Prof. Dr. Kadıoğlu: Türkiye'de tropikal hastalıklar için polikliniklerin kurulması gerekecek

Küresel ısınma nedeniyle tropikal hastalıklarda bir artış gözlendiğini belirten İTÜ İklim Değişikliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, 2080 yılına kadar sıtmanın tüm Avrupa'ya yayılması beklendiğini ifade etti. Kadıoğlu, "Türkiye'de tropikal hastalıklar için polikliniklerin kurulması gerekecek. Şu an Dünya Sağlık Örgütü, Türkiye'nin güney bölgesini sıtma bölgesi olarak gösteriyor. Bu daha da kuzeye doğru yayılacak" dedi. Enfeksiyon ve Tropikal Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Şiran Keske ise sıtma virüsünü taşıyan sivrisineğin, iklim değişiklikleri ve havaların ısınmasıyla birlikte daha kolay yayılmaya başladığını vurguladı.

24 Ağustos 2022 Çarşamba 09:46
Prof. Dr. Kadıoğlu: Türkiye'de tropikal hastalıklar için polikliniklerin kurulması gerekecek

Küresel ısınmayla birlikte Türkiye'de de farklı tür böcek ve sinekler görülmeye başladı. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iklim değişikliğine bağlı olarak kene, sivrisinek gibi hayvanlardan insanlara geçen sıtma benzeri tropikal hastalıkların arttığını söyledi. Kadıoğlu, sel, orman yangınları, sıcak hava dalgaları nedeniyle hastalık taşıyan böceklerin daha uzun yaşadığını belirterek, "Küresel iklim değişikliğinin neden olduğu aşırı hava olayları var. Bu da afetlere neden oluyor. Sel, orman yangınları, sıcak hava dalgaları gibi. Özellikle hava sıcaklığı arttıkça, daha erken havalar ısınıp daha uzun süre sıcak kaldıkça, böcekler de daha erken ortaya çıkıyor. Bunların larvaları, yumurtaları daha uzun süre yaşıyor. Bunlarda değişim gösterenler de var. Mesela kene gibi. Normalde kene muhteşem bir hayvan. Karbondioksit ölçmek gibi yetenekleri var. Ama son yıllarda hayvanlardan insanlara geçen zooteknik hastalıklarda kenenin başlıca rolü oynuyor. Lyme hastalığı gibi hastalıklar bu kadar yaygın değilken, şimdi kene ile birlikte çok büyük artış var. Dünyanın en tehlikeli hayvanı olan, yılda 1 milyon insan öldüren sivrisinekler de aynı şekilde aşırı yağışlarda daha çok yayılıyor. Sıcaklıklar da uygun olduğu zaman daha uzun süre hayatta kalıyorlar. Bunlar insanlarda sıtma gibi hastalıklara neden oluyor" ifadelerini kullandı.


"DAHA FAZLA TROPİKAL HASTALIK, SITMADAN ÖLÜMLER, YILAN SOKMASI GÖRÜYORUZ"

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, 2080 yılına kadar sıtmanın tüm Avrupa'ya yayılması beklendiğini ifade ederek, "Türkiye'de tropikal hastalıklar için polikliniklerin kurulması gerekecek. Şu an Dünya Sağlık Örgütü, Türkiye'nin güney bölgesini sıtma bölgesi olarak gösteriyor. Bu daha da kuzeye doğru yayılacak. Havaların ısınması, böceklere, sineklere, çıyanlara, akreplere yarıyor. Artık insanların hiç görmediği böceklerle karşılaşıyorsunuz. Sadece böcekler değil, polenler de öyle. Eskiden ormanlarda olmayan böcekler ve çiçekler de ortaya çıktı. İklim değişikliği sadece sıcaklık ve yağış demek değil, iklimle beraber her şey değişiyor. Daha fazla tropikal hastalıklar, daha fazla sıtmadan ölümler, yılan sokması olaylar görüyoruz" şeklinde konuştu.


"SITMA VİRÜSÜ TAŞIYAN SİVRİSİNEK İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE KOLAY YAYILMAYA BAŞLADI"

Enfeksiyon ve Tropikal Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Şiran Keske ise, sıtma virüsünü taşıyan sivrisineğin, iklim değişiklikleri ve havaların ısınmasıyla birlikte daha kolay yayılmaya başladığını belirterek, "Yine bir başka etken kenelerle bulaşan ve ülkemizde de görülen 'Kırım Kongo Kanamalı Ateş' virüsü de havaların ısınmasından, kenelerin hareketinden etkilenebilen virüslerden biri. Bu tip enfeksiyonlar, ortalama sıcaklıkların artmasıyla çok paralellik gösteriyor. Doğrudan doğanın işgali ya da içine yayılmasıyla birlikte de burada daha önce hiç karşılaşmadığı virüslerle karşılaşmaya başlıyor" dedi.


"HAYVANLARIN ÜSTÜNDEKİ VEKTÖRLERDEN DE İNSANLARA GEÇEBİLİYORLAR"

Doç. Dr. Şiran Keske, hastalıkların hayvanlardan insanlara genellikle aracı bir vektörle (kene, sivrisinek, pire) bulaştığını belirterek, "Bildiğimiz gibi son dönemlerde hem Çin'de hem Güneydoğu Asya'da hem de başka bölgelerde yeni yeni virüsler duymaya başlıyoruz. İnsanlarda daha önce hastalık yaptığını bilmediğimiz virüsler. Bunlar küresel ısınmanın etkileriyle ilişkili. Diğer taraftan teknolojik gelişmelerle birlikte insanlar, virüsleri, enfeksiyonları daha iyi tanımlamaya başlıyorlar. Bu da tabii ki hastalıkların tanımlanmasını arttıran bir faktör. Bunların bazıları muhtemelen yıllar önce de, geçmişte de hastalık yapmış virüslerdir ama, o zamanlar bunları henüz bilmiyorduk. Hayvanlardan insanlara genellikle aracı bir vektörle bulaşır. Bunlardan bir tanesi örneğin keneler. Keneler sığırlar üzerinden bu virüsü alıp insana bulaştırabiliyorlar. Yine sivrisinekler, tarihteki en önemli salgınları yaptı. Veba hastalığı da hayvanların üzerindeki pirelerden insanlara geçerek ortaya çıkan bir hastalıktı. Hayvandan doğrudan geçebileceği gibi, hayvanlarla birlikte yaşayan bu tip vektörlerden de insanlara geçebiliyorlar" diye konuştu. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.