BRÜKSEL (AA) - Von der Leyen, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) yılbaşından bu yana yürüttüğü AB Konseyi dönem başkanlığı kapsamında düzenlenen son zirvenin ardından AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ile ortak basın toplantısı düzenledi.
AB liderlerinin iki günlük zirvede Orta Doğu'daki son gelişmeleri ele aldığına değinen von der Leyen, İran ile ABD arasında varılan mutabakatın önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.
Von der Leyen, mutabakatın Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin sağlanmasına, İran'ın nükleer silah edinmesinin engellenmesine ve bölgesel güvenliğin güçlendirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.
Lübnan'daki gelişmelerin de derin endişe yarattığını dile getiren von der Leyen, barışçıl bir Orta Doğu için istikrarlı ve egemen bir Lübnan'ın gerekli olduğunu vurguladı.
Von der Leyen, AB'nin, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını hedefleyen Lübnan yönetiminin çabalarını desteklediğini belirterek, 'Aynı zamanda İsrail'in Lübnan'ın hem egemenliğine hem de toprak bütünlüğüne saygı göstermesi önemlidir.' dedi.
Costa da ABD ve İran arasında varılan mutabakatın 'önemli dönüm noktası' olduğunu kaydederek 'Bu mutabakat, Hürmüz Boğazı'nın açılmasına imkan vermelidir. Bunun, kalıcı barışa, bölgesel istikrara ve Lübnan'ın egemenliğine tam ve etkili şekilde saygı gösterilmesine zemin hazırlamasını umuyoruz.' diye konuştu.
Gazze'deki 'vahim insani durum' ve Batı Şeria'da 'kötüleşen koşulların' unutulmaması gerektiğini vurgulayan Costa, AB Komisyonunun Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimleriyle ticaretin kısıtlanması için öneriler sunma niyetini memnuniyetle karşıladığını bildirdi.
Ukrayna'nın üyeliğiAB başkanları, Ukrayna'yı AB üyelik sürecinde ilk fasıl kümesini açması nedeniyle tebrik etti.
Bunun önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten von der Leyen, yaz ayları gelmeden daha fazla müzakere kümesinin açılmasını hedeflediklerini ifade etti.
Von der Leyen, Rusya'ya yönelik yaptırımların uzatılması konusunda da anlaşmaya varıldığını belirterek, bu kez yaptırımların 6 ay yerine 12 aylığına uzatılmasının güçlü bir mesaj verdiğini kaydetti.
AB'nin Rusya'ya yönelik 21'inci yaptırım paketini sonuçlandırmak için çalışmalarını sürdürdüğünü dile getiren von der Leyen, söz konusu yaptırımların Moskova üzerindeki baskıyı artıracağını sözlerine ekledi.
'Günde 1 milyar avroluk ticaret açığı kesinlikle sürdürülebilir değildir'Liderlerin küresel ekonomik dengesizliklerin ele alınmasına ilişkin stratejik bir görüşme yaptığını belirten Costa, AB'nin stratejisinin 'kopuş değil, risk azaltma' olduğunu söyledi.
Çin ile diyaloğu sürdürmek istediklerini ancak karşı karşıya oldukları sorunları da çözmeleri gerektiğini vurgulayan Costa, 'Günde 1 milyar avroluk ticaret açığı kesinlikle sürdürülebilir değildir.' ifadesini kullandı.
Costa, Çin ile yaşanan ticaret dengesizlikleri konusunda bugüne kadar somut sonuç alınamadığını belirterek, liderlerin AB Komisyonundan mevcut araç setini gözden geçirmesini, kısa vadede atılabilecek adımları belirlemesini ve ticaret savunması ile sanayi politikası alanlarında yeni araçlar geliştirmesini istediğini vurguladı.
AB'nin kurallara ve mütekabiliyet ilkesine dayanan ekonomik ilişkilerden yana olduğunu dile getiren Costa, adil şartlar altında rekabet edilmesi gerektiğini söyledi.
Liderlerin, Komisyonu ekonomik ve güvenlik çıkarlarını korumak amacıyla başlıca ekonomik ortaklarla yapıcı diyaloğu sürdürmek ve mevcut araçları güçlendirmekle görevlendirdiğini kaydeden Costa, AB'nin çıkarlarını koruyacak yeni mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu anlattı.
Çin ile ticaret açığı 360 milyar avroya ulaştıAB Komisyonu Başkanı von der Leyen de son 5 yılda Çin'den AB'ye yapılan ithalatın yüzde 45 arttığını belirterek 'Geçen yıl AB, Çin ile ticaretinde tarihin en yüksek açığını verdi. Bu açık 360 milyar avroya ulaştı. Başka bir ifadeyle AB her gün yaklaşık 1 milyar avro ticaret açığı verdi.' diye konuştu.
