SAN FRANCISCO (AA) - Montella, San Francisco Bay Area Stadı'nda oynanan maçın ardından düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, 'Türk halkının büyük beklentisi vardı, çok büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum.' dedi.
'Objektif biçimde bakacak olursak oyuncularıma karşı hiçbir olumsuz düşünceye sahip değilim, bugün yeteneklerini daha fazla geliştirmiş oldular çünkü iki maçta da büyük performans gösterdiler, 65 şuta karşı ne yazık ki çok az şansla rakip takımlar sonuç elde etti.' diyen Montella, şöyle konuştu:
'Böyle iki aynı karşılaşmaya kariyerimde çok fazla rastlamadım. Santrfor girdi her şeyi değiştirecek demek olayı aza indirgemek olur. Türk halkının büyük beklentisi vardı, çok büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Türkiye Futbol Federasyonu her zaman bize destek oldu, hep yanımızda oldular. Büyük hayal kırıklığı içindeyim, futbolcular ellerinde ne varsa bunu göstermek için çaba sarf etti. Son 10 dakikada bir santrforu devreye sokup sokmamak mesele, bunu size bırakıyorum. Çok üzgünüz, çok büyük beklentiler vardı. Federasyonumuzun ne kadar çalışkan olduğunu biliyorum, hepsi adına daha fazla üzülüyorum. 35 yıllık kariyerim boyunca 50 maçta bir denk gelecek karşılaşmalar iki kez üst üste denk geldi. Kader bizden yana değildi, futbolcularım ellerinden gelen her şeyi yaptı, çok üzgünüz.'
Montella, aday kadroda yeterli forvet olmadığı yönünde bir soru üzerine, şunları kaydetti:
'Tekrar geriye döneceğiz, aslında bu forvetle ilgili olarak iki maçtaki 65 şutu hatırlatmak isterim. Forvet konusunu açmanıza şaşırarak bakıyorum, son iki maçta toplam 65 şut var ama bir şekilde olmuyor, girmiyor. Bana biriniz bazı enstantanelerin futbolda neden yaşandığını açıklarsa öğrenmeye hazırım. Biz gidiyoruz olmuyor, rakip bir kere geliyor oluyor. Rakip ceza sahasına girdik, şutlar çektik, direkler üzerinden toplarımız geçti, kader yanınızda olmazsa... Oyuncularım tüm kalplerini ortaya koydu, futbol mantık değil, o yüzden bu kadar güzel bir spor. İnsanlar hayalini kurar, daha iyi oynayan takım her zaman kazanmaz. Pozisyon üretmesek o zaman bir problem olabilirdi, böyle iki maç üst üste yaşadığınızda biraz basit gibi kalıyor ama kader bizden yana değildi gibi oluyor. Başka bir şey düşündürmez. Bir tane atsak belki çok farklı olabilirdi. Maalesef böyle oldu. Avustralya maçına göre daha iyi mücadele ettik, isabetli şutlar olmadı. Birçok durum bizim için dezavantaj oluşturdu. İki maçta düzeltmemiz gereken bir şey varsa Avustralya müsabakasında defans arkasına daha fazla koşu yapabilirdik, bu karşılaşmada bunları da yaptığımızı gördüğümüzde daha ne yapabilirdik diye düşünüyoruz, olmayınca olmadı.'
Milli takımın turnuvalarda düzenli olarak yer alması gerektiğinin altını çizen İtalyan teknik adam, 'Birtakım şeyler üstüne çalışırsınız. Futbolcularda bir inancı perçinleştirmeye, standart olarak daha iyi oynamaya, oyuncuların sahada biraz daha rahat olmalarını sağlamaya çalışırsınız. Bizim bu saatten sonra yapmamız gereken tek bir şey var, turnuvalara sürekli katılıyor olmak. Sürekli katılamadığımız için bilinçaltında da olsa futbolcularımızı bir şeyler tutmuş olabilir. Geçmişte böyle sıkıntılarımız yoktu. Milli takımımızın turnuvalara sürekli gitmesi gerekiyor. Sonrasında daha iyi olacağını düşünüyorum.' değerlendirmesinde bulundu.
Birilerini suçlamanın kolay olduğunu dile getiren Montella, 'Ben en iyisine inandım ve ona göre futbolcuları seçtim. Elimizden gelen her şeyi yapmasak anlarım. Beklentim grubu başarılı şekilde geçebilmekti. İki maçta da gördünüz. Olmayınca olmuyor. Bundan daha fazla ne diyeceğimi bilmiyorum. Bu sonucu öyle ya da böyle kabul etmek zorundayız. Dünya Kupası'na beklentilerle geldik. Büyük isteklerimiz vardı. Bunu da maçta gösterdik. 35 yıldır profesyonel futbol hayatındayım. 50 maçta böyle bir müsabaka olur, kaybedebilirsiniz. İki maç üst üste böyle kaybetmek kariyerim boyunca bana hiç olmadı ama sonucu kabul etmek zorundayız.' şeklinde konuştu.
