Ekonomi

Van Gölü Havzası'nda meralar canlandı, üreticinin umudu arttı

Van Gölü Havzası'nda kış ve ilkbaharda etkili olan yağışlar, geçen yıl kuraklık nedeniyle verim kaybı yaşayan üreticilere bereket umudu oldu.

VAN (AA) - Geçen yıl son 70 yılın en kurak dönemlerinden birini yaşayan havzada, bu yıl beklentilerin üzerinde gerçekleşen yağışlarla tarlalar yeşerdi, meralar canlandı.

Kuraklık nedeniyle verim kaybı yaşayan üreticiler, yem bitkileri ve hububatta bereketli bir sezon bekliyor.

Ot biçme mesaisinin başladığı havzada üreticiler, biçtikleri otun bir bölümünü hayvanlarının yem ihtiyacı için ayırırken, kalanını balya yaparak 100 ila 150 lira arasında değişen fiyatlarla satmayı planlıyor.

Hububat hasadına sayılı günler kala üreticiler, bu yıl hem hayvanlarının yem ihtiyacını karşılamayı hem de gelir elde etmeyi hedefliyor.

'Buğday boyları yaklaşık 90-100 santimetreye kadar ulaşmış durumda'

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Tunçtürk, AA muhabirine, Van Gölü Havzası'nda 2022'den bu yana küresel ısınmanın etkisiyle tarımsal üretimde dalgalanmalar yaşandığını söyledi.

Buğday ve arpa başta olmak üzere tarla ürünleri ile sebze, meyve ve mera veriminde 2022-2024 döneminde önemli bir düşüş yaşanmadığını belirten Tunçtürk, buna karşın 2024'ten 2025'e geçişte özellikle tarla ürünlerinde ciddi verim kayıpları görüldüğünü ifade etti.

Buğdayda 2024'te dekardan 196 kilogram verim alınırken, geçen yıl bu rakamın 136 kilograma düştüğünü dile getiren Tunçtürk, şunları kaydetti:

'Arpada ise dekardan 220 kilogram olan verim 2025'te 160 kilograma geriledi. Yoncada da 2025'te çok ciddi bir verim düşüşü yaşandı. Bunun en büyük sebebi yağışların yetersiz olması ve sıcaklıkların artmasıdır. 2024 ile 2025 yıllarını değerlendirdiğimizde yağışlarda yaklaşık yüzde 30-40 oranında azalma görüyoruz. Bu yıl açısından oldukça ümitliyiz. Çünkü bu yılın ilk altı aylık döneminde yaklaşık 270 milimetre yağış düştü. Bu değer 2025'te yaklaşık 100 milimetre seviyesinde kaldı. Yağışın yetersiz olması kadar yıl içindeki dağılımının düzensiz olması tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor. Geçen yıl birçok çiftçimiz, özellikle buğday üretimi yaptığı ve toprak şartlarının uygun olmadığı arazilerde ürününü hasat edemedi. Buğdayı da arpayı da toprağa sürmek zorunda kaldı. Bu yıl üniversite bünyesinde yürüttüğümüz buğday adaptasyon çalışmasında buğdayların boyları yaklaşık 90-100 santimetreye kadar ulaşmış durumda.'

'Yağışlar bölgede yetiştirilen yem bitkilerini de olumlu yönde etkiledi'

Meraların bölge hayvancılığı için hayati önem taşıdığını ifade eden Tunçtürk, Van'da yaklaşık 3,5 milyon küçükbaş ve 150 bin büyükbaş hayvanın bulunduğunu, yüksek rakımlı meralarda hayvanların hala otlatıldığını ve çayırların biçildiğini gözlemlediklerini dile getirdi.

Van'ın önemli miktarda mera varlığına sahip olduğunu değerlendiren Tunçtürk, 'Meralarda yetişen doğal bitki örtüsü son derece değerlidir. Bu yıl alınan yağışlar bölgede yetiştirilen yem bitkilerini de olumlu yönde etkiledi. Geçen yıl yoncada dekardan yaklaşık 100 kilogram, korungada ise yaklaşık 85 kilogram verim elde edildi. Oysa 2024'te yoncada yaklaşık 180-200 kilogram, korungada ise yaklaşık 160 kilogram verim alınmıştı. Bu yıl yoncada ve korungada 200 kilogramın üzerinde verim bekliyoruz. Ayrıca buğdayda ve arpada da 300 kilogram verim öngörüyoruz.' diye konuştu.

