İstanbul

Türkiye Plastik Atık Çalıştayı İstanbul'da başladı

- İstanbul Valisi Davut Gül: - 'Dolayısıyla da bir kültür oluşacaksa, bir şehirden dünyaya mesaj verilecekse 'Sıfır Atığın Başkenti' iddiasıyla ortaya çıkan İstanbul'da yapılabilir' - Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş: - 'Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nı altı temel eksen üzerine kurduk, atık, kirlilik, çevre, ekonomi, gıda güvenliği, insan sağlığı. Bizim hedefimiz çevre ile ekonomi arasında bir tercih yapmak değil, çevreyi koruyan, ekonomiyi güçlendiren ve insanı merkeze alan bir dönüşümü birlikte gerçekleştirmek' - 'Gerekiyorsa plastik atık ithalatının yasaklanmasını da konuşabilmeliyiz. Çevreyi plastik atıklarla kirletenlere yönelik hapis cezası dahil daha ağır yaptırımları da tartışabilmeliyiz. Çünkü ortak akıl, yalnızca kolayca uzlaştığımız konuları konuşmak değildir. Ortak akıl, zor soruları da aynı masa etrafında konuşabilmektir'

İSTANBUL (AA) - Sıfır Atık Vakfınca Türkiye'nin plastik kirliliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi hedeflerine katkı sunmak amacıyla 17 bakanlık ile bu bakanlıkların plastik döngüsünün farklı aşamalarında görev ve sorumluluk üstlenen yaklaşık 50 genel müdürlüğü, başkanlığı ve bağlı kuruluşunun katılımıyla düzenlenen 'Türkiye Plastik Atık Çalıştayı' İstanbul'da başladı.

İstanbul'da bir otelde düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından açılış filmiyle başladı.

Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, sorunu gördüklerini, bildiklerini ve sorunun sadece Türkiye açısından değil, dünya açısından çok büyük olduğunun farkında olduklarını söyledi.

Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Sınırları kontrol edilebiliyor ama çevreyle ilgili, havayla, denizlerle, toprakla ilgili, hele ithalatın ihracatın bu kadar yaygın olduğu bir dönemde mesele yerel değil, küresel bir mesele. Bunun farkında olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Çevre Şehircilik Bakanımız Murat Kurum koordinasyonunda önemli mesafeler katedildi. Yeterli mi? Sorun ortadan kalktı mı? Hiç şüphesiz kalkmadı. Halen gidilecek bir yol var mı? Evet, var. İstanbul da bunların içerisinde en isabetli şehirlerden bir tanesi. 60 üniversitemiz var, 1 milyondan fazla üniversite öğrencimiz var, 3 milyona yakın orta ve ilköğretim öğrencimiz var. Dolayısıyla da bir kültür oluşacaksa, bir şehirden dünyaya mesaj verilecekse 'Sıfır Atığın Başkenti' iddiasıyla ortaya çıkan İstanbul'da yapılabilir. Başta Samed Başkanımız olmak üzere, himayelerini esirgemeyen saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendiye, bugün çok yoğun programına rağmen gelen Sayın Kültür ve Turizm Bakanımıza ve tüm katılımcılara teşekkür ediyor, çalıştayın hayırlara vesile olmasını diliyorum.'

Programda konuşan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise Girne'den Mersin Taşucu'na hareket eden yolcu gemisinin Girne açıklarında geçirdiği kazada hayatını kaybedenlere rahmet diledi ve yaralılara geçmiş olsun dileklerini iletti.

Ağırbaş, 'Sıfır Atık Hareketi'ni başlatan ve bu hareketin küresel bir vizyona dönüşmesine öncülük eden Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanımız Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin selamlarını sizlere iletmek istiyorum. Plastik, hayatımıza bir sorun olarak değil, bir çözüm olarak girdi. Gıdadan sağlığa, tarımdan sanayiye kadar hayatımızın pek çok alanında önemli imkanlar sundu ve sunmaya devam ediyor. Bu nedenle meselemiz, plastiği hayatımızdan tamamen çıkarmak değildir. Asıl meselemiz, nerede gerçekten ihtiyaç duyduğumuzu, nerede gereğinden fazla kullandığımızı ve kullandıktan sonra ne yaptığımızı sorgulamak.' diye konuştu.