Bu hafta yapılan G7 Zirvesi'nde ve AB liderleri arasındaki görüşmelerde yapısal aşırı kapasite sorunu ile bunun küresel ekonomik dengesizlikler üzerindeki etkilerinin ele alındığını anlatan von der Leyen, ilk kez bütün AB üyesi ülkelerin Çin'e karşı ticaret açığı verdiğini, sorunun ucuz ithalat olmadığını, Avrupa'nın üretim tabanını aşındıran aşırı kapasiteyle karşı karşıya olduğunu ve durumun sürdürülemez olduğunu anlattı.
Von der Leyen, AB'nin kendi rekabet gücünü artırması gerektiğini ancak küresel dengesizliklerin de ele alınmasının zorunlu olduğunu vurguladı.
Liderlerin çeşitlendirme ve risk azaltma stratejisinin sürdürülmesine güçlü destek verdiğini ifade eden von der Leyen, stratejik bağımlılıkların siyasi baskı aracı olarak kullanılmasını önlemek istediklerini sözlerine ekledi.
Von der Leyen, AB'nin son yıllarda ticaret ve sanayi politikası alanında kapsamlı bir araç seti oluşturduğunu hatırlatarak, bunların daha proaktif ve stratejik şekilde kullanılacağını söyledi.
AB Komisyonunun yeni 'çeşitlendirme aracı' gibi yeni mekanizmalar üzerinde çalışacağına dikkati çeken von der Leyen, söz konusu mekanizmanın herhangi bir ülkeyi hedef almayacağını ve şirketlerin risk azaltma sürecini hızlandırmayı amaçlayacağını ifade etti.
İş dünyasının tedarik zincirlerindeki riskleri azaltma konusunda yıllardır yavaş hareket ettiğini belirten von der Leyen, risklere verilen tepkilerin yeterince hızlı ve uygun olmadığını anlattı.
Von der Leyen, yeni aracın ideal olarak hiç kullanılmamasını tercih edeceğini ancak mevcut baskılar nedeniyle buna ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.
AB'nin 2028 sonrası bütçesinde ilerleme sağlandıLiderlerin zirvede AB'nin 2028 sonrası dönemini kapsayacak yeni Çok Yıllı Mali Çerçeve'yi (MFF) de ele aldıklarını belirten von der Leyen, üye ülkelerin yeni bütçenin genel mimarisi üzerinde anlaşmaya vardığını ifade etti.
Von der Leyen, yeni bütçenin Avrupa'nın rekabet gücünü artıracak, güvenlik ve savunmasını güçlendirecek ve çiftçiler ile bölgeleri desteklemeyi sürdürecek şekilde tasarlanacağını kaydetti.
AB'nin yeni bütçesinin finansmanı için yeni öz kaynaklara ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan von der Leyen, yıl sonuna kadar genel bir uzlaşıya ulaşılması halinde bütçenin 1 Ocak 2028'de yürürlüğe girebileceğini sözlerine ekledi.
Bu arada AB ülkeleri, 2028-2034 dönemini kapsayacak yeni Çok Yıllı Mali Çerçeve'yi (MFF) tartışmaya başladı.
AB bütçesi, harcama tavanlarının belirlendiği 7 yıllık dönemler için hazırlanıyor.
AB'nin 2021-2027 dönemini kapsayan yaklaşık 1,2 trilyon avroluk mevcut bütçesi 2020 yılında kararlaştırılmıştı.
AB Komisyonu, yeni dönemde bütçenin yaklaşık 2 trilyon avroya çıkarılmasını ve mevcut yapıya göre daha esnek kullanılmasını öneriyor.
Üye ülkelerin bütçenin büyüklüğü, finansman kaynakları ve öncelikleri konusunda farklı pozisyonlar benimsemesi nedeniyle müzakerelerin zorlu geçmesi bekleniyor.
Yeni bütçenin 1 Ocak 2028'de yürürlüğe girebilmesi için siyasi anlaşmanın 2026 yılı sonuna kadar sağlanması gerekiyor.
Bütçe görüşmelerinde üye ülkelerin katkı payları, savunma harcamaları, rekabetçilik, tarım, uyum fonları ve yeni önceliklere ayrılacak kaynaklar konusunda yoğun tartışmalar yaşanması öngörülüyor.
Uzun vadeli bütçenin kabulü için Avrupa Parlamentosunun (AP) onayı ve üye ülkelerin AB Konseyinde oy birliği gerekiyor.
'Rus mesajlarını yorumlamak için sadece başkalarına güvenemeyiz'Rusya ile diplomatik kanal açılması talimatı hakkında konuşan Costa, liderlerle bu konudaki 'yanlış anlaşılmaları gidermek için çok iyi ve yararlı' görüşme yaptıklarını belirtti.