Montella, Ozan Kabak'a şans vermediğinin hatırlatılması üzerine, 'Ben her şeyi anlamaya odaklanırım. Oyuncuyken de öyleydim. Maçı kaybettiğinizde en iyi oyuncular kenardaki oyunculardır. Ozan'a çok saygı duyuyorum. Oynatabileceğim oyunculardan biriydi. Uzun bir sakatlık yaşadı, kuvvetli bir oyuncu. Oyuncuların tutarlılık göstermesi, iki stoperin birbirini tamamlıyor olması gerekiyor. Merih ve Abdülkerim iyi oynuyordu. Bazı seçimler yapıyorsunuz. Tabii ki yapı oluşturuyoruz. Bu yapı bize iyi sonuçlar getirdi. Takım, genç oyunculardan kurulu bir ekip. Zamanla gelişip, olgunlaşıyorlar. Bu kupa için durumun ne olduğunu biliyoruz. Sürekli genç oyuncuları süreçte tutarak geliştirip, sonraki şampiyonalarda bulunmak istiyoruz.' açıklamasında bulundu.
'Türkiye'nin mücadeleci ruhunu göstermeye devam etmeliyiz.' diyen Montella, şunları ifade etti: 'Gurur dolu performanslar oluşturmamız gerekiyor. Ülkeyi temsil ediyorsunuz, oyunculara da bunu söylüyorum. Hepimiz üzüldük ama soyunma odasından çıkarken kafamız yukarıda çıkmalıyız. Biz bunları sahada daha kuvvetli bir araya getirmeliyiz. Bunu yapabilmek için ruhumuzu en iyi şekilde devam ettirmemiz lazım. Bu ders kendimizi geliştirmemiz için fırsat tanıyacak. Önce gururla kafamızı dik tutabilmek gerekiyor.'
Merih Demiral: Tüm Türk halkından özür diliyorumMerih Demiral da alınan sonuçlar sebebiyle herkesin sorumlu olduğunun altını çizdi.
Türk halkından özür dileyen Merih, 'Çok üzüldük. Onları üzdüğümüz için Türk halkından özür diliyorum. Başka diyecek bir şey yok. Ne söylenir bilmiyorum, futbolda böyle anlar olabiliyor. Herkesten özür diliyoruz. Soyunma odasında herkes çok üzgün. Yıllardır milli takıma geliyorum, en üzüldüğüm maç oldu. Herkes çok duygusal zaten. Çok, çok üzgünüz. Bütün halkımızdan özür diliyoruz. Başka diyecek bir kelime bulamıyorum.' ifadelerini kullandı.
Hem Avustralya hem de Paraguay maçlarında takım olarak çok istekli oynadıklarına dikkati çeken 28 yaşındaki futbolcu, 'Olmayınca olmuyor. İki maçta 70-75 şut çekmişiz. Olmayınca olmuyor. Onun üzüntüsünü yaşıyoruz. Mücadele ettiğimize inanıyoruz, iki maçta da elimizden geleni yaptık. Hiç beklemediğimiz sonuçlar aldık. Böyle olmamalıydı. Burada hepimiz sorumluyuz. Dediğim gibi, içtenlikle herkesten, kırdığımız, üzdüğümüz halkımızdan özür diliyoruz.' açıklamasında bulundu.
Baskının kendileri için bahane olamayacağını, bahanelere sığınmamaları gerektiğini dile getiren Merih Demiral, 'Hiçbir bahane olmadan bütün sorumluluk bizde. Çok daha iyisini yapabilirdik, yapamadık. Futbol bu, bunlar olabiliyor. O yüzden çok üzgünüz. Soyunma odasında herkes çok üzgün. İnşallah bunu telafi etmek için, halkımıza unutturmak için milli takımın ilerleyen süreçlerinde elimden gelenin en iyisini yapacağım. Bütün takım arkadaşlarım da böyle düşünüyor.' diye konuştu.
Kerem Aktürkoğlu: Sorumluluk bizdeBasın mensuplarına açıklamalarda bulunan Aktürkoğlu üzgün olduklarını vurgulayarak sözlerine başladı.
Hem kendilerinin hem de Türk milletinin çok büyük hayalleri ve hedefleri olduğunun altını çizen Kerem Aktürkoğlu, 'O hedefler doğrultusunda buralara geldik. Emek verdik, buraya gelirken de çok emek verdik. Burada da turnuva öncesi hazırlık kampında çok çalıştık ama istediğimiz sonuçları alamadık. Denedik, fazlasıyla denedik. İki maçta çektiğimiz şutlar çok fazla. Bir tanesini kaleye atamadık. Sorumluluk bizde. Bizim gibi kaliteli bir takımın oynayacağı iyi futbolla istediği sonucu alması lazımdı. Bunu başaramadık. Diyecek bir şey yok, üzgünüz.' ifadelerini kullandı.
