Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Gençlik Aşkıyla Yeniden İstanbul" programındaki konuşmasına, katılımcıları selamlayarak başladı.

İstanbul'da gençlerle yüz yüze gerçekleştirdikleri bu programa, canlı bağlantıyla diğer 80 ildeki gençleri de misafir ettiklerini dile getiren Erdoğan, diğer şehirlerdeki gençlere de selamlarını ileterek, "Az önce gençlerimizi dinledik, demek ki oluyor ve biz yaptık. Onlar parlamentonun kapısını gençlerimize hep kapadılar ama biz kapıyı açtık. Bizimle birlikte yeni bir dünya ülkemizde kuruldu ve güç kazanarak devam ediyor." diye konuştu.

Aralarında bulunan belediye başkan adayları ile belediye meclis üyesi adaylarına başarılar dileyen, gençlerin Ramazan-ı Şerifi'ni de tebrik eden Erdoğan, "Rabbim'den bizleri ramazana ulaştırdığı gibi bayrama da sağlıkla huzurla esenlikle eriştirmesini diliyorum. Bu mübarek günlerde, Gazze başta olmak üzere dünyanın her neresinde yüreği kanayan, baskıya ve zulme maruz kalan bir kardeşimiz varsa Allah her birinin yardımcısı olsun." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, barışın, adaletin, kardeşliğin ve dayanışmanın hakim olduğu bir dünyayı görmenin herkese nasip olması temennisinde bulundu. Bunun için önce ellerindekilerin kıymetini bileceklerini, onlara sıkı sıkıya sarılacaklarını, sonra da arzu ettikleri dünyanın inşası için çok çalışacaklarını belirten Erdoğan, ülke ve millet olarak en büyük hazine olan İstanbul'un, bu mücadelenin de öncülüğünü yapacağına yürekten inandığını dile getirdi.

"Türkiye'de üye sayısı itibarıyla bizimle aşık atacak bir parti yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seslenerek, "Programlarımıza 'gençlik aşkıyla' diye başlıyoruz ya gerçekten gençlik aşkı başka bir şey. Gençlerimizle her buluşmamızda, onlardaki enerjiyi, heyecanı, coşkuyu, aşkı hissediyoruz. Sizlerin dinamizmi bizi de yeniliyor, güçlendiriyor." ifadelerini kullandı.

Son 4 yıldaki 55'inci gençlik buluşmasında gençlerle bir araya geldiğini aktaran Erdoğan, "Biz, birileri gibi gençlerimizle sadece seçimden seçime, sadece sandık ufukta görününce bir araya gelmiyoruz. Kendimiz, gençlik hareketinde yetiştiğimiz gibi Türkiye'nin en büyük gençlik yapılanmasına sahip partisinin de genel başkanıyım. Partimizin sadece gençlik kollarının üye sayısı, bizden sonraki ikinci partinin toplam üye sayısından fazla." diye konuştu.

Erdoğan, milletvekili Suat Pamukçu'nun Yeniden Refah Partisi'nden istifa edip AK Parti'ye katıldığını hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Geçenlerde partimize malum bir katılım oldu. Suat Pamukçu kardeşimizin katılımını yaptık. Birisi de 'Suat Pamukçu katılsa ne olur? Bizim zaten 250 bin üyemiz var dedi. Ya Hu senin 250 bin üyen var da AK Parti'nin üye sayısından haberin var mı? 11 milyon 500 bin üyemiz var. Böyle acemilik olur mu? Söylediği şeye bak. Bir milletvekilinin bize katılımı neymiş, kendilerinin 250 bin üyesi varmış. Demek ki bu matematik de bilmiyor, çok acemi. Bizim sayımız 11 milyon 500 bin üye. Şu anda Türkiye'de üye sayısı itibarıyla bizimle aşık atacak bir parti yok, ana muhalefet de dahil. Hepsini topla bir çuvala koy bizimle aşık atamazlar."

Şu anda parti yönetiminin tüm kademelerinden parlamentoya ve belediyelere kadar her konumda, gençlik kollarından yetişme arkadaşlarla çalıştıklarını belirten Erdoğan, "Çünkü bizim gençlik kollarımız, aynı zamanda ülkemizin en büyük siyaset okuludur. Böylesine büyük ve nitelikli bir gençlik hareketiyle birlikte çalışmaktan gurur duyuyoruz. Sağımda solumda işte gençler." dedi.

