YUNUS ŞEVİK: KORKUDAN İZLEYEMEYENLER BİZİ MUTLU EDİYOR!

Türk - Amerikan yapımı (Türkiye: Dras Pictures Film, İlka Yapım - Amerika: Dras Film Universal İnc.) olan, gerilim ve korku türünü sevenlerin merakla beklediği, Kulyas 2: Zikr-i Ayin filminde; Seda Başayvaz, Can Yavuz, Charlie Akduman, Aynur Mutlucan, Muharrem Fındıcak, Cihan Yıldız, Gül Arslan rol alıyor. Senaryosu Esma Şevik’e ait olan filmi, Yunus Şevik yönetiyor.

Çekimleri üç kıtada, Kars, İstanbul, New York, Florida ve New Jersey’de gerçekleştirilen, yönetmenliğini yaptığı dördüncü işi olan Kulyas 2: Zikr-i Ayin filmini, sinemada Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye aday oluşlarını, galayı, sinemayı Yunus Şevik’le konuştuk.

DUYGUYU KORKUDA VEREBİLMEK YÖNETMEN İŞİDİR!

2019’da vizyona giren, ilgi gören Kulyas: Lanetin Bedelinden sonra geçtiğimiz günlerde Türk - Amerika ortak yapımı olarak hayata geçirdiğiniz dördüncü filminiz Kulyas 2: Zikr-i Ayin filminin galasından kalanlarla başlamak istiyorum. Nasıl geçti gala?

Gala aşırı kalabalıktı. İzleyicilerimizin reaksiyonları çok iyiydi. Korkudan kaçanlar oldu. Hatta film sonrası röportaja katıldılar. Bizim için inanılmaz bir keyifti. Çünkü korku duygu işidir. Duyguyu korkuda verebilmek yönetmen işidir. Bunu başarabildiğimiz için mutluyuz.

Kulyas - 2, ilkinde olduğu gibi konusuyla da dikkat çekiyor. Senaryo yazımı aşamasında bununla ilgili nelere önem ve öncelik veriyorsunuz senarist Esma Şevik’le?

Korku matematiği üzerine çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Bazen aklımıza gelen bir korku sahnesini senaryoya monte ediyoruz. Bazen de hoşumuza giden mekanlar üzerine senaryolar yazıyoruz. Önemli olan korku atmosferini yakalayabilmek. Bunu senaryoya yansıtarak tempo oluşturmaya özen gösteriyoruz.

KORKUDAN İZLEYEMEYENLER BİZİ MUTLU EDİYOR!

Filmi izleyenlerden gelen yorumlar ne şekilde?

Korkudan izleyemeyenler bizi mutlu ediyor. Ya da başrole kızıp onu dövmek isteyenler... Filmin içindeymiş gibi hissetmeleri ve filmden çıkamamaları güzel geri dönüşler bizim için.

Türkiye ve Amerika’da çekilen Kulyas - 2 bir ilke de imza attı. Üç kıta, iki ülke, 5 eyalet ve 37 mekanda çekim yapılarak ‘En Çok Mekana Sahip Korku Filmi’ başvurusuyla Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye aday olmuşsunuz.

Ülkemizi sinema alanında dünyada temsil etmek bizim için gurur verici. Her zaman farklı işler yapmaya çalışan bir yönetmen olarak bu şekilde ilerlemeye çalışıyorum.

Üç kıtada, iki ülkede, 37 mekanda film çekimi yapmanın avantajlarını ve dezavantajlarını sorsam?

Çekimler Kars ve İstanbul’dan sonra Amerika’da; New York, New Jersey ve Florida’da yapıldı. Avantajları daha fazla görsel şölenle hikayeyi başka bir noktaya taşıyoruz. Dezavantajı da bilmediğin bir ülkede çekim yapmak, gerçekten çok zor. Mesela New York ile Florida arası 1500 kilometre civarı. 1 ay Florida’da 30 tane kilise gezdik çekim için. Çok zor izin aldık.

Çekim yapılan mekanların ilginçliği de dikkat çekiyor.

Aslında birçok kilise var filmde, camilerin haricinde. Krallar diyarı olarak geçen Unesco tarafından korunan Ani Harabeleri’ndeki kiliselerde, Tigran Kilisesi’nde çekim yaptık. Ayrıca Florida’daki kullanılan kilise de 18. yüzyılda yapılmış tarihi bir kilise.

İZLEYİCİLER CİNLİ FİLMLERİ DAHA ÇOK SEVİYOR!

Korku Takvimi filminizde cin teması yoktu. İzleyicilerin, ‘korku filminde illa cin konusu işlenir’ algısının yoğun olmasını neye bağlıyorsunuz?

Çünkü izleyiciler cinli filmleri daha çok seviyor. İki türü de çekmiş birisi olarak söylüyorum, hâlâ beklenti cinli filmler üzerinde ilerliyor.

Amerika’daki film şirketi Dras Film Universal İnc’in dünya genelinde yapacağı çekilişle; filmi izleyenlerden 5 kişiye, 2 kişilik, 3 gün Kars tatili hediye edilecek. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?

Amerika şirketinin aldığı bir karar. Kendilerine teşekkür ederim, güzel bir uygulama olmuş.

Kulyas - 2 temalı yaptırdığınız yastık fikri nasıl bir kıvılcımla çaktı?

Yalnız izleyenler için korktuklarında sarılmaları adına 1000 adet yastık bastırıp ilk 3 gün izleyenler için sinemalara gönderdik. Sinema tarihinde ilk kez yastık verilince güzel geri dönüşler oldu.

BEKLENTİ ARTIYOR!

Sadece Türkiye ve Azerbaycan’da değil, diğer ülkelerde de izleyicilerle buluşuyor. Bu durum, başarınızın yanı sıra ne gibi sorumlulukları getiriyor beraberinde?

Global ölçekte daha kaliteli projeler için daha çok çalışmak sorumluluğunu getiriyor. Çünkü beklenti artıyor.

AMERİKA’DA TORPİLE DEĞİL, YAPILAN İŞİN NİTELİĞİNE BAKILIYOR!

Amerika’da çekimler yaparken ve öncesindeki süreçlerde de sektöre dair gözlemleriniz?

Orada torpile değil, yapılan işin niteliğine bakılıyor, bu çok güzel bir şey. O sebeple yaptığımız işlere Amerikalıların değer vermeleri ve desteklemeleri bizi mutlu etti.