Fenerbahçe Olağanüstü Genel Kurulu, kulüp tarihinin en önemli dönemeçlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Sarı Lacivertli kulüp, yüksek katılımlı seçimde tercihini açık farkla Aziz Yıldırım'dan yana kullandı ve kulübün yönetimini yeniden tecrübeye emanet etti.
Türk sporunun en etkili yöneticileri arasında yer alan Aziz Yıldırım, yirmi yıllık başkanlığı boyunca yalnızca kupalar kazanmadı; tesisleşmeden kurumsal yapıya kadar birçok alanda Fenerbahçe tarihine geçen bir rol üstlendi. En önemlisi de, kulübün mücadeleci karakterinin şekillenmesinde belirleyici isimlerden biri oldu.
Ancak bugün önündeki asıl hedef, yıllardır süregelen şampiyonluk özlemini sonlandırmak. Fenerbahçe, ligde son kez yine onun yönetimi sırasında, 2013-2014 sezonunda mutlu sona ulaştı. Aradan geçen süreçte teknik direktörler değişti, güçlü kadrolar kuruldu, ciddi yatırımlar yapıldı. Ancak, taraftarın beklediği o büyük sevinç bir türlü yaşanamadı.
Aziz Başkan’ın en güçlü tarafı da tam burada öne çıkıyor. Futbolun sadece sahada oynanmadığını bilen deneyimli başkan, kriz yönetimi, baskı altında karar alma becerisi ve kulübün dinamiklerine hakimiyetiyle tanınıyor. Camianın beklentisi, bu birikimin yeniden başarıya dönüşmesi.
Seçim sürecindeki açıklamaları da dikkat çekiciydi. Yıldırım, uzun yıllar koltukta kalmak gibi bir hedef taşımadığını, Fenerbahçe'yi yeniden zirveye taşıdıktan sonra görevi devretmek istediğini dile getirdi. Bu söylem, başkanlık yarışını kişisel bir mücadeleden çok kulübe hizmet sorumluluğuna dönüştürdü.
Kongrenin ortaya çıkardığı bir başka sonuç da Hakan Safi'nin camiada karşıık bulan ve de yükselen profili oldu. Ali Koç döneminde yönetimde görev yapan ve camiada giderek daha fazla destek bulan Safi, bundan sonraki süreçte başkanlık için en güçlü isimlerden biri olarak görülüyor.
Günün sonunda kazanan Aziz Yıldırım oldu. Ancak Fenerbahçe'nin geleceği konuşulurken Hakan Safi'nin adının gelecekte daha sık duyulacağı da açık. Özellikle Yıldırım'ın hedeflerini gerçekleştirip görevi bırakması halinde, Safi'nin camianın öncelikli tercihleri arasında yer alması şaşırtıcı olmayacaktır.
Artık seçim atmosferi geride kaldı. Gözler yeniden sahaya çevrildi. Çünkü taraftarın beklediği asıl cevap sandıkta değil, yeşil zeminde verilecek. Fenerbahçe camiası yıllardır süren hasretin sona ermesini ve takımın yeniden zirveye çıkmasını istiyor.
Futbol hiçbir zaman kesin sonuçların oyunu değildir. Ancak bazı dönemlerde camialar, umudu kendilerine daha önce güven vermiş isimlerde yeniden umut arar. Fenerbahçe de bu kongrede tercihini bu yönde kullandı. Bundan sonrası ise sahada yazılacak yeni hikâyeye bağlı. Hep beraber bekleyip göreceğiz.
Hoşçakalın…