İSTANBUL (AA) - Küresel yardım fonlarındaki kesintiler, Afrika'da çatışma ve insani kriz bölgelerinde kadınlar ile kız çocuklarına destek sağlayan kadın örgütlerinin faaliyetlerini olumsuz etkilerken, milyonlarca kişinin yararlandığı koruma, sağlık ve psikososyal destek hizmetlerini de riske atıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Biriminin (UN Women) 10 Temmuz'da yayımladığı 'Kırılma Noktasının Ötesinde' başlıklı rapor, küresel yardım fonlarındaki kesintilerin Afrika'da çatışma ve insani kriz bölgelerinde kadınlar ile kız çocuklarına destek sağlayan kadın örgütlerinin faaliyetlerini olumsuz etkilediğini ortaya koydu.

Rapora göre, milyonlarca kişinin yararlandığı koruma, sağlık ve psikososyal destek hizmetleri risk altında bulunuyor.

UN Women raporunun yanı sıra BM Nüfus Fonu (UNFPA), BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Uluslararası Kurtarma Komitesi (IRC), Norveç Mülteci Konseyi (NRC) ve Save the Children'ın son dönemde yayımladığı değerlendirmeler de Afrika'da milyonlarca kişinin yararlandığı koruma, sağlık ve psikososyal destek hizmetlerinin risk altında olduğunu ve kadınların öncülük ettiği kuruluşların benzer finansman sorunlarıyla mücadele ettiğini ortaya koyuyor.

UN Women İnsani Yardım Başkanı Sofia Calltorp, rapora ilişkin açıklamasında, kadınların öncülük ettiği sivil toplum kuruluşlarının özellikle Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) gibi kriz bölgelerinde uluslararası ekiplerin ulaşamadığı alanlarda faaliyet gösterdiğini belirtti.

Bu kuruluşlara ayrılan kaynakların azalmasının, çatışmaya bağlı cinsel şiddet mağdurları, yerinden edilmiş anneler ve eğitimden uzak kalan kız çocuklarına yönelik hayati hizmetlerin de azalması anlamına geldiğine dikkati çeken Calltorp, gerekli adımların atılmaması halinde dünyanın en ağır insani krizlerinde kadınlar ve kız çocuklarının yaşam mücadelesinin daha da zorlaşacağı uyarısında bulundu.

Yerel kadın örgütleri, kriz bölgelerinde ilk başvuru noktaları arasında yer alıyor

Çatışma ve krizlerden etkilenen 52 ülkede faaliyet gösteren 855 kadın örgütü ve kadın hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşunun katılımıyla hazırlanan ortak çalışmaya göre, Ocak 2025'ten bu yana en az 1 milyon kadın ve kız çocuğu hayati destek hizmetlerine erişimini kaybetti.

Kuruluşların yüzde 84'ü hizmet talebinin arttığını bildirirken, neredeyse her 10 kuruluştan 9'u mevcut ihtiyaçları karşılamakta zorlanıyor. Her 5 kuruluştan 2'si ise gelecek bir yıl içinde faaliyetlerini durdurma riskiyle karşı karşıya bulunuyor.

Afrika'nın birçok ülkesinde kadınların öncülük ettiği yerel örgütler, yalnızca hak savunuculuğu yapan kuruluşlar değil, aynı zamanda insani yardım faaliyetlerinin en önemli uygulayıcıları arasında yer alıyor.

Sudan'dan Somali'ye, KDC'den Sahel kuşağına kadar uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren bu kuruluşlar, uluslararası yardım ekiplerinin ulaşmakta zorlandığı bölgelerde kadınlar ve kız çocukları için güvenli alanlar oluşturuyor.

Kadın örgütleri, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarına psikososyal destek sağlıyor, sağlık hizmetlerine yönlendiriyor, hijyen kitleri ve temel ihtiyaç malzemeleri dağıtıyor, nakit destek programlarına katkı sunuyor ve kız çocuklarının yeniden eğitime kazandırılması için çalışmalar yürütüyor.

Bu örgütler ayrıca, hamile kadınların sağlık hizmetlerine erişiminden cinsel şiddet mağdurlarının korunmasına, geçim kaynaklarını kaybeden kadınlara ekonomik destek sağlanmasından erken yaşta evliliklerle mücadeleye kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor.