Sonbahar ve ilkbaharda etkili olan yağmur ve kar yağışlarının yer altı su kaynaklarını önemli ölçüde beslediğini aktaran Tunçtürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Derelerimiz, çaylarımız ve barajlarımız şu an doluluk açısından oldukça iyi seviyede. Bu nedenle sulu tarım kapsamında yapılan sebze ve meyve yetiştiriciliğinde bu yıl, hem 2024 hem de 2025'e göre daha iyi sonuçlar alacağımız kanaatindeyiz. İnşallah önümüzdeki altı aylık süreçte de iklim verileri beklentilerimiz doğrultusunda seyreder. Öğretim üyeleri olarak çiftçilerimizle tarımsal üretim alanlarını gezdiğimizde hem üreticilerimizin hem de bizlerin bu yıl Van Gölü Havzası'ndaki tarımsal üretim konusunda oldukça umutlu olduğunu görüyoruz. İnşallah ürünlerimiz bol olur, çiftçilerimiz emeklerinin karşılığını alır. Bizler de her zaman olduğu gibi sahada çiftçilerimize destek vermeye devam edeceğiz.'

'Kuruyan su kaynakları tekrar akmaya başladı'

Gürpınar Ziraat Odası Başkanı Faruk Şamiloğlu ise yüzölçümü bakımından Türkiye'nin en büyük ilçelerinden biri olan Gürpınar'da tarım ve hayvancılığın yaygın olarak yapıldığını kaydetti.

Önceki yıllara oranla bu yıl artan yağışların yer altı ve yer üstü su kaynaklarını canlandırdığını ve tarım arazilerindeki verimi artırdığını belirten Şamiloğlu, 'Bu sene alışılmışın üzerinde yağış aldık. Dolayısıyla bu yağışlar ürünlerimize, tarlalarımıza, yaylalarımıza ve hayvancılıkta kullanılan otlak alanlarına çok büyük katkı sağladı. Zernek Barajı uzun yıllardır görülmeyen doluluk oranına ulaştı. Herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına kontrollü şekilde su tahliyesi yapılıyor ve bu şekilde ilçeye su veriliyor.' ifadesini kullandı.

Kar sularıyla yaklaşık 10 yıldır akmayan kaynak sularının yeniden ortaya çıktığını dile getiren Şamiloğlu, şu değerlendirmede bulundu:

'Kuruyan su kaynakları tekrar akmaya başladı. Kuş sesleriyle su sesleri birleşince doğanın güzelliği üreticilerimize de moral oluyor. Van Gölü Havzası'nda bu yıl alınan yağışlar sayesinde ürünlerde güzel bir rekolte elde edeceğiz. Tarlalara baktığımızda arpalarımızın ve buğdaylarımızın son derece sağlıklı geliştiğini, hasat dönemine ulaştığını görüyoruz. Mayısta yağışlarla hava biraz serin geçti. Bu nedenle hasat dönemi belki 15-20 gün kadar gecikebilir. Ancak bunun karşılığında verimin yüksek olacağını düşünüyoruz. İnşallah üreticilerimiz için güzel ve bereketli bir hasat dönemi olacak.'

'Ot balyasını 100 liraya satıyoruz'

Gürpınar ilçesine bağlı Parmakkapı Mahallesi'nde çiftçilik yapan Halis Yoğun da bu yılki yağışların kendilerini memnun ettiğini belirtti.

Ekinlerinin bu yıl iyi durumda olduğunu anlatan Yoğun, 'İnşallah yağışlar her yıl devam eder. Yağışlar bu şekilde sürerse çiftçi köyünde üretmeye devam eder, göç de olmaz. Burada ağırlıklı olarak ot ve buğday yetiştiriyoruz. Tek geçim kaynağımız budur. Otu biçiyoruz, topluyoruz, balya yapıyoruz. Daha sonra saman hazırlıyoruz. Hayvanlarımızın kış boyunca yem ihtiyacını karşılamak için şimdiden hazırlık yapıyoruz. Yeşil otun tonu yaklaşık 15 bin lira. Ot balyasını ise 100 liraya satıyoruz.' dedi.


 

Muhabir: Emre Ilıkan