Ekonomi

Asya-Pasifik ülkeleri ürün sevkiyatında alternatif rotaları gündemine aldı

OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, küresel ticarette artan jeopolitik riskler nedeniyle Asya-Pasifik'teki ülkelerin ürettikleri malların tüketim ülkelerine yollanmasında alternatif lojistik koridorlar aramaya başladığını belirtti.

İSTANBUL (AA) - Anadolu Ajansı Yönetim Katı programına konuk olan OMSAN Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, Türkiye'nin lojistik ve jeopolitik anlamda önemli bir konumda olduğuna dikkati çekerek, bu konumun Asya-Pasifik bölgesiyle Avrupa ve Amerika'nın tam ortasında yer aldığını dile getirdi.

Orta Doğu'da ve yakın coğrafyada yaşanan gerilim ve savaşlara değinen Arıburnu, ticaretin her zaman ilk olarak güvenli liman aradığını, Türkiye'nin de güçlü yapısı, savunma sanayisindeki atılımları ve Türk Silahlı Kuvvetleri dolayısıyla bölgenin en güvenilir ülkesi olduğunu vurguladı.

Arıburnu, lojistik konusunun sadece bir mal hareketi olmaktan çıkıp ülkelerin ekonomik bağımsızlığını etkileyen bir noktaya geldiğine dikkati çekerek, bunun en büyük örneğinin yakın zamanda Hürmüz Boğazı'nda yaşandığını aktardı.

Lojistik sektörünün bu denli büyük bir etkiyi beklemediğini belirten Arıburnu, İran'ın Hürmüz'de lojistik faaliyetlerini durdurmasıyla savaşta bir anda avantajlı hale geldiğini anlattı.

Arıburnu, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksamalar dolayısıyla alternatif yollar konusunda yakın coğrafya ve Türkiye'ye işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Biz bu fırsatları kullanırsak, Türkiye ekonomisini çok daha farklı bir noktaya getirmiş olacağız. Şimdi bir kere herkes şunu biliyor, alternatif yollar üretmek lazım. Bugün Hürmüz, belki yarın Süveyş ya da Panama Kanalı. Bunlar da belli ülkelerin kontrolünde ve kapatıldığında ne olacağını düşünüyor ülkeler. Özellikle Asya-Pasifik'teki ülkeler, ürettikleri malların tüketim ülkelerine yollanmasında alternatif yollar aramaya başladılar. Türkiye olarak buna zaten 2007'den itibaren hazırlanmaya başlamıştık. Lojistik modlarımızı çeşitlendirdik. Orta Koridor, Zengezur Koridoru, bugünlerde tekrar gündeme gelen Hicaz Demiryolu, bunların hepsi alternatif güzergahlar ve mod değişiklikleridir.'

Alternatif ticaret koridorlarına yatırım sürüyor

Türkiye'nin jeopolitik konumunu fırsatlara dönüştüren bir ülke olduğunu vurgulayan Arıburnu, demir yollarına büyük yatırımlar yapıldığını kaydetti.

Arıburnu, Türkiye'nin lojistikte artık yalnızca taşıma modlarının geçiş yaptığı bir güzergah olmadığını, aynı zamanda trenlerin ve büyük gemilerin ulaştığı, yüklerin besleyici 'feeder' gemilerle farklı noktalara aktarıldığı, demir yoluyla gelen yüklerin ise Afrika başta olmak üzere geniş bir coğrafyaya dağıtıldığı lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini söyledi.

Türkiye'nin, alternatif ticaret rotaları arasında yer alan Zengezur Koridoru ve Orta Koridor'un yanı sıra Türk devletleri ile Kafkasya'yı birbirine bağlayan ve gelecekte yüksek büyüme potansiyeli taşıyan hatlara da yatırım yaptığını belirten Arıburnu, bunun en somut örneğinin Dörtyol-Hassa Demir Yolu ve Otoyolu Tünelleri olduğunu dile getirdi.

Arıburnu, bu tüneller sayesinde Çin'den gelen yüklerin İskenderun Limanı'na ulaştırılarak buradan gemi ve demir yolu bağlantılarıyla Afrika'ya kadar taşınabileceğini ifade etti.