Milli takımı 24 yıl sonra Dünya Kupası'na taşıdıklarını ve bunda hem futbolcuların hem de teknik direktör Vincenzo Montella'nın emeğinin çok olduğunu dile getiren Kerem Aktürkoğlu, 'Beklentiler fazla olunca hem bizler açısından hem de ülkemiz açısından duygular da yoğun oluyor. Çok büyük bir beklenti olduğunun farkındaydık ve bu beklentiyi karşılayamadığımız için yapılan eleştiriler haklıdır. Yapacak bir şey yok, biz de böyle olsun istemezdik. Bizim gibi kaliteli futbolculardan oluşan bir takımın grup lideri olarak çıkması gerekirdi ama hayatta bazen istediğiniz şeyler olmuyor. Sonuçtan bağımsız, yaptığımız mücadeleden dolayı arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Pes etmedik, sonuna kadar mücadele ettik. Bazen hayatta istediğiniz şeyler olmaz. Buradaki ekibin ilk Dünya Kupası'ydı. Tabii ki onun da tecrübesizliği vardı. İnşallah bundan sonraki süreçlerde hem Dünya Kupası'nda hem de Avrupa Şampiyonası'nda daha güzel başarıları ülkemize armağan ederiz.' açıklamasında bulundu.
Alfaro: Türkiye'ye karşı nasıl kazanabileceğimizi biliyordukParaguay Milli Takımı'nın teknik direktörü Gustavo Alfaro ise Türkiye'ye karşı nasıl kazanacaklarını bildiklerini ve bunu sahada uyguladıklarını söyledi.
Alfaro '16 yıllık hayalin 7 günde bitmesini istemedik ve bunu başardık.' dedi.
Heyecan içinde bir maç oynandığını aktaran deneyimli teknik adam, 'Oyuncularımın doğru bir kafa yapısıyla sahada ellerinden geleni yapacağına inanıyordum. ABD ile oynadığımızda daha farklı bir durum vardı, orada gol yemiştik ama bugün biz ilk golü attık. Futbolda yarın ne olacağı belli olmaz, bugün maçı kaybetmiş olsaydık o zaman çok büyük bir farkla Avustralya'yı yenmemiz gerekecekti. O açıdan Türkiye maçının çok önemli olduğunu biliyorduk. 'Oyuncularımı koruyun, birine saldıracaksanız bana saldırın.' demiştim. Çünkü oyuncuların inançlarını biliyordum, çok zor bir hafta geçirdik Sanki her şey yanlış gidiyor gibi bir hal vardı, Dünya Kupası'nda işler iyi gitmezse bedelini ödersiniz, elenirsiniz. 16 yıllık hayalin 7 günde bitmesini istemedik ve bunu başardık. Bittiği zaman çok üzücü olur ama bu futbol.' değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'yi çok iyi analiz ettiklerinin altını çizen Arjantinli teknik adam, 'Türkiye'ye karşı nasıl kazanabileceğimizi biliyorduk ve kazandık. Türkiye çok daha fazla topa sahip oldu, çok daha fazla gol şansı yakaladılar. Sonuç adil ya da değil diyebilirsiniz, rakip takım sayısal avantajını çok iyi kullanamadı. Burada mesela taktik diziliş değil oyuncuların ruhu. Bu maç zorsa Avustralya maçı daha zor olacak, pek çok oyuncumuz yok. Bütün maç boyunca rakibi savunmamız gerekti ama bunu yaptık çünkü Dünya Kupası'na gelmemiz 16 yıl sürdü. Hakan Çalhanoğlu, Arda ve İsmail arasında bir üçgen oluştu, bunu bozduk, Kenan Yıldız'ı da birebir bırakmak istemedik. Yıldız'ın bulunduğu bölgede alan savunması yaptık, Arda'da pas yapmaya çalıştığı zaman hep onu muhafaza altında tuttuk. En tehlikeli pozisyonlar sol kanattan geliyordu.' şeklinde konuştu.
'Paraguay'ın işinin bittiğini düşündüğünüz anda Paraguay'dan korkmak gerek' sözlerini kullanan Alfaro, 'Bir teknik direktör olarak yaşadığım en güzel günlerden biri oldu. Teşekkür edilecek olan ben değilim oyuncularım. Kendimize olan inancı geri kazandık. Buraya bir tarih yazmaya geldik, yazacağımız tarihin yeterince güzel olması için her türlü duyguyla mücadele etmemiz gerekiyor. Hakeme gelince bu maçları yönetmek çok kolay değil, yeni kurallar devreye sokuluyor. Bazen bazı şartlarda sonucun öyle de böyle de olabileceğini düşünüyorum. Her zaman her şey çok net olmayabiliyor. Oyunun bütün kuralları Paraguay için de geçerliydi.' açıklamasında bulundu.
Muhabir: Hilmi Sever





