ANKARA (AA) - AA muhabirinin Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) verilerinden yaptığı derlemeye göre, küresel elektrik talebinin sanayi üretimi, elektrikli araçlar, iklimlendirme sistemleri (klima) ve yapay zeka destekli veri merkezlerinden kaynaklanan tüketim artışının etkisiyle 2030'a kadar yıllık ortalama yüzde 3,6 büyümesi öngörülüyor.
Yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla farklı coğrafyalarda kurulan veri merkezleri elektrik talebini yeniden şekillendirirken enerji sektöründe yeni yatırım eğilimlerini de belirliyor.
Son dönemde başta ABD, Avrupa ve Asya olmak üzere, birçok ülkede yapay zeka odaklı veri merkezi yatırımlarının hız kazanması, elektrik şebekeleri, yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji arz güvenliği konularını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.
Enerji dönüşümünde dijitalleşmeyle, yapay zeka ve veri merkezleri artık tercih değil, sistemsel gereklilik haline geldi. Enerji sektöründe yapay zeka uygulamalarının önleyici bakımın yaygınlaştırılması verimliliğin artırılması ve karbon emisyonlarını azaltma hedeflerine ulaşılmasında önemli rol oynaması bekleniyor.
Yapay zeka yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin daha doğru tahmin edilmesi, karbon yakalama, depolama ve kullanım teknolojileri, enerji ticareti, akıllı ev ve binalar, petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri ile nükleer santrallerin izlenmesi gibi alanlarda verimliliği artırarak maliyetlerin düşürülmesine katkı sağlıyor.
ABD'de elektrik talebi artışının yarısı veri merkezlerinden gelecekVeri merkezleri ve yapay zeka arasında güçlü bir bağ bulunuyor. Veri merkezleri, yapay zekanın kullandığı verilerin işlendiği ve sistemlerin çalıştığı fiziksel altyapıyı oluşturuyor.
Öte yandan veri merkezlerinin küresel elektrik tüketiminin 2025'te yaklaşık 485 teravatsaatten 2030'da 950 teravatsaat seviyesine ulaşarak yaklaşık iki katına çıkması bekleniyor. Bu miktar, küresel elektrik talebinin yaklaşık yüzde 3'üne karşılık gelirken özellikle yapay zekaya odaklanan veri merkezlerinde elektrik tüketiminin çok daha hızlı artacağı öngörülüyor.
Artan talep, enerji yatırımlarının yönünü de değiştiriyor. Kısa süre önce elektrik talebindeki büyümenin temel kaynakları sanayi, elektrikli araçlar ve binalar olarak görülürken artık veri merkezleri birçok ülkede talep artışının en önemli sürükleyicilerinden biri haline geliyor.
IEA'nın 'Elektrik 2026' raporuna göre ABD'de 2030'a kadar gerçekleşecek elektrik talebi artışının yaklaşık yarısının veri merkezlerinden kaynaklanması bekleniyor.
Microsoft, Google, Amazon ve Meta gibi şirketler enerji tedarik santrallerini yeniden şekillendiriyor, yeni veri merkezi yatırımlarını uzun vadeli yenilenebilir enerji anlaşmalarıyla desteklemeye çalışıyor, bazı projelerde doğal gaz ve nükleer enerji seçenekleri de değerlendiriliyor.
Veri merkezlerinden kaynaklanacak ilave elektrik talebinin önemli bir bölümü kısa vadede doğal gaz ve kömür santralleriyle karşılanacak olsa da yenilenebilir enerji yatırımları ve batarya depolama sistemlerinin de bu büyümeye eşlik edeceği öngörülüyor.
Elektrik talebindeki bu hızlı artış, şebeke altyapısına ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor. Özellikle veri merkezi yatırımlarının yoğunlaştığı bölgelerde iletim kapasitesi, şebeke bağlantıları ve elektrik fiyatları öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
Yapay zekanın enerji sektörüne yalnızca yeni bir tüketici olarak değil, aynı zamanda sistem verimliliğini artırabilecek bir teknoloji olarak da katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
Enerji sektöründe oluşan yeni tablo, yapay zeka ile enerji dönüşümü arasındaki ilişkinin önümüzdeki yıllarda daha da güçleneceğine işaret ediyor.
Muhabir: Gülşen Çağatay