İSTANBUL (AA) - TSB verilerine göre, sigorta sektörü, 2026 yılının ilk yarısında 743 milyar 851,9 milyon lira prim üretti. Geçen yılın aynı döneminde 576 milyar 846,5 milyon lira olan üretim nominal olarak yüzde 29 arttı.

Bu dönemdeki toplam prim üretiminin yüzde 84,6'sını hayat dışı, yüzde 15,4'ünü ise hayat grubu oluşturdu. Hayat grubu yüzde 46,2, hayat dışı ise yüzde 26,2 büyüdü.

AA muhabirine sigorta sektörünün yılın ilk 6 aylık performansıyla gelecek dönem hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan TSB Başkanı Yaşar, bu yıl haziran ayı itibarıyla sigorta sektörünün yaklaşık 744 milyar liralık prim üretimi gerçekleştirdiğini belirterek, bunun 629 milyar lirasının hayat dışı sigortalardan, geri kalan kısmının ise hayat sigortalarından elde edildiğini kaydetti.

Yaşar, sigorta şirketlerinin bazı branşlardaki rekabetine değinerek, 'Aslında Türk sigorta sektörünün risklerin arttığı bu dönemde sigortalılarımıza ya da sigortalı adaylarımıza sigortalı olmak için iyi bir fırsat tanıdığı bir dönemin içerisindeyiz.' değerlendirmesinde bulundu.

Kripto para piyasası yılın ikinci yarısına hızlı başlarken gözler ABD'deki 'CLARITY Act' sürecinde
Kripto para piyasası yılın ikinci yarısına hızlı başlarken gözler ABD'deki 'CLARITY Act' sürecinde
İçeriği Görüntüle

Trafik ve kasko sigortalarında diğer branşlara göre reel büyümenin daha düşük kaldığını ifade eden Yaşar, 'Bunda tabii hem şu andaki enflasyonist ortamın etkisi hem de kredilerdeki daralmanın etkisi var. Dolayısıyla yeni araç alım satımında görece dönemsel olarak bir daralma var. Bunlar bu branşlardaki daralmaya sebep oluyor.' diye konuştu.

'Vatandaşlarımızın sağlık sigortasına olan ilgisi artıyor'

Yaşar, sigorta farkındalığının en çok arttığı branşların başında sağlık sigortalarının geldiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

'Özellikle tamamlayıcı sağlık alanında vatandaşlarımızın talepleri, ihtiyaçları, sağlık sigortalarının giderek daha çok büyüyen bir branş olmasını ortaya koyuyor. Vatandaşlarımız, sağlık sigortaları alanında sisteme ne kadar erken girerlerse ve sistemde ne kadar kalıcı olurlarsa sürdürülebilirliği o kadar sağlayabileceklerini öğrenmiş oldular, farkındalıkları artmış oldu. Görece kampanya poliçeleri diyebileceğimiz birtakım poliçelerin geçtiğimiz dönemlerde piyasaya sunulmuş olması ve onun devamlılığının gelmesi adetsel olarak birtakım küçülmeleri bize gösterse de bunun aslında nitelikli sağlık poliçeleri açısından, hem özel sağlık sigortaları hem tamamlayıcı sağlık sigortaları açısından değerlendirdiğimizde, artan bir trend içerisinde olduğunu görüyoruz. Vatandaşlarımızın sağlık sigortasına olan ilgisi artıyor. Çünkü bir yandan nüfusumuz yaş alıyor. Dolayısıyla bizim daha çok sağlık sigortalarına ihtiyacımızı artırıyor ki önümüzdeki dönemde aynı zamanda yaşlı bakım sigortalarına olan ihtiyacımız da artıracak. Bunlar da bizim büyüme alanlarımızın içerisinde olan branşlar.'

'Türk sigorta sektörü 3,5 trilyon liralık bir fon büyüklüğüne sahip'

TSB Başkanı Yaşar, Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) devlet katkısının düşürüldüğünü anımsatarak, 'Bireysel emeklilik sigortalarında yılbaşında devlet katkısında 10 puanlık azalma söz konusu oldu. Yüzde 30'dan yüzde 20'ye düştü. Fakat burada bizim beklediğimiz gibi özellikle bireysel emeklilik sigortalarını satan sigorta şirketlerimizin, özel emeklilik sigorta şirketlerimizin performanslarıyla yeni satışlarla burada bir poliçe kaybına yani toplam hacim kaybına rastlamadık. Bu sevindirici.' diye konuştu.