Costa, AB'nin arabulucu olmayı düşünmediğini, savaş boyunca Ukrayna'nın yanında olduklarını ve bu tutumu savaştan sonra da sürdüreceklerini kaydederek, Rusya'nın ciddi müzakerelere girme niyetinde olduğuna dair 'inandırıcı işaretler' olmadığını savundu.
AB'nin kendi mesajlarını doğrudan Rusya'ya iletebilmesi gerektiğini söyleyen Costa, 'Ofisim aracılığıyla yaptığım şey, bir diplomatik kanal kurmaktır. Çünkü Rus mesajlarını yorumlamak için sadece başkalarına güvenemeyiz.' dedi.
Ayrıca Costa, müzakerelerdeki farklı aktörler ve formatlar arasında 'hiçbir çelişki ya da rekabet' görmediğini, bu farklılıkların birbirini 'tamamlayıcı nitelikte' olduğunu ifade etti.
Ukrayna'ya verilen desteğin ve Rusya'ya yönelik baskının artırılması gerektiğini söyleyen Costa, 'Ne yazık ki müzakere zamanı henüz gelmedi ancak her halükarda bu doğrudan teması derhal kurmamız gerekiyor. Çünkü onları (Rusya) dinlememiz ve onlara mesajımızı iletmemiz gerekiyor.' diye konuştu.
Costa, 'Tüm liderler, AB'nin gelecekteki müzakere masasında yer alması gerektiğini defalarca dile getirdiklerinde, elbette Rusya ile doğrudan temas kurmak için görüşmelere başlamamız gerekiyor. (AB) anlaşmaları bu konuda son derece nettir.' ifadelerini kullandı.
AB Konseyi Başkanı Costa, şöyle devam etti:
'(Müzakerelerde) Ukrayna'nın yerine geçmek istemiyoruz çünkü yalnızca Devlet Başkanı (Volodimir) Zelenskiy'nin Ukrayna adına müzakere etme meşruiyeti vardır. Gönüllüler Koalisyonu ya da üye ülkelerle de rekabet etmiyoruz çünkü güvenlik garantileri söz konusu olduğunda, askeri güce sahip olanların müzakerelere müdahil olması gerekmektedir.'
Costa, AB'nin, kendi güvenliği ve üye devletlerin güvenliğinde somut çıkarları bulunduğunu, Birliğin, yaptırımlar ve dondurulmuş Rus varlıkları gibi konularda karar alan merci olduğunu belirterek, 'Yalnızca AB kurumları Avrupa Birliği adına konuşabilir ve anlaşmalar bu konuda çok nettir.' dedi.
Von der Leyen'den Costa'ya destekVon der Leyen de Costa'nın girişimine destek vererek, 'Tüm kıtamız risk altında ve bu nedenle Avrupa adil ve kalıcı bir barışın mimarlarından biri olmak zorundadır. Direksiyonda Ukrayna bulunuyor. Biz AB olarak Ukrayna'nın yanındayız ve er ya da geç Rusya müzakere masasına oturmak zorunda kalacak. Özellikle yaptırımlarımızın baskısı bunu sağlayacak. O an geldiğinde Rusya Devlet Başkanı (Vladimir) Putin'e yönelik birleşik bir Avrupa mesajına ihtiyacımız olacak.' ifadelerini kullandı.
Bu hedefle Costa ile birlikte, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'yle yakın çalışmayı sürdüreceklerini belirten von der Leyen, 'Başkan Costa, AB'nin 27 üyesini temsil ediyor. Enerji, dondurulmuş varlıklar, yaptırımlar, savunma sanayisi ve diğer araçlar ise Komisyonun elinde bulunuyor. İlk günden bu yana son derece uyumlu şekilde birlikte çalıştığımızı teyit edebilirim ve bu işbirliği devam edecek.' değerlendirmesini yaptı.
Costa'nın talimatıBilgi alınan bir AB yetkilisi, Costa'nın, ekibine Rusya ile diplomatik kanal açılması talimatı verdiğini bildirmişti.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz başta olmak üzere bazı liderler, Costa'nın bu hamlesine tepki göstermişti.
Alman hükümet çevreleri, Costa'nın Rusya ile temaslarının 'koordinasyonsuz' ve 'profesyonelce olmayan' bir adım olduğunu savunurken, Merz, AB Liderler Zirvesinde Costa'nın AB'nin temsilcisi olduğunu ancak arabuluculuk görevi bulunmadığını dile getirmişti.
Muhabir: Selen Valente Rasquinho, İbrahim Hamdi Hacıcaferoğlu, Ata Ufuk Şeker