OMSAN, Tanger Med'de büyümesini sürdürüyor

Lojistik sektöründe liman ve deniz yolunun büyük önem arz ettiğine işaret eden Arıburnu, dünya ticaretinin en az yüzde 90'ının deniz ticaretiyle yapıldığını, OYAK Lojistik Grubu olarak da limanlarda ve deniz yollarında sürekli büyüme kaydettiklerini belirtti.

Bunun en güzel örneklerinden bir tanesinin de Tanger Med limanı olduğuna vurgu yapan Arıburnu, OMSAN'ın yatırımlarına ilişkin şunları kaydetti:

'Bu liman, dünyanın en büyük limanlarından bir tanesi. Stratejik konumu bakımından Akdeniz'in kilit noktasında, okyanusun kenarında, karşısı Avrupa, Afrika coğrafyası. Biz Tanger Med'de ilk konumlanan, depolarını açan lojistik şirketiyiz. Tanger Med'e gittiğinizde OMSAN tabelasını dünya devlerinin en üstünde görürsünüz. Çünkü önemini görüp ilk yatırımı yapan firma OMSAN Lojistik'tir. Otomobil lojistiğinde de Fas'ta, Afrika'da, açık ara liderliğimiz var. Tabii lojistik entegre hizmet ve sadece Türkiye'de yatırım yapmakla bu işi yönetmeniz mümkün değil. Bizim vizyonumuz da dünyaya açılmak ve Fas'ta Afrika'nın kritik ülkelerinden bir tanesi. Son zamanlarda ülkeler arasındaki işbirliğinin de güçlenmesiyle birlikte oradaki yatırımlarımızı artırdık, amacımız oradan Afrika pazarına ulaşmak.'

Lojistikte akıllı yatırım vurgusu

Arıburnu, tüm bu yatırımların yanı sıra lojistik sektörünün de büyümesini sürdürdüğünü belirterek, 1 milyar doları aşan ticaret hacimlerinin gelecek 10 yıl içinde rahatlıkla iki katına çıkacağını öngördüklerini söyledi.

Türkiye'nin lojistik sektöründe gelecek dönemde karşılaşacağı fırsat ve riskleri değerlendiren Arıburnu, altyapı yatırımlarının ciddi şekilde devam ettiğini vurguladı.

Türkiye'nin insan kaynağının özellikle yakın coğrafya olan Afrika, Orta Doğu ve Avrupa'ya göre açık ara çok iyi konumda olduğuna dikkati çeken Arıburnu, ayrıca alternatif lojistik yolları aranmasının, Türkiye'yi ön plana çıkardığını ifade etti.

Ancak her fırsatın bir riski de beraberinde getirdiğini belirten Arıburnu, sözlerini şöyle tamamladı:

'Bunların en başında yatırımlarımızı zamanında tamamlayamamak geliyor. Lojistik yatırımlarına uzun dönemli bakmak gerekiyor. Bir tren yolunu, limanı yapmak yıllar süren bir iş, büyük yatırım gerektiriyor ve geri dönüşü bir sonraki nesle bazen kalabiliyor. Coğrafyamızda bizim gibi insan kaynağına sahip ülkeler ne yazık ki çok az ve bizim insan kaynağımızın diğer ülkelere kaymasını bir risk olarak görüyorum. Bunların hepsinin istikrarlı bir yönetimle, önümüzdeki dönemde yapacağımız akıllı yatırımlarla, kesinlikle Türkiye'nin lehine döneceğini ve 10 yıl sonra çok farklı konuları konuşacağımızı düşünüyorum. Bizim yönümüz artık lojistik olarak bir transit geçiş yolu olmak değil. Biz burada çeşitli modlarla sadece bu coğrafya değil, Avrupa, Kafkaslar, Türk Cumhuriyetleri, Asya-Pasifik bölgelerine hizmet veren, Afrika'nın merkezi olan bir ülke olacağız ve 10 yıl sonra bunları çok net şekilde konuşuyor olacağız.'


 

Muhabir: Muhammet Fatih Kabasakal, Furkan Gençoğlu