BES'te katılımcı sayısı ve sözleşme sayısının arttığına dikkati çeken Yaşar, 'BES'te 2,5 trilyon lira civarında bir fonumuz var. Otomatik Katılım Sistemi'nde her ne kadar henüz 100 milyar liralık bir fon olsa da katılımcı sayısında artışlar yaşıyoruz ve bu alandaki özellikle önümüzdeki dönemde Tamamlayıcı Emeklilik Sistemine giden yoldaki çalışmalarımızı da bir yandan sürdürüyoruz.' şeklinde konuştu.

Finansal piyasaların derinleşmesi ve dayanıklılığın artması, manipülasyonların azalması açısından bireysel emeklilik fonlarının ve sigorta fonlarının çok büyük önemi olduğunu aktaran Yaşar, sigorta fonlarının uzun dönemli, uzun kaynaklı fonlar olduğunu ve bu fonların büyüyor olmasının sadece sigorta sektörü açısından değil ekonomik açıdan da önemli olduğunu ifade etti.

Yaşar, BES fonlarının 2,5 trilyon lira ve sigorta şirketlerinin diğer fonlarının yaklaşık 1 trilyon lira olduğunu dile getirerek, 'Türk sigorta sektörü, sigorta şirketlerimizin diğer fonlarıyla birlikte toplam 3,5 trilyon liralık bir fon büyüklüğüne sahip. Bu haliyle bile Türkiye'nin en büyük kurumsal yatırımcısı durumunda.' açıklamasını yaptı.

'Topyekün sigortacılığı büyütmek adına da çalışmalar var'

Yaşar, hayat ve hayat dışı alanında katılım sigortacılığının konvansiyonel sigortacılığa göre daha hızlı büyüdüğüne işaret ederek, bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin büyüme oranlarının daha yüksek olduğunu gördüklerini belirtti.

BES tarafında da vatandaşların oransal olarak yüzde 30'lardan daha yüksek bir miktarda katılım fonlarını tercih ettiklerini bildiren Yaşar, 'Bu rakamlar katılım sigortacılığı açısından umut verici. Bu alanda Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) birtakım yeni geliştirmeler ve düzenlemeler içinde. Sektörle istişare ettiği alanlar var. Özellikle katılım sigortalarına erişimi, ulaşımı hızlandırmak, kolaylaştırmak ve vatandaşlarımızın bu alandaki farkındalığını artırarak, tercihlerini çoğaltarak topyekün sigortacılığı büyütmek adına da çalışmalar var.' değerlendirmelerinde bulundu.

'Sigorta yoluyla önce dirençli şehirlere ulaşmamız lazım'

Yaşar, SEDDK'nin, trafik sigortalarındaki değer kaybı kaynaklı uyuşmazlıkların asgari seviyeye indirilmesi ve tazminat süreçlerinin etkin, adil ve hızlı şekilde yönetilmesi amacıyla hazırlanan eylem planı kapsamındaki yapısal reformlarını hatırlatarak, yapılan düzenlemelerin sektör için hızlı ve önemli çözümler olduğundan bahsetti.

Ufak trafik kazası olduğunda bile hemen kendilerini telefonla arayan ya da kaza yerine gelerek kendisinden vekaletname almaya çalışan birtakım yapılarla karşı karşıya olunduğunu aktaran Yaşar, 'Bunların uzun yıllardır organize bir şekilde hareket ettikleri artık gayet aşikar bir şekilde ortada. Dolayısıyla bu yapılarla mücadele açısından hem Kişisel Verileri Koruma Kurulumuzun aldığı ilke kararı hem de SEDDK'nin bu konuda yaptığı yeni düzenlemeler artık bu örgütlerle mücadeleyi ve hukuki yollarla, savcılık aşamalarıyla bunlarla mücadelenin önünü açmış durumda.' diye konuştu.