"Devralacağınız emanet çok büyüktür"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her an, her vesileyle gençlerle olduklarını, bu tür programlarda hem gençlerle karşılıklı sohbet edip güzel vakit geçirdiklerini hem de onlar için yapacaklarının ipuçlarını topladıklarını söyledi.

Ziyaret ettikleri her şehirde gözlerinin önce gençleri aradığını kaydeden Erdoğan, programlarda gençlerin coşkulu seslerini duyamazsa mahzunlaştığını dile getirdi.

Türkiye Yüzyılı vizyonunu gençlere armağan ettiklerini anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kendimizi, artık sizin vaktinizin misafiri olarak gördüğümüzü her fırsatta altını çizerek tekrarlıyoruz. Ülkemizin ve milletimizin geleceğini, gönül huzuruyla sizlere emanet edeceğimiz günler çok uzak değildir. İşte her iki tarafımda gençler var. Bir bayan, bir bay. Bunun için gençlerimizle sohbetlerimizde, kendilerini maddi ve manevi her alanda en iyi şekilde yetiştirmeleri tavsiyesinde bulunuyoruz. Manevi derinlikle tamamlanmamış maddi bilgi, faydasız bir yük gibidir. Her ikisi bir arada olacak ki hem sizlere hem ailenize hem milletimize yüksek katma değere dönüşebilsin. Devralacağınız emanet çok büyüktür. Ülke yönetimiyle birlikte coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızın, binlerce yıla sari medeniyet birikimimizin ifadesi olan kutlu dava bayrağının nöbetini sizler üstleneceksiniz."

"Cumhur İttifakı açık ara birinciliği göğüsleyecek"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gençlere seslenerek, şöyle konuştu:

"Unutmayınız, davası olmayanın sevdası da olmaz, aşkı da olmaz, vizyonu da olmaz. Bunu 14-28 Mayıs'ta hep birlikte gördük, yaşadık. Türkiye, bu seçimlerde büyük bir felaketin eşiğinden döndü. Gençlerimizin üzerinde en çok hesap yapılan seçimlerin başında 14-28 Mayıs seçimleri geliyordu. Aksi yöndeki tüm yönlendirme gayretlerine rağmen, bu seçimlerde ilk defa oy kullanan 5 milyon gencimizin yarısından fazlası bizi tercih etti. Saflarını Türkiye Yüzyılı'ndan yana belirleyen gençlerimizin her birine teşekkür ediyorum. Bu tablo, gençlerimize olan güvenimizi daha da güçlendirdi."

Şimdi önlerinde yeni bir sınama olduğunu vurgulayan Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde yine gençlerin desteği ve katkısıyla sandıktan milli iradenin en güçlü şekilde çıkmasını sağlayacaklarını belirtti.

"Cumhur İttifakı'na bu noktada her türlü desteği vermeye var mıyız? Sandıkları patlatıyor muyuz?" diyen Erdoğan'a gençler "Evet." yanıtını verdi.

Erdoğan, "Büyükşehriyle, ilçeleriyle, belediye meclisleriyle sandıkların tamamında Cumhur İttifakı açık ara Allah'ın izniyle birinciliği göğüsleyecek. Ne diyoruz? Üçlü olsun, güçlü olsun." dedi.

"Şeffaflıktan bahsedenlerin foyası her gün biraz daha ortaya çıkıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna karşılık muhalefetin de boş durmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sizlerin de takip ettiği gibi 14-28 Mayıs'taki sinsi oyunun bir benzerini, diğer bazı yerlerle birlikte İstanbul'da da tekrar kurdular. Balya balya dolarlar, balya balya avrolar, bu görüntülerinin ortada dolaştığı, hatta hatta ta Kandil'e kadar bunların gönderildiği bir dönemi yaşıyoruz. Rastgele konuşmuyorum, Kandil'e gidiyor ve gereği yapılıyor. Kimsenin itiraf edemediği gizli pazarlıkların döndüğü bir seçim süreci yaşıyoruz. Yıllardır ağızlarını her açtıklarında şeffaflıktan, dürüstlükten bahsedenlerin foyası, her gün biraz daha ortaya çıkıyor. Haftalardır, ne para kulelerinin makul ve mantıklı bir izahını yaptılar ne de gizli-kapaklı pazarlıkların arkasında neler olduğunu açıkladılar. Tutarsız, mantıksız, milletin, özellikle de siz gençlerin aklıyla alay eder ifadelerle bu skandalları gözlerden kaçırmaya kalkıştılar."

