☰
✕
İstanbul

Türkiye'de ince partikül madde kaynaklı hava kirliliğinin yüzde 52'si fosil yakıtlardan kaynaklanıyor

Temiz Hava Hakkı Platformu ile Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezinin raporuna göre, fosil yakıt kaynaklı hava kirliliği Türkiye'de yılda yaklaşık 26 bin 500 erken ölüme yol açıyor.

İSTANBUL (AA) - Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) ile Temiz Hava Hakkı Platformunun (THHP) raporuna göre, Türkiye'de fosil yakıtlar ince partikül madde (PM2.5) kaynaklı hava kirliliğinin yüzde 52'sine neden oluyor ve yılda yaklaşık 26 bin 500 erken ölüme yol açıyor.

'Fosil Yakıtların Türkiye'ye Ağır Faturası: Sağlık Yükü ve Ekonomik Maliyeti' başlıklı raporun sonuçları bir basın toplantısıyla açıklandı.

Raporda fosil yakıt kaynaklı hava kirliliğinin kalp ve damar hastalıkları, solunum yolu hastalıkları, akciğer kanseri, inme ve diyabetle bağlantılı ölümlere neden olduğu tespit edildi.

Kirliliğin ayrıca yılda yaklaşık 8,5 milyon iş günü kaybına yol açtığı kaydedildi.

Fosil yakıt kaynaklı PM2.5 kirliliğinin Türkiye ekonomisine yıllık maliyeti yaklaşık 55 milyar dolar düzeyinde bulunurken, bu tutarın, 2024 yılı Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının yüzde 4,1'ine karşılık geldiği belirtildi.

Türkiye'nin fosil yakıt ithalatına bağımlılığının uluslararası fiyat dalgalanmalarına karşı ülkeyi kırılgan hale getirdiğine dikkati çekilen raporda, enerji ithalat faturasının 2026'nın ağustos ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 33,8 arttığı tespit edildi.

Rapora göre, 2024'te Türkiye'de elektrik üretiminin yüzde 35'i kömürden, yüzde 19'u ise doğal gazdan karşılandı. Kara yolu ulaşımında tüketilen enerjinin yüzde 66'sı dizelden, yüzde 17'si LPG'den ve yüzde 16'sı benzinden sağlandı. Sanayide fosil yakıtlar nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 60'ını oluşturdu.

'Yenilenebilir enerjinin payının artması şart'

Basın toplantısında konuşan THHP Koordinatörü Deniz Gümüşel, fosil yakıtlardan çıkış için bir yol haritası hazırlanması çağrısında bulundu.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin ise jeopolitik krizler nedeniyle COP31'e en önemli iklim zirvelerinden biri olarak bakıldığını belirterek 'Zirvenin başkanlığını ve ev sahipliğini üstlenmek, Türkiye'ye iklim konusunda yön gösterme ve kendi iklim politikalarını da ileri taşıma sorumluluğu yüklüyor. Elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payını 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarma hedefine ulaşılabilmesi için yenilenebilir enerjinin payının artması ve fosil yakıt kullanımının azaltılması şart.' diye konuştu.

THHP Yürütme Kurulu Üyesi ve halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan da hava kirliliğinin anne karnındaki bebeklerden çocuklara kadar farklı grupların sağlığını etkilediğini dile getirdi.

Çağlayan, 'Sağlık üzerindeki olumsuz etkiler, anne karnında ve bebeklerde dahi görülüyor. Her yıl yaklaşık 8 bin erken doğum, 8 bin 200 bebeğin düşük doğum ağırlığı ile dünyaya gelmesi, çocuklarda 5 bin 100 yeni astım vakası ve astım nedeniyle 6 bin 500 acil servis başvurusu, hava kirliliğine bağlanıyor.' değerlendirmesinde bulundu.


 

Muhabir: Biriz Özbakır