Bir MMO’ya başlamadan önce kimse “grafikler kaç puan” diye düşünmüyor aslında. Asıl mesele şu: Buna girersem zamanım boşa gider mi? Çünkü MMO’lar kısa süreli heves oyunları değil. Bir noktadan sonra senden düzenli olarak vakit isterler. O yüzden baştan beklentiyi doğru ayarlamak önemli.
Bu MMO ilk olarak sana bir alan açıyor. Kocaman bir dünya var ama içine bırakıp “hadi çöz” demiyor. Ne yapacağını tamamen ezberletmiyor ama tamamen serbest de bırakmıyor. Yeni başlayan biri için bu denge fena değil. Haritaya bakıp “burada ne işim var” diye kalmıyorsun, ama her adımda elinden tutulduğu hissi de yok.
Oynanış tarafında tek başına takılmak mümkün. Uzun süre solo oynayıp oyunu tanıyabiliyorsun. Ama MMO olduğu gerçeği de gizlenmiyor; bir noktada başkalarıyla oynaman gerekiyor ve o an geldiğinde “ben burada fazlalık mıyım?” hissi çok baskın olmuyor. Roller, sınıflar ya da oynanış stilleri, yeni bir oyuncunun tamamen görünmez kalmasını engelliyor.
İlerleme süreci sabır istiyor ama cezalandırıcı değil. Level atlamak bir angarya gibi hissettirmiyor; oyunun sistemlerini tanıdıkça ilerliyorsun. Her şey bir anda üstüne yığılmıyor. “Bunu bilmiyorsan oynayamazsın” duvarı erken gelmiyor. MMO’lara mesafeli duranlar için bu önemli bir detay.
Topluluk meselesine gelirsek… Dürüst olalım: Toksik oyuncu var. Her MMO’da olduğu gibi. Bunu inkâr etmeye gerek yok. Ama bu oyunda toksiklik genelde oyunun başında değil, içeriğin derinlerine indikçe daha çok karşına çıkıyor. Yani yeni başlayan biri ilk günlerde daha çok sessizliğe, bazen de beklenmedik yardımlara denk geliyor. Kime düşeceğin biraz şans işi.
Endgame tarafında ise oyun “tek doğru yol” dayatmıyor. Raid yapmak isteyen de var, dungeon’la yetinen de, daha casual takılan da. Hepsi mümkün ama hiçbiri zorunlu gibi hissettirilmemiş. “Şunu yapmazsan oyunu oynamıyorsun” baskısı ilk etapta yok.
Kısacası bu MMO, mucize sunmuyor. Kimseyi bağımlı edeceği iddiasında da değil. Ama şunu yapıyor: Yeni başlayan bir oyuncunun oyunu tanımasına, denemesine ve kendi temposunu bulmasına alan bırakıyor. MMO’lar için belki de en makul yaklaşım bu.
Çünkü bazen aranan şey efsane değil; oynarken pişman olmamak.