Gençlerin üzerinden yapılan darbe güzellemelerini, gençlere yönelik hakaretleri ise milletin yüzü kızararak seyrettiğini anlatan Erdoğan, "Tüm bunlarla sadece kendilerini rezil etmekle kalmadılar, aynı zamanda Türk siyaseti de kirlendi. Siyaset kurumuna olan inancı sarstılar." ifadesini kullandı.

Erdoğan, İstanbul'un son 5 senedir bir fetret devri yaşadığını herkesin bildiğini söyleyerek, "Trafik başta olmak üzere her alanda İstanbul geriye gitti, irtifa kaybetti. Meydanlarda söz veren ama tutmadığı sözler hatırlatılınca 'Unuttum.' diyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Fatih'in emaneti bu aziz şehrin 5 yılını heba edenlere bir kez daha aynı fırsatı vermemek gerekiyor." diye konuştu.

"Gençlerimizi ihmal edenleri biz de ihmal edeceğiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da büyükşehre, genç sayılabilecek bir kardeşlerini, Murat Kurum'u aday yaparak, gençlere olan güvenlerini gösterdiklerini dile getirdi.

İstanbul'u, depreme hazırlıktan ulaşım sorununun çözümüne her alanda Türkiye Yüzyılı belediyeciliğine hazırlamak istediklerini belirten Erdoğan, gerçek belediyecilik özlemi içindeki diğer şehirlerde de eser ve hizmet döneminin kapılarını aralamaları gerektiğini vurguladı.

Hepsinin ötesinde, belediyelerin kaynaklarını gençler için seferber etmeleri gerektiğinin altını çizen Erdoğan, giderek artan sayıda hizmete giren millet kütüphaneleri, gençlik merkezleri ve benzeri eserlerin her birinin adeta gençler için birer yaşam alanı olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni dönemde, önce gençlerimize verdikleri hizmetleri hakkıyla ifa edip edemedikleri gözüyle bakacağız, gençlerimizi ihmal edenleri biz de ihmal edeceğiz." dedi.

Konuşmasının sonunda Erdoğan gençlerle "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız. İri olacağız. Diri olacağız. Bu salondaki gibi kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız." sözlerini tekrarladı.

Gençlerin sorularını yanıtladı 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Gençlik Aşkıyla Yeniden İstanbul" programında gençlerin sorularını yanıtladı.

Moderatör Pelin Çift'in "Sayın Cumhurbaşkanım gençler, buradakiler 21-22 yaşında. Keşke bu yaşlarda olsaydım dediniz mi?" sorusuna Erdoğan, "Nasıl istemeyiz?" karşılığını verdi.

Erdoğan, bir gencin, "İstanbul'un her sokağında iziniz var, her köşesini tanıyorsunuz. Ara ara İstanbul'da mesai saatleriniz oluyor. İstanbul'a geldiğinizde özellikle gitmek istediğiniz bir yer var mı?" sorusu üzerine, şöyle konuştu:

"İstanbul'da eserlerimizde zaten dinleniyoruz. Mesela bunlardan bir tanesi, burada sık sık programlarımız oluyor, İstanbul Kongre Merkezi burası. Tabii bir de Atatürk Kültür Merkezi var. Atatürk Kültür Merkezi için de maalesef bu malum camia, solaklar, dediler ki; 'Burasını yapamayacaklar.' Biz Atatürk Kültür Merkezi'ni, geçmişinden çok daha iyisini, çok daha güzelini yaptık mı? Yaptık. Şimdi orada bütün eserler sergileniyor ve onları tabii izlemek için biz de oradaki programlara katılıyoruz."

Tekirdağ'ın gururu 57'nci Alay Tekirdağ'ın gururu 57'nci Alay

Cumhur İttifakı'nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum'un, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı döneminde İstanbul'da yaptığı eserler olduğunu kaydeden Erdoğan, "Ne onlar? Millet bahçeleri. Ama şimdi Ekrem efendi o millet bahçelerini bilmez. Atatürk Havalimanı'nın içerisinde millet bahçesine başlandı, onu mahkemeye götürdü ve oranın yapım sürecini durdurdu. Ama Allah'ın izniyle onu biz şimdi seçim sonrası yoluna koyacağız." dedi.