Plastik kirliliğinin yalnızca denizlerimizin ve kıyılarımızın meselesi olmadığını, Türkiye'nin dört bir yanında tarımdan sanayiye, turizmden şehirleşmeye kadar farklı kaynaklarla karşımıza çıktığını ifade eden Ağırbaş, bu nedenle plastik meselesini birkaç şehir veya sektör üzerinden değil Türkiye'nin tamamını ve plastiğin bütün yaşam döngüsünü kapsayan bir mesele olarak ele almak gerektiğini vurguladı.

Sıfır Atık Hareketi'nin atığı yalnızca toplanması gereken bir sonuç olarak değil, önlenmesi, azaltılması, yeniden kullanılması ve ekonomiye yeniden kazandırılması gereken bir kaynak olarak görmeyi öğrettiğini kaydeden Ağırbaş, 'Bu anlayışın temelinde de israfı önlemek ve kaynaklarımızı doğru, verimli kullanmak var. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan güçlü irade, bu dönüşümün ülke politikalarına taşınmasını sağladı. Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nı da bu anlayışın yeni bir adımı olarak görüyoruz.' dedi.

Bu çalıştaya hazırlanırken yalnızca masa başında çalışmadıklarını kaydeden Ağırbaş, Adana'da, Mersin'de, Muğla'da ve Antalya'da valilerimizin başkanlığında kamu, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplumla bir araya geldiklerini, tarım alanlarından akarsulara, sanayiden limanlara turizm bölgelerinden kıyılara sahadaki sorunları dinlediklerini, yerinde değerlendirdiklerini aktardı.

- 'Gerekiyorsa plastik atık ithalatının yasaklanmasını da konuşabilmeliyiz'

Ağırbaş, 'Hedefimiz kendi kaynaklarını döngüde tutan, kendi atığını etkin yöneten ve yüksek katma değer üreten güçlü bir geri dönüşüm ekonomisi olmalıdır. Bir başka mesele mevzuat ve denetim. Kurallarımız, denetimlerimiz ve cezalarımız var.
Ama şu soruyu sormalıyız: 'Yeterince sonuç alabiliyor muyuz?' Gerekiyorsa plastik atık ithalatının yasaklanmasını da konuşabilmeliyiz. Çevreyi plastik atıklarla kirletenlere yönelik hapis cezası dahil daha ağır yaptırımları da tartışabilmeliyiz.
Çünkü ortak akıl, yalnızca kolayca uzlaştığımız konuları konuşmak değildir. Ortak akıl, zor soruları da aynı masa etrafında konuşabilmektir.' ifadelerini kullandı.

Plastik kirliliğinin görünmeyen bir boyutu daha olduğunu kaydeden Ağırbaş, Kuzey Pasifik'te, Hawaii ile Kaliforniya arasında Büyük Pasifik Çöp Adası olarak anılan devasa bir plastik kirliliği alanı bulunduğunu, Türkiye'nin yüzölçümünün yaklaşık iki katı büyüklüğünde bir alandan söz ettiğini kaydederek, bu tablonun plastiğin atıldığı yerde kalmadığını gösterdiğini söyledi.

- 'Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nı altı temel eksen üzerine kurduk'

Plastik atığın akarsularla denizlere, denizlerden okyanuslara bir ülkenin kıyısından, başka bir ülkenin kıyısına taşınabildiğini vurgulayan Ağırbaş şunları söyledi:

