ANTALYA (AA) - Türk Telekom, iklim zirvesi COP31'in teknoloji altyapısının sorumluluğunu uçtan uca üstlenerek ulusal ve uluslararası katılımcıların, ülke delegasyonlarının, basın mensuplarının ve ziyaretçilerin tüm iletişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere kapsamlı bir dijital altyapı kurdu.
Türk Telekom, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da ilk kez düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nda (COP31) Master Partner ve 'Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji' destekçisi olarak yer alacak.
Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, yarın başlayacak ve 20 Kasım'a kadar devam edecek COP31 öncesinde şirket olarak yürütecekleri faaliyetlere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Teknolojiyi Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal gelişimine yön veren stratejik bir güç olarak gördüklerini belirten Şahin, 185 yılı aşan geçmişleri, altyapı ve mühendislik birikimleriyle bugün 58 milyondan fazla müşteriye hizmet verdiklerini anlattı.
Şahin, 592 bin kilometreyi aşan fiber ağlarının 35 milyona yakın haneyi kapsadığını bildirerek, 'Bu ölçekte bir altyapıyı geliştirirken sunduğumuz bağlantının yanı sıra kullandığımız kaynakları ve çevresel etkimizi de gözetiyoruz. 'Yarına Sözümüz Var' yaklaşımımızla dijital dönüşüm ile yeşil dönüşümü birlikte ele alıyor, kendi altyapımızda edindiğimiz deneyimi farklı sektörlerde kaynak verimliliğini artıran çözümlere taşıyoruz. Teknolojiyi yalnızca bugünün iletişim ihtiyaçlarını karşılayan bir araç değil, Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal gelişimine yön veren stratejik bir güç olarak görüyoruz.' dedi.
Güçlü altyapıları, teknoloji birikimleri ve mühendislik yetkinlikleriyle Türkiye'nin dijital geleceğini inşa ederken sürdürülebilirliği de iş stratejilerinin merkezine yerleştirdiklerine işaret eden Şahin, yenilenebilir enerji yatırımlarından enerji verimliliği çalışmalarına, yerli AR-GE projelerinden sürdürülebilir finansman uygulamalarına kadar tüm çalışmalarını gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle şekillendirdiklerini söyledi.
COP31'de üstlendikleri sorumluluğu da bu vizyonun önemli bir parçası olarak gördüklerini vurgulayan Şahin, 'Dünya Antalya'da konuşurken bu konuşmayı taşıyan hat Türk Telekom olacak. Teknolojinin sunduğu imkanları çevresel ve toplumsal faydaya dönüştürerek sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamayı sürdüreceğiz.' diye konuştu.
'Karbon salımımızı azaltmayı hedefliyoruz'Şahin, Türkiye'nin dijital geleceğini inşa ederken altyapılarının bağlantı kapasitesi kadar enerjiyi ne kadar verimli kullandıklarına ve bu enerjiyi hangi kaynaklardan karşıladıklarına da önem verdiklerini belirtti.
Şebekelerinde enerji verimliliği sağlayan teknolojileri yaygınlaştırırken tüketilen elektriğin de büyük bölümünü yenilenebilir kaynaklardan karşılamak için güneş enerjisi yatırımlarını büyüttüklerini bildiren Şahin, şu değerlendirmede bulundu:
'Türk Telekom'un güneş enerjisi yatırımının ilk adımını Sivas'ta attık. 2025'in sonunda devreye aldığımız santralimiz, elektrik ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 15'ini karşılıyor. Sivas'ın ardından sırada Malatya'nın Darende ilçesinde kuracağımız santral var. Devreye girdiğinde kurulu güç bakımından Türkiye'nin en büyük üçüncü güneş enerjisi santrali olacak bu yatırımı Ağrı'daki projemiz izleyecek. Üç santralimizle toplam 530 megavatpik kurulu güce ulaşarak mevcut tükettiğimiz elektriğin yaklaşık yüzde 65'ini güneşten karşılamayı ve karbon salımımızı azaltmayı hedefliyoruz.'
Şahin, böylece şebekelerinin uzun vadeli enerji ihtiyacını temiz kaynaklardan karşılamada önemli bir adım atarken Türkiye'nin yeşil dönüşümüne de katkı sağlayacaklarına dikkati çekerek, bu yaklaşımın sonuçlarını sürdürülebilirlik performanslarında da görüleceğini söyledi.
BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi'nde yer aldıklarını da anımsatan Şahin, 'CDP'nin 2025 değerlendirmesinde iklim değişikliği alanında üst üste ikinci kez en yüksek not olan A'yı aldık. Su güvenliği alanındaki ilk raporlamamızda ise A- notuna ulaştık. İklim ve su yönetimi performansımızla bu yıl CDP Türkiye'nin İklim ve Doğa Konferansı'nda ödüle layık görüldük.' dedi.
Zirvenin teknoloji altyapısını üstlendiÖte yandan, Türk Telekom, zirvenin teknoloji altyapısının tüm sorumluluğunu uçtan uca üstlenerek ulusal ve uluslararası katılımcıların, ülke delegasyonlarının, basın mensuplarının ve ziyaretçilerin tüm iletişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere kapsamlı bir dijital altyapı oluşturuyor.
Şirket tarafından 1,1 milyon metrekareyi kapsayan zirve alanında farklı güzergahlardan yeni fiber optik bağlantılar tesis edilerek yüksek kapasiteli ve kesintisiz iletişim sağlayacak bir altyapı hazırlandı.
Bu kapsamda 1,3 milyon metre fiber optik kablo kullanılarak zirve alanının dünyaya saniyede 400 gigabit kapasiteyle bağlanmasını sağlayacak iletişim altyapısı oluşturuldu. Farklı yönlerden beslenen fiber bağlantılara sahip santral devreye alınırken ihtiyaç halinde kapasite artışına imkan tanıyan yedekli sistemler kuruldu.
Zirve alanında 1800 kablosuz erişim noktası oluşturulurken 5G teknolojisini de kapsayan mobil iletişim altyapısını güçlendirmek amacıyla yeni baz istasyonları tesis edildi. Veri merkezi, network operasyon merkezi ve siber güvenlik operasyon merkezlerini içeren bütüncül sistemin de devreye alındığı organizasyonda Türk Telekom, zirve boyunca tüm katılımcılara güvenli, yüksek kapasiteli ve kesintisiz iletişim deneyimi sunmayı hedefliyor.
Hedeflerini sürdürülebilir finansman kaynaklarıyla destekliyorŞirket, yeşil dönüşüm hedeflerini uluslararası sermaye piyasalarından sağladığı sürdürülebilir finansman kaynaklarıyla da destekliyor. 2024'te 500 milyon dolarlık sürdürülebilir eurobond, 2025'te ise 600 milyon dolarlık yeşil eurobond ihracı gerçekleştiren Türk Telekom, sürdürülebilir finansman araçlarıyla yaptığı ihraçların toplam büyüklüğünü 1,1 milyar dolara taşıdı.
Türk Telekom, sağladığı kaynaklarla uzun vadeli yatırım hedeflerini desteklerken finansal sürdürülebilirliği çevresel sorumluluk yaklaşımıyla birlikte ele alıyor. 2025'te Kapsam 1 ve 2 piyasa bazlı emisyonlarını 2020 baz yılına göre yüzde 35 azaltan Türk Telekom, 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.
Şirket, dijital teknolojilerin sunduğu imkanları şehirlerin ve üretim süreçlerinin daha verimli, güvenli ve sürdürülebilir hale gelmesi için de kullanıyor. Türk Telekom, akıllı şehir uygulamalarıyla şehirlerin enerji tüketiminin daha verimli yönetilmesine ve ulaşım süreçlerinin optimize edilmesine katkı sunuyor.
Yeni nesil iletişim altyapılarının geliştirilmesinde enerji tüketiminin azaltılması ve kaynakların verimli kullanılması şirketin öncelikli alanlar arasında yer alıyor. Türk Telekom, güneş enerjisi yatırımlarının yanı sıra baz istasyonlarında yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırırken baz istasyonları ve sabit binalarındaki çatı GES uygulamalarının toplam kurulu gücünü de artırdı. Güneş enerjisi ve şebeke hibrit çözümleri, GES karavan hibrit enerji sistemi ve yeni nesil soğutma teknolojileriyle enerji altyapısında verimlilik sağlayan Türk Telekom, İç Anadolu Bölgesi'nin jeotermal kaynaklarından yararlanmaya yönelik projeler de geliştiriyor.
Muhabir: Serhat Tutak