"Bu zat İstanbul'a bir şey katmadı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programdaki bir genç kızın arkasında yer alan Kız Kulesi silüetine işaret ederek, bu yapıyı da restore ettiklerini hatırlattı.

"Gençliğinizde İstanbul'da en fazla vakit geçirdiğiniz yer ile şu an İstanbul'da özlediğiniz yer aynı yer mi?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Aynı yer olur mu? İstanbul o kadar değişimden geçti ki bütün bu değişim süreci içerisinde yenilenen İstanbul'da, bu yenilenme harekatıyla beraber, o yenilenen yerlerde oraların son hali nedir, buna baktık ve son haliyle oraları gezip gördük. Şimdi üstümüzde bizim Muhsin Ertuğrul (İBB Şehir Tiyatroları Muhsin Ertuğrul Sahnesi) var. Bu Muhsin Ertuğrul ufacık bir yerdi. Biz burayı (İstanbul Kongre Merkezi) yaparken, orayı da yaptık. Onun için ne gösteriler yaptılar ama biz onların gösterilerine bakmadık, orayı yaptık, bitirdik ve tekrar tiyatroseverlerin hizmetine sunduk."

Pelin Çift'in "Sayın Cumhurbaşkanım, bana sanki siz Fatih, hani tarihi çok seviyorsunuz ya, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Ayasofya, oraları görmeyi daha ziyade tercih edermişsiniz gibi geliyor." değerlendirmesi üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Ayasofya'yı zaten onu son acı halinden, bu mevcut Ayasofya-i Kebir haline dönüştürdük. Tabii oraya gitmeden olmaz. Gidiyoruz ve Ayasofya'nın şimdi son halini görmenin mutluluğu, bahtiyarlığı içerisindeyiz. Bir taraftan da Sultanahmet bir başka güzel oldu. Süleymaniye hakeza öyle, Fatih'imiz hakeza öyle. Buraları gezmeden, görmeden olmaz. Eyüpsultan keza öyle. Dolayısıyla buralarda aynı şekilde gezerek görerek, son durumları nedir bunu da görüyoruz. İstanbul'da, tabii bizim bıraktığımız İstanbul aynen durmuyor. Çünkü bu zat İstanbul'a bir şey katmadı ki, verdiği bir şey yok. Sen bir İstanbullu olarak böyle bir şey gördün mü İstanbul'da? Biz CHP'yi çöp, çukur, çamur olarak hep tanımladık. Şu anda gene aynı. Bakıyorsunuz, şöyle bir asfalt dök ya. Yok, her taraf çukur. Ama inşallah pazar günü devran Allah'ın izniyle değişecek. İstanbullu bir 5 yıl daha bu adama İstanbul'u vermez. Şimdi biz 'Yeniden İstanbul.' diyoruz ve inşallah İstanbul'u gerçek sahiplerine teslim edeceğiz."

"Vatandaşlarımın İstanbul, Ankara, İzmir'de bunlara bir daha yol vermeyeceğine inanıyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gencin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile ilgili "CHP'nin başına gelen en trajikomik genel başkanın bay bay Kemal olduğunu düşünüyorduk. Fakat gelen gideni aratır derler, hakikaten de öyle de oldu. 'Daha kötüsü de varmış' dedik ne yazık ki. Gençlere darbe çağrısı yapan bir genel başkanla karşı karşıyayız. Bu durum gerçekten çok üzücü. Siz gençlerin demokrasiye nasıl sahip çıktığını, nasıl koruduğunu iyi biliyorsunuz. Biz bu ülkenin gençleri, asla meşru olmayan bir işe bulaşmayız. Gençlerle darbe kelimesini yan yana getirenlere hiçbir şekilde fırsat vermeyiz." değerlendirmeleri sonrası, "CHP'de bulunan bu demokrasi açığının kapatılmasına yönelik onlara ne önerirsiniz?" sorusuna, şu yanıtı verdi:

"Benim tavsiyem, pazar günü bunları bir daha dönmemek üzere sandığa gömmek. Bu salon, hepsi oy kullanacak değil mi? Buradaki genç kardeşlerim bunları bir daha dönmemek üzere eğer sandığa gömerse, zaten bay bay Kemal tekrar dönmek istiyor. Belki onun yolu da açılır. Vatandaşlarımın İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de bunlara bir daha yol vermeyeceğine inanıyorum."

