum kuruluşu bulunuyor. İnanıyorum ki, orta vadede hepsini bu platformun içerisinde toplayacağız. Birbirimizle etkileşimimizi artıracağız. Sadece Türk devletleriyle de değil, bizim vizyonumuz Balkanlar'dan Kafkaslara, Ortadoğu'dan Avrupa'ya kadar Türk Dünyası’nın nefes aldığı bu ufuk için, bu ülkü için gayret eden, Türk dilinin konuşulduğu her yerde birliğimizi tahkim etmeye gayret edeceğiz.
“’DİLDE BİRLİK, İŞDE BİRLİK’ İŞLİYOR ARTIK”
“…Bakın, Türk Devletleri Teşkilatı bir zamanlar hayal bile edilemeyen bir şeydi. Bugün, çok şükür, böyle bir çatı kuruluşumuz var. 30'dan fazla başlıkta işbirliğimizi yürütüyoruz. Son olarak savunma sanayi alanında da iş birliği çalışmalarını başlattık. Peki biz bunları niçin yapıyoruz? Evet, birlik... Birlik çok önemli. İsmail Gaspıralı Bey'in o veciz sözü, "Dilde, fikirde, işte birlik" işliyor artık.
Dünyanın geldiği, kuralsızlığın hakim olduğu dönemde, görüyorsunuz, her bir yanımız savaşlar içerisinde, kaoslarla karşı karşıyayız. Biz diyoruz ki, bizim birlikteliğimiz başka hiçbir değer ve oluşuma tehdit değildir. Tehlike altında kimse hissetmesin kendisini. Biz hangi coğrafyaya gidersek gidelim, nasıl bir iş birliği kurursak kuralım, biz o coğrafyaya huzur, barış, güven ve ortak refahı inşa edecek bir değerler sisteminin taşıyıcısı ve temsilcisiyiz. Bu inanç ve kararlılıkla yürüyoruz.
“BİZLERE BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR”
Bu anlamda hayata geçirdiğimiz bu proje, bir ilk elbette, ama son olmayacak. Yeni projelerimizi de önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşacağız. Yaklaşmakta olan ekim ayındaki Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi’nin hemen öncesinde de, bu önemli çalışmayı hayata geçiriyor olmamız gerçekten anlamlı. Bizlere şimdi büyük görev düşüyor. Nerede bu konuyla ilgili çalışan sivil toplum kuruluşu varsa hemen bu platforma dahil edip, güç birliğimizi geleceğe doğru ilerletelim diyorum.”
“…Güzel bir iş birliğiyle bu çalışmayı hayata geçirdik. Ve inanıyorum ki birliğimiz güçlendikçe, biz bu ideale inandıkça ve devlet başkanlarımızın kararlı iradesiyle inşallah, Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi 21. yüzyıl Türk dünyasının yüzyılı olacak diyorum. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun, var olun.
SONUÇ:
Prof. Zorlu’nun bu konuşması birlik, kurumsallık ve vizyon kavramlarının günümüzdeki en somut oluşumlarından birini ortaya koyuyor. Prof. Zorlu’nun heyecanlı, ama bir o kadar da stratejik hedefler içeren bu konuşması, Türk Dünyası’nın geleceğine ilişkin çok önemli bir projeksiyon sunmaktadır:
1. Kurumsallaşma ve Sivil Toplum Gücü (TÜDSES Projesi)
Prof. Zorlu, TÜDSESS Projesi kapsamında şu an itibariyle 80.000’den fazla üyeye sahip, 800’ü aşkın sivil toplum kuruluşunun (STK) bir araya geldiğini belirtiyor. Daha da önemlisi, Türk Dünyası genelinde 5.000’e yakın STK olduğunu tespit ettiklerini ve orta vadede hepsini tek bir platformda birleştirmeyi hedeflediklerini vurguluyor. Bu, dağınık yapıların tek bir çatı altında toplanarak kurumsal bir güce dönüştürülme çabasını gösteriyor.
2. Geniş Coğrafi Vizyon: "Balkanlardan Kafkaslara, Ortadoğu'dan Avrupa'ya"
Konuşmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, bu birlikteliğin Türk Devletler Teşkilatı coğrafyasıyla kısıtlanmamasıdır. Geliştirilen vizyonun Türk devletlerinin ötesine geçerek; Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu ve Avrupa’ya kadar uzanan, Türk dilinin ve kültürünün konuşulduğu her alanı kapsayan bir "gönül ve iş birliği coğrafyası" olarak tanımlanmasıdır.
