$ DOLAR → Alış: 4,80 / Satış: 4,82
€ EURO → Alış: 5,59 / Satış: 5,61

SON DAKİKA:

HAKAN’CA YORUMLAR

Hakan KANBUROĞLU
Hakan KANBUROĞLU
  • 19.03.2018
  • 1.392 kez okundu

HAKAN’IN KULAĞINDAKİLER

1-  Yüzyüzeyken Konuşuruz – Bodrum  
2-  Aziz Kiraz – Fransız  
3-  Enbe Orkestrası feat. Bengü & Doğukan Medetoğlu – Yorma
4-  İlyas Yalçıntaş – Yağmur (feat Aytaç Kart) 
5- Samet Koçak – Güzellikten Öleceksin  
6-  Derya Uluğ – Ne Münasebet  
7-  Burcu Güneş – Yoh Yoh
8-  Ferhat Göçer – Mutlu Ol
9-  Yıldız Tilbe – Bir Seni Tanırım 
10- Edis – Roman

ENBE’NİN YENİ KEŞFİ

Yeni keşif diye bahsettim kendisinden ama Youtube adlı platformda sesini duymayanımız yoktur diye tahmin ediyorum. O kadar naif bir sese sahip ki nasıl tarif edilir bilemedim. Ama sanki ıssız bir ormanda korku dolu macera yaşayacağınızı düşündüğünüz anda size yol gösteren iç sesiniz gibi bir ses diyebilirim. Kimden mi bahsediyorum, Ezgi Ayçe! Ezgi’nin ‘Yarım Sevda’ şarkısını dinler dinlemez şarkıdaki Febyo Taşel esintisini hissediyorsunuz. Febyo Taşel’in müzikal yeteneği kulaklarımıza artık oturdu ve yaptığı şarkıları dinler dinlemez onun gönlünden çıktığını anlayabiliyoruz. Aynı zamanda Yarım Sevda şarkısının söz ve müziğini Ezgi Ayçe yazmış. Yani hem üretiyor, hem söylüyor daha ne olsun? Sözleri hem yüreğe hitap edip, hem dile dolanıyorsa bu şarkı olmuştur ve sözlerde ticari kaygının olmaması da benden bir artı aldı. Ayrıca şarkıyı yorumlarken sesiyle yarattığı inişler de ve çıkışlar da dozajı kaybetmemesi de Ezgi’nin sesindeki yeteneğini gözler önüne seriyor. Şef Behzat Gerçeker yönetimindeki Enbe Orkestrası albümündeki şarkılar ses getirmeye devam edecek gibi duruyor. Bu hafta benim için Enbe albümündeki favori şarkım; Yarım Sevda. Her hafta hayatımıza başka bir Enbe şarkısı girecek diye düşünüyorum. E sektörde birbirinin benzeri şarkılar cirit atarken bizde Enbe’ye esir olmayı tercih ediyoruz, ne yapalım? İşte müzik, işte ruh!

Hadise mont giydi diye daha mı az dinlenecek?

 

Duymayanımız kalmamıştır, Hadise’nin Fransız model Aurelien Muller ile çektikleri Sıfır Tolerans klibi RTÜK’ten ceza almıştı. Hadise’de kadın olarak bu karara boyun eğmeyeceğim diyerek dik bir duruş sergilemişti. Yani karara tepki gösterebilir, sonuçta dünya da çekilen kliplerin yanında Hadise’nin klibi hiçbir şey. Kaldı ki o klipler döndükçe para kazanıp, konserlere giden bir emekçi. Hepsini geçtim Türkiye’de bazı erkek sanatçıların çektiği kliplerin yanında da Hadise’nin klibi fazlasıyla masum. Kaldı ki bu bir müzik dünyası, hem de pop müzik dünyası. Yani popülerliğin, popüler olanın ön planda olduğu bir sektör. Gelelim Hadise’nin yeni klibi Farkımız Var’a… Mont giyerek RTÜK’e tepki gösterdi diye haberini ilk ben yapmıştım. Evet, mont güzel. Kim Kardashian’ın montuymuş falan beni çok ilgilendiren konular değil. Hadise montla da güzel. Ben olaya şu açıdan bakanlardanım, Hadise mont giydi diye daha mı az dinlenecek? Tabi ki hayır, peki Hadise mini etek giydi diye daha mı fazla dinlenecek? Böyle düşünülüyorsa gerçekten Hadise’nin açtığı #Ahlaksızlıksizinkafanızda hastaghi çok doğru bir cevap olacaktır. Bırakın kim ne giymek istiyorsa giysin. Hadise montlu klibinin ilk haftası olmasına rağmen yine milyonlarca dinlendi, Hadise klipte görünmese bile yine milyonlarca dinlenecekti. Şov dünyasında bu tarz şeylerin fazla önemsenmemesi gerektiğini düşünenlerdenim.

