İSTANBUL (AA) - GSK Türkiye Ülke Medikal Direktörü Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı, menenjitin, hızlı ilerleyen ve yaşamı tehdit edebilen önemli bir hastalık olduğunu ancak doğru zamanda alınacak önlemler ile hastalığa karşı korunmanın mümkün olduğunu belirtti.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, menenjit her yaşta görülebilmekle birlikte bebekler, ergenler ve genç yetişkinler hastalık açısından riskin arttığı yaş grupları arasında yer alıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 2025'te yayımlanan 'Menenjit Tanısı, Tedavisi ve Bakımına İlişkin Rehber'e göre, hastalık dünyanın birçok bölgesinde kontrol altına alınmasına rağmen küresel ölçekte halk sağlığı tehdidi oluşturmaya devam ediyor.
Nörolojik ve fiziksel hasarları da kapsayan menenjite bağlı hastalık yükü, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde ve büyük ölçekli salgınların yaşandığı bölgelerde yüksek seyrediyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Uzm. Dr. Alıcı, Dünya Menenjit Günü'nü de kapsayan ekim ayının menenjit farkındalığının artırılması açısından önem taşıdığını belirterek, hastalığın önlenmesinde bilinçlenmenin önemine dikkati çekti.
Menenjitin yaşamı tehdit edebilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Alıcı, 'İşitme kaybı, beyin hasarı, böbrek hasarı, uzuv kayıpları ve sinir sistemi sorunları gibi kalıcı hasarlar bırakabilen bir halk sağlığı sorunudur. Bakteriyel menenjite yakalanan yaklaşık 6 kişiden 1'i hayatını kaybetmekte ve 5 kişiden 1'inde ise ciddi kalıcı hasarlar görülmektedir.' ifadelerini kullandı.
Alıcı, menenjitin hızla ilerleyebilen ve yaşamı tehdit edebilen önemli bir hastalık olduğunu ancak alınacak önlemlerle hastalıktan korunmanın mümkün olduğunu aktardı.
Menenjitin erken dönem belirtilerinin hastalığa özgü olmayabileceğini ve yaygın viral hastalıkların belirtileriyle karıştırılabileceğini ifade eden Alıcı, 'Yüksek ateş, baş ağrısı, bulantı ve kusma erken belirtiler arasında yer alabilir. Bu belirtilerin görülmesi durumunda mutlaka doktora başvurulması gerekiyor. Çocukluk ve ergenlik döneminde alınacak önlemlerle menenjit ve menenjite bağlı yaşanabilecek ciddi sonuçlardan korunmak mümkün.' değerlendirmesini yaptı.
- 'Hastalıkların önüne geçme hedefiyle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz'
Alıcı, toplumsal bağışıklığın artmasında en önemli etkenin bilinçlenmek olduğunu belirterek, hastalıkların önlenmesi için alınacak tedbirlerin her bireyin sağlık hakkının temelini oluşturduğunu aktardı.
Koruyucu sağlık politikalarının en önemli görevlerinden birinin önleyici tedaviler hakkında gerekli ve doğru bilgilendirmeyi yapmak olduğunu vurgulayan Alıcı, şunları kaydetti:
'Birinci basamak sağlık hizmetlerinde kritik bir role sahip olan aile hekimlerinin önleyici tedavilerle ilgili doğru bilgilendirme yapması ve süreç takibi sağlaması toplum sağlığının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Çocukluk çağından başlayarak, bağışıklama ile önlenebilir hastalıkların ve olası salgınların önüne geçilmesinde ebeveynlerin ve bu alanda görev yapan sağlık profesyonellerinin rolü kritik öneme sahiptir. Bu sayede hastalıkların olumsuz etkilerinden korunmak mümkündür.'
Alıcı, menenjitin her yaşta görülebildiğini ancak özellikle 1 yaş altı bebeklerin, küçük çocukların ve 16-23 yaş arasındaki gençlerin ve genç yetişkinlerin hastalık açısından daha yüksek risk altında bulunduğunu belirtti.
Ergenler ve genç yetişkinlerde riskin yüksek olmasının başlıca nedenleri arasında hastalığın bulaşma şekli ve bu yaş grubuna özgü yaşam tarzının yer aldığını ifade eden Alıcı, şu değerlendirmelerde bulundu:
'Sosyal etkileşimin yoğun olduğu kalabalık ortamlarda daha sık bulunmaları ve bakteriyi herhangi bir belirti göstermeden taşıyabilmeleri, hastalığın yayılımında önemli rol oynamaktadır. GSK olarak dünyada 300 yılı, Türkiye'de ise 65 yılı aşkın deneyimimizle ve hasta odaklı inovasyon anlayışımızla dört temel tedavi alanına odaklanıyoruz. Solunum, immünoloji ve inflamasyon, onkoloji/hematoloji, HIV ve enfeksiyon hastalıkları alanlarında yaptığımız çalışmalarla ve hastalıkların önüne geçme hedefiyle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.'