Yaşar, geçen hafta sonunda duyurulan Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) hattı uygulamasının da 1 Eylül'de kullanılmaya başlayacağını anımsattı.

Yaşar, Türkiye'nin bulunduğu jeopolitik konum ve dünyadaki iklim değişikliğine de değinerek, koruma açıklarının hızla kapatılması gerektiğini, zorunlu deprem sigortasında yüzde 58'ler civarında bir sigortalılık oranı olduğunu söyledi.

6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremleri anımsatan Yaşar, 'Antakya'da gördük, depremden birkaç hafta sonra hızla yükselen sigortalılık oranları tekrar 2 ay geçmeden sönümlenmeye başladı ve aşağıya düştü. Yani vatandaşlarımız maalesef bu gerçeği görmezden geliyor. Sigortalılık oranını artırmamız lazım. Hepimizin refahı, ülkemizin refahı ve sürdürülebilirlik açısından, en medeni enstrüman olan sigorta yoluyla önce dirençli şehirlere ulaşmamız lazım. Kentsel dönüşüme ihtiyacımız var. Kentsel dönüşümün gerçekleşebilmesi için de bina tamamlama sigortasına ihtiyacımız var.' ifadelerini kullandı.

Yaşar, sadece deprem sigortasının değil aynı zamanda Türkiye'de yaşanabilecek doğal afetler için de koruma açığını kapatacak Zorunlu Afet Sigortasına (ZAS) yönelik çalışmaları da tamamladıklarını vurguladı.

Ahmet Yaşar, 'Bir an önce ZAS'ın yasalaşmasını ve ülkemizin koruma açıklarının kapanmasına önemli bir işlev sağlamasını ve COP31'e giderken de bu işin hayata geçmiş olmasını istiyoruz ve bekliyoruz.' dedi.

'2030 yılı hedeflerinde 50 milyar dolarlık bir prim hacmine ulaşma hedefimiz var'

TSB Başkanı Yaşar, primsel olarak reel büyümeyi gerçekleştiremeseler de ön göstergelerin adetsel büyümelerin başladığını gösterdiğine dikkati çekerek, bu büyümenin devam edeceğini beklediklerini dile getirdi.

2025'te 1,2 trilyon liralık prim üretimi gerçekleştirdiklerini, 31 milyar dolarlık bir üretim hacmine ulaştıklarını hatırlatarak, 'Bu yılı 1,7 trilyon lira, 1,8 trilyon lira yani 2 trilyon liraya yaklaşan bir prim üretimi hacmiyle kapatacağımızı düşünüyoruz. Birliğimizin ortaya koyduğu 2030 yılı hedeflerinde 50 milyar dolarlık bir prim hacmine ulaşma hedefimiz var. Dolayısıyla dolar bazında da bu sene büyümeyi gerçekleştireceğimize inanıyorum. 2025 yılını yüzde 2,68 penetrasyon oranıyla kapatmıştık. Bu yıl asıl hedefimiz olan yüzde 5'lere biraz daha yaklaşacağımıza inanıyorum.' diye konuştu.

'6 milyon sigortalımızın ilk defa sigortayla tanıştığını görüyoruz'

Yaşar, SEDDK ile bir yandan yeni sigorta ürünleri, türleri, alanları oluştururken bir yandan da düzenlemelerdeki mevzuattaki eksikliklerinin giderilmesi konusunda yakın çalışma içinde olduklarını söyledi.

Artık bütünleşik sigorta adını verdikleri 'gömülü sigortacılık' diye bilinen sigorta alanlarında birtakım geliştirmeler olacağını ifade eden Yaşar, 'Bugüne kadar mevzuatın el verdiği alanlarda 6 milyon sigortalımızın ilk defa sigortayla tanıştığını ve elektronik cihaz sigortalarında, cep telefonu sigortalarında, beyaz eşya sigortalarında 'gömülü sigortacılık' uygulamalarıyla sigorta sistemiyle tanıştığını görüyoruz. Bu uygulamaların daha da derinleşmesini ve birçok hizmet ve malın bu manada sigortalanabilir olmasını sağlamaya çalışacağız.' ifadelerini kullandı.


 

Muhabir: Mücahit Enes Sevinç, Bahar Yakar

Kaynak: AA