☰
✕
Sağlık

'Sağlık yatırımlarının ekonomik etkisi' Roche Medya Diyalog 2026'da ele alındı

- Roche Uluslararası Global Dış İlişkiler Başkanı Michael Oberreiter: - 'Sağlıkta inovasyon toplum için bir maliyet değil, anlamlı bir dönüşüm yaratan ve güçlü sosyoekonomik getiri sağlayan bir yatırımdır' - Roche Uluslararası Bölgeler İlaç Bölümü Başkanı Jörg Rupp: - 'Geleceğin sağlık sistemlerini finanse edecek ekonomik büyümeyi sürdürebilmek için sağlıklı ve üretken toplumlara ihtiyacımız var'

BASEL (AA) - Roche, sağlık yatırımlarının ekonomik ve toplumsal etkileri, yaşam bilimlerinin stratejik önemi ve hastaların yenilikçi tedavilere erişiminin genişletilmesine yönelik yaklaşımları 'Sağlıkta İnovasyon: Medya Diyaloğu 2026' etkinliğinde masaya yatırdı.

Şirketin İsviçre'nin Basel kentindeki yerleşkesinde gerçekleştirilen etkinlik, Roche Uluslararası Global Dış İlişkiler Başkanı Michael Oberreiter, WiFOR Enstitüsü Üst Yöneticisi (CEO) Prof. Dr. Dennis Ostwald ve Roche Uluslararası Bölgeler İlaç Bölümü Başkanı Jörg Rupp'un katılımıyla gerçekleştirildi.

Etkinlikte konuşan Roche Uluslararası Global Dış İlişkiler Başkanı Oberreiter, sağlığın yalnızca bir bütçe kalemi olmadığını, ekonomik büyümenin ve ulusal güvenliğin temel unsurlarından biri olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

Bulaşıcı olmayan hastalıkların artan yükünün sağlık sistemleri üzerindeki baskıyı artırdığını ve ekonomileri olumsuz etkileme riski taşıdığını dile getiren Oberreiter, '1984-2000 döneminde farmasötik inovasyonun dünya genelinde yaşam süresindeki artışa ortalama yüzde 40 katkı sağladığı görülüyor.' dedi.

Oberreiter, gelişmiş ekonomilerde son yüzyıldaki ekonomik büyümenin üçte birinin küresel sağlık alanındaki iyileşmelerle ilişkilendirilebileceğini vurgulayarak, koruyucu sağlık ve inovasyona yatırımlarla 2040'a kadar 60 milyon insanın hayatının kurtulabileceğini öngördüklerini söyledi.

Oberreiter, 'Sağlıkta inovasyon toplum için bir maliyet değil, anlamlı bir dönüşüm yaratan ve güçlü sosyoekonomik getiri sağlayan bir yatırımdır.' ifadelerini kullandı.

- 'Sağlık bir maliyet merkezi değil, temel bir altyapıdır'

WiFOR Enstitüsü CEO'su Prof. Dr. Ostwald da sağlık sektörünün geçmişte bir maliyet unsuru olarak ele alındığını fakat mevcut koşullarda büyüme ve inovasyonun öncü sektörüne dönüştüğünü kaydetti.

Hastalıkların sosyoekonomik yükünün araştırmalarla veriye dönüşebildiğini aktaran Ostwald, şöyle devam etti:

'2017'de yapılan bir araştırmaya göre, Almanya'da 15,5 milyon 20 yaş üstü migren hastası olduğunu biliyoruz. Yıllık ortalama 836 milyon gün baş ağrılı güne tekabül ediyor. Bu da 547 milyon saat ücret iş gücü kaybına tekabül ediyor. Ücretli veya ücretsiz zaman kaybının ekonomiye etkisi yıllık yaklaşık 100 milyar avro olarak hesaplanıyor. Bu etki 2017'de Alman ekonomisinde Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın yaklaşık yüzde 3'üne tekabül ediyor.'

Ostwald, sağlığın bir maliyet merkezi değil, temel bir altyapı olduğunu vurgulayarak, kaynakların erken önlemeye yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Erken harekete geçmenin geç tedavi etmekten her zaman daha az maliyetli olduğunu ifade eden Ostwald, 'Kurumlar arası koordinasyonla sağlık politikaları, ekonomi, çalışma ve maliye politikalarına entegre edilmeli. Sistem dayanıklılığını artırmak için yüksek değerleri inovasyonlar benimsenmeli. Yatırımlar takip edilmeli ve ölçülebilir olmalı.' diye konuştu.

- 'İstikrarlı bir ülke, sağlam bir temele ihtiyaç duyar'

Roche Uluslararası Bölgeler İlaç Bölümü Başkanı Rupp da bilimsel ilerlemelerin yaşam süresini uzattığını, bunun da toplumun sağlık ihtiyaçlarını dönüştürdüğünü söyledi.

Dünya genelinde 3 milyar insanın kronik bir hastalıkla yaşadığını aktaran Rupp, şunları kaydetti:

'Geleceğin sağlık sistemlerini finanse edecek ekonomik büyümeyi sürdürebilmek için sağlıklı ve üretken toplumlara ihtiyacımız var. Hastalıkların üçte ikisi hala yeterli şekilde tedavi edilmiyor ya da hiç tedavi edilmiyor. Dünya nüfusunun yarısı temel sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamıyor, sağlıkta eşitsizlik giderek artıyor. 65 yaş üzerindeki küresel nüfusun 2050'ye kadar üç katına çıkacağı tahmin ediliyor. Bu durum sağlık sistemlerinin kapasitesi üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.'

Sağlık inovasyonuna yatırımın gelecekteki ekonomik büyümeyi desteklediğini belirten Rupp, gelişmiş ekonomilerde ekonomik büyümenin üçte birinin, sağlık alanındaki iyileşmelerden kaynaklandığını ifade etti.

Rupp, bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesine yapılan her 1 dolarlık yatırımın 7 dolar ekonomik getiri sağlamasının beklendiğine işaret ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:

'Sağlık alanındaki inovasyona yatırım sayesinde 2040'a kadar 60 milyon hayat kurtarılabilir ve küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya 12 trilyon dolar katkı sağlanabilir. İstikrarlı bir ülke, sağlam bir temele ihtiyaç duyar. Bu temel ise sağlıklı ve dirençli bir toplumla başlar. İnsanların çalışma hayatında daha uzun süre yer almasını, iş gücüne katılımın artmasını ve üretkenliğin güçlenmesini sağlar.'