'Çünkü kirliliğin sınırı yok. Üstelik zamanla parçalanıyor. Mikroplastiklere dönüşüyor. Toprağa, suya, canlılara ve oradan gıda zincirine kadar ulaşabiliyor. Bu nedenle plastik meselesi yalnızca bir atık ve çevre kirliliği meselesi değildir. Gıda güvenliği meselesidir. İnsan sağlığı meselesidir. Aynı zamanda iklim, ekonomi ve rekabet meselesidir. Çünkü bugün çevresel performans ihracatın, pazara erişimin ve uluslararası rekabet gücünün de belirleyicilerinden biri haline gelmiştir. Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nı altı temel eksen üzerine kurduk, atık, kirlilik, çevre, ekonomi, gıda güvenliği, insan sağlığı. Bizim hedefimiz çevre ile ekonomi arasında bir tercih yapmak değil, çevreyi koruyan, ekonomiyi güçlendiren ve insanı merkeze alan bir dönüşümü birlikte gerçekleştirmek. Çalıştayımızın hedefini de bu anlayışla ifade ediyoruz. Atığı azaltan, kirliliği önleyen Türkiye: Temiz çevre, güçlü ekonomi, güvenli gıda, sağlıklı nesiller.'

İki gün boyunca 15 tematik çalışma masasında bu konuları ele alacaklarını belirten Ağırbaş, üretimden tüketime, yeniden kullanımdan geri dönüşüme, mevzuattan ticarete, mikroplastiklerden gıda güvenliği ve insan sağlığına kadar plastik döngüsünün bütün boyutlarını değerlendireceklerini söyledi.

- 'Hedef açık, Türkiye'nin plastikle kurduğu ilişkiyi yeniden tasarlamak'

Çalıştaydan, somut, uygulanabilir ve ölçülebilir sonuçlarla ayrılmak istediklerini vurgulayan Ağırbaş, 'Bütün bu çalışmaların sonunda ulaşmak istediğimiz hedef açık. Türkiye'nin plastikle kurduğu ilişkiyi yeniden tasarlamak. Kaynaklarını verimli kullanan, kendi atığını toplayıp ekonomiye yeniden kazandıran, sanayisinin rekabet gücünü artıran, çevresini, gıda güvenliğini ve insan sağlığını koruyan bir Türkiye hedefliyoruz. Bunu hiçbir kurum tek başına gerçekleştiremez. Kamuyu, yerel yönetimleri, özel sektörü, bilim dünyasını, sivil toplumu ve vatandaşlarımızı aynı hedef etrafında buluşturmak zorundayız.' diye konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez de çalıştayda bir konuşma yaptı.

Çalıştay oturumlarla devam edecek.

- Çalıştayın önemi

Yarın da devam edecek çalıştayda, plastik kirliliğinin yalnızca atıkların yönetimi üzerinden değil, plastik döngüsünün tamamını kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alınması hedefleniyor.

Çalıştay kapsamında gereksiz kullanım ve israfın azaltılmasından ürün tasarımına, ham madde ve üretim süreçlerinden tüketime, yeniden kullanımdan toplama, ayrıştırma, geri dönüşüm ve geri kazanıma, ikincil ham madde kullanımından plastik kirliliğinin önlenmesine kadar uzanan süreç bütüncül şekilde değerlendirilecek.

Bu konular, çevresel kazanımların yanı sıra Türkiye'nin kaynak verimliliği, üretim kapasitesi, ihracatı, pazara erişimi ve sanayi rekabetçiliği açısından da ele alınacak.

- Çalıştay çıktıları Türkiye'nin plastik vizyonuna katkı sunacak

Çalıştay sonunda tematik masa raporları, Türkiye Plastik Döngüsü Sonuç Raporu ve sonuç bildirisi hazırlanacak.

Çalıştayın, Türkiye'nin ulusal mevzuatı ve strateji belgeleriyle birlikte uluslararası gelişmeler doğrultusunda şekillenen 2053 Türkiye Plastik Vizyonu'na katkı sunması hedefleniyor.

Ortak Akıl Platformu kapsamında düzenlenen çalıştay, ilgili bakanlıklar ve kamu kurumları, valilikler ve yerel yönetimler, üniversiteler, meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, finans kuruluşları ve alan uzmanlarını bir araya getirdi.

Çalıştay, 17 bakanlık ile bu bakanlıkların plastik döngüsünün farklı aşamalarında görev ve sorumluluk üstlenen yaklaşık 50 genel müdürlüğü, başkanlığı ve bağlı kuruluşunun katılımıyla gerçekleştiriliyor.