Afrika'da insani krizler kadınların yükünü artırıyor

Kadın örgütlerinin yarısı, ihtiyaç sahibi kadın ve kız çocuklarını bekleme listesine almak veya geri çevirmek zorunda kalırken, yüzde 65'i hizmetlerin sürdürülebilmesi için çalışanlarının ücret almadan görev yaptığını bildirdi.

Yardım çalışmalarında görev alan personel arasında tükenmişlik yaygınlaşırken, kadınlar ve kız çocuklarına yönelik güvenli alanların önemli bölümünde hizmet kapasitesi de giderek daralıyor.

Kuruluşların yüzde 48'i personel arasında tükenmişliğin arttığını belirtirken, yüzde 88'i hizmet sundukları kadın ve kız çocuklarının ruh sağlığında kötüleşme gözlemlediklerini aktardı.

Toplumsal cinsiyete dayalı şiddetteki artış, kadın örgütlerinin faaliyet gösterdiği birçok bölgede en önemli endişe kaynaklarından biri olmayı sürdürürken, kadınlar ve kız çocukları için oluşturulan güvenli alanların önemli bir bölümü kapatıldı veya bu alanlardaki hizmet kapasitesi ciddi ölçüde azaltıldı.

İstanbul'da metrobüs 15 Temmuz'da FSM Köprüsü'nü kullanacak
İstanbul'da metrobüs 15 Temmuz'da FSM Köprüsü'nü kullanacak
İçeriği Görüntüle

Finansman daralmasının etkileri, dünyanın en ağır insani krizlerinin yaşandığı Afrika ülkelerinde daha belirgin şekilde hissediliyor.

Sudan'dan Somali'ye uzanan ağır tablo

BM ve uluslararası insani yardım kuruluşlarının verileri, Sudan'dan Somali'ye, KDC'den Sahel kuşağına kadar birçok bölgede kadınların öncülük ettiği yerel kuruluşların, artan insani ihtiyaçlara karşın azalan kaynaklarla faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını ortaya koyuyor.

Kadınların öncülük ettiği insani yardım çalışmalarının en yoğun yürütüldüğü ülkelerin başında gelen Sudan'da, Nisan 2023'te başlayan savaş dünyanın en büyük insani krizlerinden birine dönüştü.

BM verilerine göre, ülkede yaklaşık 34 milyon kişi insani yardıma ihtiyaç duyarken, 9 milyondan fazla kişi ülke içinde yerinden edildi. UNFPA verilerine göre, 12,7 milyon kişi toplumsal cinsiyete dayalı şiddete karşı koruma ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyuyor.

Somali'de ise kuraklık, çatışmalar ve ekonomik kırılganlığın etkisiyle 2026 yılında 4,8 milyon kişinin insani yardıma ihtiyaç duyacağı öngörülüyor.

Ülkede 3,7 milyon kişinin üreme sağlığı hizmetlerine ihtiyacı olduğu belirtilirken yaklaşık 300 bin hamile ve emziren kadın, yetersiz beslenme ve sınırlı sağlık hizmetleri nedeniyle yüksek risk altında bulunuyor.

UNFPA ayrıca 2,5 milyon kadın ve kız çocuğunun toplumsal cinsiyete dayalı şiddet riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkati çekerken finansman açığının kadınlara yönelik sağlık ve koruma hizmetlerinin sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini vurguluyor.

KDC'nin doğusunda yıllardır süren çatışmalar da kadınlar ve kız çocuklarını en ağır biçimde etkileyen krizlerden biri olmayı sürdürüyor.

Silahlı grupların saldırıları nedeniyle milyonlarca kişinin yerinden edildiği ülkede, çatışmaya bağlı cinsel şiddet vakaları dünyanın en yüksek seviyeleri arasında yer alıyor.

Kadınların öncülük ettiği yerel kuruluşlar, özellikle Kuzey Kivu ve Güney Kivu'da psikososyal destek, hukuki danışmanlık, güvenli alanların oluşturulması ve sağlık hizmetlerine yönlendirme alanlarında insani müdahalenin temel unsurları arasında bulunuyor.

Benzer tablo, Sahel kuşağındaki Burkina Faso, Mali ve Nijer başta olmak üzere kıtanın farklı bölgelerinde de görülüyor. Güvenlik sorunları, zorunlu göç, iklim kaynaklı afetler ve uluslararası yardım kaynaklarındaki daralma, kadınların öncülük ettiği kuruluşların milyonlarca kadın ve kız çocuğuna ulaşmasını her geçen gün daha da zorlaştırıyor.


Muhabir: Gülsüm İncekaya

Kaynak: AA