3. Savunma Sanayii ve "Güven İnşa Eden Güç" Vurgusu
Prof. Zorlu, Türk Devletleri Teşkilatı'nın bir zamanlar hayal bile edilemeyen bir çatı kuruluşu olduğunu belirterek, işbirliklerinin artık savunma sanayii alanına da taşındığının müjdesini veriyor. Ancak burada çok stratejik bir diplomasi dili kullanılıyor:
"Bizim birlikteliklerimiz başka hiçbir birliğe ve oluşuma tehdit değildir. Kimse kendini tehlike altında kimse hissetmesin. Biz o coğrafyaya huzur, barış, güven ve ortak refahı inşa edecek bir değerler sisteminin taşıyıcısıyız."
Bu vurgu, küresel düzendeki kuralsızlık ve savaşların (kaos ortamının) hüküm sürdüğü bir dönemde, Türk Dünyası’nın bir "tehdit odağı" değil, bir "barış ve istikrar adası" olma iddiasını net bir şekilde ortaya koyuyor. İsmail Gaspıralı’nın o ünlü "Dilde, fikirde, işte birlik" mefküresine yapılan atıf da bu tarihsel ve fikri altyapıyı perçinliyor.
4. Zamanlama: "21. Yüzyıl, Türk Dünyasının Yüzyılı Olacak"
Bu etkinliğin Ekim ayında gerçekleştirilecek olan Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi'nin hemen öncesinde yapılmış olması, bu sivil ve kurumsal hazırlıkların liderler zirvesine bir ön hazırlık olduğunu gösteriyor.
Prof. Zorlu’nun."Bu proje uzun yıllardır dağınık bir görüntü sergileyen Türk Dünyası’nın sivil toplum ağını ve kapasitesini ortak bir dijital zeminde buluşturan stratejik bir e-platform olarak tarihe geçecektir. Bu başlangıç, inanıyorum ki önümüzdeki yıllarda, sivil toplumumuzun daha güçlü bir birlikteliği için geleceğe daha umutla bakabileceğimiz bir dönemin de bizlere işaretini vermektedir. (…) 21. yüzyıl Türk dünyasının yüzyılı olacak" vurgulaması, projenin asıl hedefini ortaya koyuyor.
TÜDSESS’İN HEDEFLERİ
TÜDSESS Projesi'nin öne çıkan detayları, kapsamı ve hedeflerini şöyle özetleyebiliriz:
Projenin Temel Amacı ve Kapsamı Dijital Ekosistem: Türk dünyasındaki sivil toplum kuruluşlarını (STK) tek bir dijital platform ve mobil uygulama üzerinden bir araya getirmeyi hedefliyor.
Ortak Hafıza: Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan geniş bir coğrafyadaki Türk topluluklarının kültürel bağlarını ve ortak hafızasını dijital ortamda geleceğe taşımayı amaçlıyor..
Güç Birliği: Kurumlar arası iletişimi artırarak ortak sorunlara çözümler üretilmesini ve ortak projeler geliştirilmesini teşvik ediyor.
Mevcut Durum ve Gelecek Hedefleri Mevcut Katılım: Projenin ilk aşamasında Türkiye'de faaliyet gösteren ve 8 Türk devletini temsil eden 800'den fazla STK ve 80 bini aşkın üye sisteme dahil edilmiştir.
Genişleme Planı: Orta ve uzun vadede Türk Dünyası’nda aktif olan yaklaşık 5 bin sivil toplum kuruluşunun tamamının bu platform çatısı altında toplanması planlanmaktadır. Sivil Diplomasi: Platformun, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde en önemli dijital sivil diplomasi araçlarından biri olması amaçlanmaktadır.
Sistemin İşleyişi Kolay Erişim: STK temsilcileri internet sitesi ya da mobil uygulama üzerinden kurumsal bilgileriyle üye olabilmektedir.
Gerçek Zamanlı Takip: Proje kapsamında STK'ların talep, öneri ve destek süreçleri anlık olarak takip edilerek ihtiyaçlar hızlıca çözüme kavuşturulacaktır.
İçerik Yönetimi: SMS doğrulamasını geçen kurumlar kendi editör panellerinden haber, duyuru ve etkinliklerini doğrudan sisteme yükleyebilecektir.