"Miting meydanları maşallah çok iyiydi"

Bir diğer gencin "Yerel seçimlere giderken, gençlerle ilgili hiç kimse konuşamıyor. Bunun sizin gençlerle olan gönül bağınızla ilgisi olduğunu söyleyebilir miyiz? Sayın Cumhurbaşkanım, sizin biz gençlere olan bu ilginiz, sevginiz şaka mı?" sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle yanıtladı:

"Sakın şaka olmasın. Ben gençleri çünkü çok seviyorum. Hala gencim. Gençlere olan bu ilgim, alakam, sevdam, gençlerle olan aramızdaki muhabbet bizi güçlü kılıyor. Şu anda, şu seçim kampanyasında diğer genel başkanların hiçbirisi benim kadar ülkeyi dolaşmadı. Hepsi yan gelip yatıyor. Biz ise çalışıyoruz, işimiz var. Nedir? Yerel seçimler. İnşallah bu yerel seçimlerden de Türkiye genelinde inşallah en büyük oyu biz toplayacağız. Ama benim derdim İstanbul, Ankara, İzmir. Bunu halledersek, bunun tadına doyum olmaz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sunucu Pelin Çift'in, "Siz halkla iç içe olmayı ve göz temasını seviyorsunuz mitinglerde. Miting meydanları ne dedi bu seçim öncesi?" sorusu üzerine, "Miting meydanları maşallah çok çok iyiydi. Yağmur demediler, çamur demediler, kar demediler, meydanlara geldiler." dedi.

Çift'in, "Bu salonlardan geleceğin Recep Tayyip Erdoğanları çıkacak mı? Ne görüyorsunuz?" sorusuna ise Erdoğan, "Çıkmaz olur mu? Buradan Allah'ın izniyle ne Recep Tayyip Erdoğanlar çıkacak." ifadesini kullandı.

İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Gençlik Aşkıyla Yeniden İstanbul" programında, bir gencin soru sormasının öncesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve merhum sanatçı Ahmet Kaya'nın 29 Ekim 1998'deki konuşmalarından kesitlerin yer aldığı bir video izletildi.

Video gösteriminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Kaya'nın şarkısının dinletilmesini istemesi üzerine salondakilere, "Şafak Türküsü" isimli şarkı dinletildi.

Şarkının ardından, sunucu Pelin Çift'in "Efkarlandınız mı?" diye sorduğu Erdoğan, "Evet, Ahmet Bey ben cezaevine giderken, Kazlıçeşme'de son uğurlama programıma katılıp, orada bu şarkı, türkülerini söyledi. Ve yani bir dava, fikir insanı için böyle bir şeyin yapılması kabullenilemez diye. Tabi o günden bugüne, hatta ben Başbakanlığım döneminde Türkiye'ye nakli kubur ile getirmek istedim Ahmet Kaya'yı ama olmadı." dedi.

Programda, Medipol Üniversitesi Hemşirelik Bölümü mezunu Beyza Mollaibrahimoğlu, seçimlerde muhalefete destek veren sanatçılar linç yemezken AK Parti'ye destek veren sanatçıların linçlenmeye başladığını belirterek, "Özgürlükten uzak, geri kalmış bu insanlara ne söylemek istersiniz?" sorusunu yöneltti.

Erdoğan da soruyu şöyle yanıtladı:

"Özgürlükten uzak kalan, bu dünyada özgürlük mücadelesini verenlere karşı ayrı bir hakarettir, saygısızlıktır. Bir defa biz, özgürlük mücadelemizi hayatımızın son anına kadar sürdürmeye devam edeceğiz. AK Parti bu işin zaten bir numaralı, evelallah garantisidir. AK Parti bunun için var. Bunun için de yolumuza devam edeceğiz. Özgürlük mücadelesi bizim her şeyden önce benliğimizdir. Bu konudaki mücadelemizi de sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız. Ben ve arkadaşlarım bu mücadelenin yılmaz savaşçılarıdır."

