ANKARA (AA) - Anthropic Üst Yöneticisi Dario Amodei, yapay zekanın yeni nesil sistemlerin geliştirilmesinde giderek daha fazla rol oynadığını belirterek, bu hızlı gelişimin sistemleri anlama ve kontrol etme kapasitesini aşabileceği uyarısını yapmıştı. Elon Musk da X'te 'Dario haklı.' ifadesiyle çağrıya destek vermiş, OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman da öneriye katıldığını ve bağımsız değerlendirme konusunda aynı adımı atacaklarını kaydetmişti.
Tüm bu tartışmaların ardından, sektörde faaliyet gösteren uzmanlardan da değerlendirme ve öneriler gelmeye başladı.
Yapay Zeka Politikaları Derneği (AIPA) Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu, AA muhabirine, Amodei'nin yapay zeka yeteneklerinin gelişim hızının güvenlik çalışmalarının önüne geçebileceği ve gelecek 6-12 aylık süreçte çok daha ciddi risklerle karşılaşılabileceği yönündeki açıklamalarına ve 'kontrollü ilerleme' uyarısına işaret etti.
Anthropic'ten ayrılan ve daha önce OpenAI'da da çalışan yapay zeka araştırmacısı Jacob Coxon'un açıklamalarının da benzer endişeleri gündeme taşıdığını hatırlatan Küçükşabanoğlu, yapay zekayı bizzat geliştiren şirketlerin içinden art arda gelen bu uyarıların, toplumlarda doğal olarak kaygı oluşturduğunu anlattı.
Küçükşabanoğlu, yapay zekayı geliştiren şirketlerden gelen bu açıklamaların ciddiye alınması ancak çalışmaların durdurulmaması gerektiğini söyledi.
'Çağın anahtar kelimesi 'denge' olmalı'
Dünyanın önde gelen yapay zeka şirketleri arasındaki yoğun rekabetin, teknolojik gelişimin hızını olağanüstü artırdığını vurgulayan Küçükşabanoğlu, devletlerin ve toplumların bu dönüşüme aynı hızda hazırlanmakta zorlandığına dikkati çekti.
Küçükşabanoğlu, teknoloji hızla ilerlerken kamu politikaları, hukuk ile eğitim sistemleri, iş gücü ve toplumsal yapının aynı hızda dönüşemediğini dile getirdi. Teknolojinin gelişim hızı ile devletlerin ve toplumların hazırlık seviyesi arasındaki makasın bu nedenle giderek açıldığını belirten Küçükşabanoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
'Bugün ekonomik büyüklüğü birçok ülkenin milli gelirini aşan teknoloji şirketlerinden söz ediyoruz. Yapay zeka çağında bu şirketlerin yalnızca ekonomik güçleri değil, sahip oldukları veri, teknoloji, bilgi ve insan kaynağı kapasitesi de giderek artacak. Önümüzdeki dönemde, bu durum küresel güç dengelerini de doğrudan etkileyebilir. Şirketlerin güç ve etki alanlarının, devletlerle rekabet edebilecek seviyelere ulaşabileceği bir döneme doğru ilerliyoruz. Bu sürecin, tamamen kontrolsüz gelişmesini doğru bulmuyorum. Yapay zekayı durdurmak çözüm değil, tamamen kontrolsüz bırakmak da çözüm değil. Yapay zeka çağının anahtar kelimesi 'denge' olmalı, dengeyi sağlayacak orkestrasyonun merkezinde ise devletler yer almalı.'
'Yapay zekada devletler merkezde olmalı'
Küçükşabanoğlu, yapay zekada artık yalnızca rekabetin değil, işbirliğinin de konuşulması gerektiğine değinerek, güvenlik, etik, standartlar ve insanlığın ortak geleceğini ilgilendiren konularda şirketlerin, hem birbirleriyle hem de devletlerle daha fazla işbirliği yapması gerektiğini söyledi.
Yapay zeka gibi bütün insanlığı etkileyebilecek bir teknolojide, yalnızca 'kim daha hızlı?' sorusuyla hareket edilemeyeceğinin altını çizen Küçükşabanoğlu, şu ifadeleri kullandı:
'Bu noktada, bizim için temel kavram denge olmalı. Yapay zekayı, inovasyonu engelleyecek kadar katı regülasyonların altında bırakmak da tamamen kontrolsüz ve kuralsız bir ortamda geliştirmek de doğru değil. Hız ile güvenlik, inovasyon ile regülasyon, rekabet ile işbirliği ve teknolojik gelişme ile toplumsal hazırlık arasında doğru dengeyi kurmak zorundayız. Özel sektörün inovasyon gücü ve dinamizmi son derece kıymetli ancak oyunun kurallarını, güvenlik sınırlarını ve kamu yararını gözeten çerçevenin oluşturulmasında devletler merkezde olmalı.'
'Ortak platformlar ve güçlü diyalog mekanizmaları oluşturulmalı'Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri ve Teknolojileri Araştırma Enstitüsünden Dr. Emel Sokullu da yapay zekanın gelişiminde etik ilkelerin, teknolojik ilerlemenin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Teknolojinin son derece hızlı ilerlemesi nedeniyle etik, toplumsal ve yönetişim boyutlarının zaman zaman yeterince derinlemesine tartışılamadan geçildiğine işaret eden Sokullu, yapay zekanın geleceğinin yalnızca bilim insanları ve teknoloji geliştiricileri tarafından şekillendirilmemesi gerektiğini dile getirdi.
Sokullu, bu alanda dünya çapında ortak platformların ve güçlü diyalog mekanizmalarının oluşturulmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, 'Bilim insanlarının, teknoloji geliştiricilerinin, karar vericilerin ve toplumun birbirlerini anlayacak hızda sağlıklı bir diyalog kurabilmesi çok önemli. Özellikle sivil toplumun bu sürece aktif biçimde dahil edilmesi, yapay zekanın insan ve toplum yararını gözeten etik bir çerçevede ilerlemesi açısından kritik önem taşıyor.' diye konuştu.
Muhabir: Zeynep Duyar