LONDRA (AA) - Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, geçen ay Bonn İklim Değişikliği Konferansı'nda, dünyada nihai enerji tüketiminde elektriğin payının 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarılmasını hedefleyen girişimi açıklamıştı.
Elektrifikasyon, insanların ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılamak üzere elektrik sistemlerinin genişletilmesi ve fosil yakıt kullanımının, elektrifikasyona dayalı ulaşım, ısıtma, soğutma, yemek pişirme ve endüstriyel süreçlerle ikame edilmesi anlamına geliyor.
COP31 Başkanlığının bu kapsamda ortaya koyduğu hedefe yönelik küresel çapta yönelik girişimler hız kazandı.
İngiltere, Avrupa Komisyonu, Avustralya, Türkiye ve Etiyopya'nın desteklediği, dünya çapında 40 kurum ve kuruluşun liderliğinde, geçen hafta 'Electrify Now' (Şimdi Elektriklendir) girişimi başlatıldı. Bu girişim hükümetlerin ulusal ve yerel eylem planları, politikalar ve elektrik teknolojisinin yaygınlaştırmasını, artan elektrik talebinin yenilenebilir enerji ve yeni teknolojilerle karşılanmasını, büyük ölçekli yatırım ve finansmanı harekete geçirmesini talep ediyor.
Türkiye dahil 18 ülkede iş dünyasından yaklaşık 2,000 yöneticiyle yapılan güncel bir araştırmaya göre, iş dünyası liderlerinin yüzde 91'i elektrifikasyonun enerji güvenliğini artıracağını ve yüzde 79'u da enerji sektöründeki istikrarsızlıkların elektrifikasyona geçişi daha acil bir ihtiyaç haline getirdiğini düşünüyor.
Bu liderlerin 90'ı ülkelerinde yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı bir elektrik sistemine geçişin ekonomik büyümeyi hızlandıracağını, yüzde 88'i ise elektrifikasyonunun işletmelerinin rekabet gücünü artıracağını ifade ediyor. Ancak ankete katılanların yüzde 72'si, hükümet politikalarının bu konuda geride kaldığını belirtiyor.
Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember'in analizine göre, dünyadaki nihai enerji talebinin yüzde 75'i elektrikle karşılanabilir.
'İddialı ama ulaşılabilir bir hedef'Dünyada halihazırda ise nihai enerji talebinin yüzde 21'i elektrikle karşılanıyor. Uluslararası sektör liderleri, Türkiye'nin açıkladığı '2035'e kadar yüzde 35 elektrifikasyon' hedefinin iddialı ancak ulaşılabilir olduğunu belirterek, hükümetlerin bu hedefe yönelik uzun vadeli politikalar belirlemesi ve finansmanın harekete geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Global Renewables Alliance (Küresel Yenilenebilir Enerji İttifakı) Üst Yöneticisi Bruce Douglas, AA muhabirine yaptığı açıklamada, söz konusu hedefin 'gidişat için güçlü bir yön çizdiğini' vurgulayarak, 'COP31 Başkanlığının bu hedefini güçlü şekilde destekliyoruz. 2035'e kadar yüzde 35 elektrifikasyon hedefi iddialı ama ulaşılabilir bir hedef.' dedi.
Bu hedefi desteklemek için dünyada uzun vadeli ve çerçevesi net çizilmiş enerji politikalarının belirlenmesi gerektiğini dile getiren Douglas, bu politikalarla özel sektörün yatırımlarını artırabileceğini, yeni teknoloji ve altyapı inşa edebileceğini söyledi.
Douglas, ayrıca modern ve genişletilmiş şebeke ve depolama altyapısına da ihtiyaç olduğunun altını çizerek, 'Bu hedefi başarmak için bir diğer önemli nokta finansman. Birçok ülkede finansman açığı olduğunu görüyoruz. Aslında yeterince sermaye var ama sermayenin akışı yetersiz. Bu nedenle geniş ölçekte yatırım ve finansmanı harekete geçirmemiz gerekiyor.' diye konuştu.
Elektrifikasyonun özellikle verimlilikte büyük bir artış sağladığını kaydeden Douglas, 'Biz elbette ittifak olarak yenilenebilir enerji temelli elektrifikasyonu savunuyoruz ama burada ilerleme önemli. Elektrifikasyon doğrudan yenilenebilir kaynaklarla gerçekleştirilmese bile sistem verimliliği açısından fayda sağlar ve fosil yakıt talebini azaltarak emisyonları düşürür. Her halükarda bu bir kazançtır.' ifadesini kullandı.
Bruce Douglas, özel sektörün, sivil toplum kuruluşlarının ve hükümetlerin elektrifikasyonun getireceği faydaları gördüğünü ve bu açıdan güçlü bir ivme olduğunu aktardı.
Elektrifikasyonun enerji güvenliği, uygun maliyet ve emisyon sorunları gibi birçok zorluğun üstesinden gelmek için önemli bir çözüm olduğunu vurgulayan Douglas, 'Dünya sadece 4 yıl içinde iki büyük enerji kriziyle karşı karşıya kaldı. Doğal gaz maliyeti arttı, arz daraldı. Artık hükümetler, tüketiciler ve sanayi tarafında da belirgin bir farkındalık oluştu. Özellikle yenilenebilir enerji temelli elektrifikasyona geçmek için acil bir destek ve de fırsat var.' değerlendirmesinde bulundu.
'Elektrifikasyonu hızlandırmak için gerekli teknoloji ve ivme var'Kar amacı gütmeyen küresel iklim kuruluşu We Mean Business Coalition Üst Yöneticisi Maria Mendiluce de 'elektrifikasyonu hızlandırmak için dünyada gerekli teknolojilerin bulunduğunu ve ivmenin yakalandığını' dile getirdi.
Ancak ulaştırma başta olmak üzere bazı sektörlerde elektrifikasyon oranının daha düşük olduğunu belirten Mendiluce, 'Elektrifikasyonu artırma hedefini başarmak için öncelikle politika setinin belirlenmesi lazım. Bir ülke küresel çapta bir hedefe katılıyorsa, bu hedefin başarılması için gerekli politika düzenlemelerini ve planlamaları yapmalı, özellikle yenilenebilir enerjide izin süreçleri hızlandırılmalı.' görüşünü paylaştı.
Mendiluce, ayrıca şebeke altyapısındaki yatırım eksikliğine dikkati çekerek, hükümetlerin bu alandaki yatırımları acilen hızlandırması gerektiğini söyledi.
Elektrifikasyonun artırılmasında yenilenebilir enerjinin öncelikli olması gerektiğini dile getiren Mendiluce, buna rağmen elektrifikasyonun kısa vadede mevcut kaynaklarla hızlandırılabileceğini ve yenilenebilir enerji tesislerinin bu süreçte geriden gelerek sisteme dahil olabileceğini anlattı.
Öte yandan Mendiluce, 'Gelecekte fosil yakıtlarla birlikte elektrifikasyonu asla düşünmemeliyiz' uyarısında bulunarak, ABD/İsrail-İran Savaşı sonrası petrol ve gaz fiyatlarındaki hızlı artış ve arz kısıtı sorunlarının elektrifikasyona geçiş sürecini hızlandırdığını sözlerine ekledi.
Muhabir: Nuran Erkul Kaya