"Ne zaman sel, afet böyle bir şey olsa bu beyefendi İstanbul'da değil"

Programa katılan gençlerden biri Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, 2019'daki yerel seçim sürecinde birilerinin "Biz İstanbul'un yönetimine gelirsek deprem sorununu 5 yılda çözeriz." dediğini hatırlatarak, "Büyükşehir Belediyesi İstanbul'a 5 yılda depremle ilgili hiçbir şey yapamaz mıydı?" diye sordu.

Erdoğan, her şeyden önce Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nde Murat Kurum'un daha önce görev yaptığı bakanlığın tamamen bu işlere baktığını, şimdi ise Mehmet Özhaseki'nin o işlerle ilgilendiğini söyledi.

Depremin sadece İstanbul'un problemi olmadığını dile getiren Erdoğan, deprem tehdidi altında olan 11 şehir bulunduğunu, bu 11'inden çoğunluğunun Kahramanmaraş, Hatay ve Malatya gibi büyükşehirler olduklarını kaydetti.

Bütün büyükşehirlerde Mehmet Özhaseki ve öncesinde de Murat Kurum ile çalışmaları yürüttüklerini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Fakat bunlar yapamazlar. Niye yapamazlar? Her şeyden önce dertli olacaksın. Dertli olmadığın müddetçe bu deprem bölgelerinde gereği yapılmaz, yapamazsın. Şu anda İstanbul'daki zat dertli değil. Ne zaman sel, afet böyle bir şey olsa bu beyefendi bir defa İstanbul'da değil. Nerede, bakıyorsunuz kayakta. Nerede, bakıyorsunuz farklı farklı yerlerde istirahatte, aşacağı iş değil. Ama Murat Kurum öyle değil, Murat Kurum tamamıyla ilinde yatıyor, ilinde kalkıyor ve çalışmalarını burada sürdürüyor. Bakın gün geçmiyor ki biz metrobüslerde bir sıkıntı yaşamayalım, gün geçmiyor ki yanan otobüslerden sıkıntı yaşamayalım. Niye? Dert yok dert, önce bir defa dertli olmadan bu iş aşılmaz. Ben belediyeyi CHP'den aldım. CHP'den aldığım zaman belediyenin elindeki otobüsler neydi biliyor musunuz? Macaristan'ın 'Ikarus' otobüsleri vardı, rezalet. Ne klima sistemi var ne şuyu var ne buyu...İçine zaten girdiğiniz zaman pislikten geçilmiyordu. Dedik ki 'Ya bunları değiştirmemiz lazım.' Hemen Mercedes'e geçtik, hemen yine öbür tarafta daha modern otobüslere geçtik."

"Onları zaten Altılı Masa'da millet cezalandırdı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gençlerin siyasette önünü açtığını, siyasi ve hukuki anlamda bir çok adımın öncüsü olduğunu belirten bir başka genç Erdoğan'a, önünde 4 yılı aşkın bir siyasi dönem olduğunu ve bu dönemde gençlerle yakın çalışmalarına devam edip etmeyeceği sorusunu yöneltti.

Bu konuda hiç şüphe olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Tabii ki gençlerle, bu makamda olayım olmayayım o ayrı bir konu, ama partimin genel başkanı olduğum sürece onların yanında olmaya devam edeceğim. Tüm birikimlerimi, tecrübemi, her şeyimi gençler için harcayacağım. Gençler için bu yolda onların önünü açmaya yardımcı olacağım." yanıtını verdi.

Bir başka genç ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vermiş olduğu demokrasi, özgürlük ve bilhassa inanç özgürlüğü mücadelesinde yanlarında olmayanların bugün kazanımlardan pay çıkarmaya çalıştıklarını belirterek, bu konu hakkındaki düşüncelerini sordu.

Erdoğan, soru üzerine şunları söyledi:

"Şimdi gıyaplarında onlara bir şey söylememiz doğru olur mu? Onları zaten Altılı Masa'da millet cezalandırdı. O Altılı Masa'da olanlardan şu anda parlamentoda olan var mı? Yok. Millet cezalandırdı ve ne dedi; 'Hadi bakalım siz şimdi bir apartman katında kalın.' Bay Bay Kemal bir apartman katında misafir, diğerleri, nerede olduğu belli değil. Ama biz yoldayız, milletimiz bize 'Durmak yok, yola devam.' dedi."

Soruların ardından AK Parti Gençlik Kolları tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan için hazırlanan şarkı seslendirildi.

Kaynak: AA