EDİS ≠ TARKAN

 

Yaklaşık iki hafta önce sosyal medyada birçok yazar sanki sözleşmişler gibi bir iki gün arayla Edis’in albümünü yazdı. Gerçi hepsi hemen hemen aynı şeyleri yazmıştı. Edis, Tarkan mı oluyor? Tarkan’ın yerini Edis dolduracak, Tarkan’ın boşluğunu Murat Boz doldurabilirdi ama Edis dolduruyor gibi birbirinin benzeri cümleler kurulmuştu. Güzelim albümü bir nevi P&R çalışmasıyla gölgelediler diyebilirim. Halbuki Edis’ten günümüzün gürültü ve basitlik ile donanmış pop müzik şarkılarına çeki düzen vermelerini sağlayacak elektronik alt yapılarla harmanlanmış pop albüm çalışması geldi. Albümdeki şarkıların her birinin sound çalışmalarını duyunca şaşırıyorsunuz, ‘Türkiye’de bu da mı kullanıldı?’ diyebiliyorsunuz. Albümdeki şarkıların sözleri de pek bir cool, pek bir karizmatik diyebilirim. Tarzı daha oturmuş bir Edis’in şarkılarındaki daha iyi alt yapılar, daha iyi şarkı sözleri, daha ne olsun dedirtebiliyor. Sözlerini Edis’in yazdığı Roman şarkısı adeta sloganlık. Yine sözleri Alper Narman, Onurr ve Edis imzalı Yalan şarkısındaki kıpır kıpır Edis ise bambaşka bir profil sergiliyor. Yalan’ın sözlerini ben çok sevdiğimi söylemeliyim. Üçlünün iş birliği çok şık durmuş. ‘Banane’ şarkısında ise Edis adeta müzik piyasasındaki tek düze zincirleri kırabiliyor. Alışagelmiş şarkıların çok dışında. Yasemin Mori ile feat yaparak da ilginç bir düete imza atmışlar. Tarzları farklı olsa da böyle kaliteli bir şarkı ortaya çıkarabilmişler. Albümde benim dikkatimi çeken bir diğer şarkı ise Sen Özgür Ol. Edis’in slow halini görmemiz iyi oldu. Böylelikle Türkiye’de sadece düğün şarkısı yapmak için slow şarkı yapanlara en güzel cevap gelmiş oldu. Benim için albümün gizli hiti ise An. Yahu bu şarkı çok mu çok güzel, ben içime sığdıramadım. Albümde alternatif olarak her kitleye hitap edebilecek Eyvallah, Doldur İçelim, Dur De, Gün Ola Harman Ola gibi şarkıları Edis’ten duyunca şaşıracaksınız. Özetleyecek olursa alt yapıları, melodileri ve sözleriyle müzik piyasasına iyi gelecek bir albüm olmuş. Ama bu iyi albümdeki Edis, Edis’tir. O’nu Tarkan’la kıyaslamak yanlıştır. Ülkemizde tek kriter olarak son albümlerinde olumsuz eleştiriler alan Tarkan’ın gösterilmesi de şaşırtıcıdır.

Göktürk dergisi

Aylık çıkan Göktürk dergisinde köşe yazılarım, çeşitli sanatçılarla yaptığım söyleşiler yer alıyor. Dergimizin sahibi Ümit Öner’den de şu açıklamaları aldım. ”Çıkmış olduğum yolda hayalimde hedeflediğim projeler vardı. Zorlu bir iş için kolları sıvamam gerektiğini biliyordum. Benim önceliğim paradan önce insan kazanmak olmuştu ve bu sektöre adım atarak şükürler olsun birçok insan kazandım. Hayata dair konuları işlemek keyifli ve yorucu. Dergimizin sayfaları renkli hayatları okuyucularla buluştursa da bunun bir de arka planı var. Görünmeyen dağın arkası diyorum ben buna. Göktürk dergisi bugün takip ediliyor ve her ay düzenli bir şekilde yayınlanıyor elbette teşekkür etmem gereken güzel dostlarım var. Göktürk Dergisinin değerli ekibine ve tabi ki bize gönülden bağlı olan sevenlerimize yürek dolusu teşekkür ediyorum. Şimdi geriye dönüp baktığımda  görüyorum ki kazanan sadece ben değilim. Benimle birlikte bir çok insan da bu dergiyle yaşantısına değer kattı ve kattıkça başkalarının hayatına değerler kazandırdı. Bugün oturup düşündüğüm de bir zamanlar hayallerimde olanların gerçek olması beni ayrıca gururlandırıyor. Göktürk dergisi bir marka olma yolunda çizgisini bozmadan marka olma yolunda ilerleyecektir. Buradan da bunun sözünü sizin vesilenizle vermiş olayım.
Saygılar…”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Ağrı’da terör operasyonu: 15 gözaltı

Ağrı'da terör örgütü PKK/KCK adına faaliyet yürüttükleri öne sürülen 15 kişi gözaltına alındı.

Kapat