Mide kanseri veya gastrik kanser, sindirim sistemi organlarından midenin herhangi bir parçasından gelişebilen bir kanser türüdür. Mide kanseri en sık görülen kanserler sıralamasında erkeklerde 5. kadınlarda ise 6. en sık görülen kanser olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüm dünyada her yıl yaklaşık 900.000 insan mide kanseri nedeniyle ölmektedir. En sık 60 yaş sonrası insanlarda ortaya çıkar.

Risk Faktörleri

- Mide kanserli hastaların çoğu 60 yaş veya üzerindedir. Erkeklerde kadınlara göre daha fazla gelişmektedir. Asya ve Afrika toplumunda Amerikan toplumuna göre daha fazla görülmektedir.

- Beslenme alışkanlığı önemli rol oynar. Tütsülenmiş, tuzlanmış, turşuya basılmış veya aşırı tuzlu yiyeceklerden zengin yiyecekleri yiyenlerde mide kanseri gelişme riski artmaktadır. Diğer taraftan taze sebze meyvelerin yenilmesi, yüksek doz C vitamini alımı, sarımsak, yeşil çay bu hastalığa karşı koruyucu olabilmektedir.

- Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.

- Midede iltihaba ve diğer problemlere sebep olan durumlar da mide kanserine sebep olabilir.

- Geçirilmiş mide ameliyatı, kronik atrofik gastrit (mide yüzeyinin uzun süreli iltihabı), pernisiyöz anemi (mideyi etkileyen ve vitamin B12’nin emilim bozukluğuyla giden bir kan hastalığı), adenomatöz polipler ve ailesel poliplerde mide kanseri gelişme riskini arttırmaktadır.

- Helikobakter pilori enfeksiyonu kanser vakalarının %30'una yol açmakta olmasına karşın, midesinde bu enfeksiyonu olan birçok hastada mide kanseri gelişmez.

- Aşırı kilolu olmak bazı kanser türlerinde riski artırır. Mide kanseri bunlardan biridir.

- Ailede görülmüş olması da mide kanseri riskini artıran unsurlardandır.

- Beslenme şekli ve mide kanseri arasındaki ilişki

Fazla tuz kullanılması, taze sebze ve meyveden fakir, nişasta ve şekerden zengin beslenme, gıdaların piştikten sonra uzun süre bekletilerek tüketilmesi, mide kanserine yakalanma riskini artırıyor. Yiyeceklerin saklanış biçimi de mide kanseri sıklığını artırıyor. Konserve, salamura veya tütsülenerek saklanan besinlerin tüketimine dikkat edilmelidir. Özellikle et ürünlerinin salamurası yapılırken nitrat ve nitrit tuzları kullanılmaktadır. Bu tuzlar ısıtma sırasında veya mide içinde güçlü kanser yapıcı maddelere dönüşürler. Olumsuz şartlarda saklanan ve bayat gıdalarda bulunan bakteri ve küf mantarlarıyla karşılaşması sırasında da bu kanser yapıcılar ortaya çıkabilir. Mide kanseri açısından pişirme yöntemlerinin de önemlidir. Besinlerin direkt ısı kaynağı ile temasının olduğu yöntemler, ızgara ve döner gibi aşırı pişirilmiş ve yanık besinlerin aşırı tüketilmesi mide kanseri sıklığını artırır.

Mide kanserinden korunmak için beslenme ve yaşam stiline dikkat

- Tütsülenmiş, salamura edilmiş ve aşırı tuzlu yiyeceklerden uzak durun.

- Etin yanmışı daha lezzetli olur demeyin. Kırmızı et, tavuk ve balığı dengeli tüketin.

- Çayı çok sıcak içmeyin. Sıcak, soğuk içecekler ve yapay yiyeceklerden uzak durun.

- Sigara ve alkolü bırakın.

- Düzenli egzersiz yaparak ideal kilonuzu koruyun.

- Gastrit ve ülseri ihmal etmeyin.

- Havanız suyunuz temiz olsun.

- Vücudunuza duyarlı olun, erken uyarı olabilecek belirtileri gözden kaçırmayın. Mide şikayetlerinizi önemseyin ve hekim yardımına başvurun.

- C vitamininden zengin meyve ve sebzeleri bol bol tüketin.

Belirtiler

Mide kanserinin erken dönemlerinde çok az belirti olabilir. Bunlar,

- Hazımsızlık ve mide rahatsızlığı,

- Yedikten sonra şişkinlik hissi,

- Hafif bulantı,

- İştah kaybı,

- Mide ekşimesi şeklinde olabilir.

Daha ileri kanser bulgusu olabilecek şikayetler arasında,

- Karın üst veya orta kısmında rahatsızlık,

- Kanlı dışkı (siyah, katran gibi koyu ve çok pis kokulu dışkı görünür, melena olarak isimlendirilir),

- Kusma veya kanlı kusma (kahve telvesi gibi tarif edilir, hematemez ismi verilir),

BİTMEYEN OMUZ AĞRILARININ GİZLİ SEBEBİ; “OMUZ SIKIŞMASI SENDROMU”
BİTMEYEN OMUZ AĞRILARININ GİZLİ SEBEBİ; “OMUZ SIKIŞMASI SENDROMU”
İçeriği Görüntüle

- Kilo kaybı,

- Ağrı ya da yedikten sonra midede şişkinlik,

- Halsizlik ya da hafif bir anemi (kırmızı kan hücrelerinde bir eksikliği) ile ilişkili yorgunluk sayılabilir.

Tanı ve evre

En kesin tanı yöntemi endoskopidir. Ucunda kamera olan bir boruyla mideye girilmesinden sonra, gözlemlenen ur oluşumuna biyopsi uygulanır. Kesin tanı konması için biyopsi kaçınılmazdır. Baryumlu mide grafisiyle tümörler görülebilir ancak kesin tanı koymak için yeterli değildir. Hastalığın yaygınlığını belirlemek için, bilgisayarlı tomografi, kemik sintigrafisi ve PET-CT gibi diğer görüntüleme metotları kullanılabilir. Mide kanseri, tümörün (T) barsak duvarları içinde ilerlemesi, lenf nodlarındaki tutulum (N) ve uzak organlara yayılmasına (M) göre evrelendirilir.

Tedavi

Mide kanseri tedavisi gastroenterolog (sindirim sistemi hastalıklarında uzman olan doktorlar), cerrahlar, tıbbi onkologlar, radyasyon onkologları, patologlar, radyologlar ve nükleer tıp uzmanlarından oluşan bir konsey tarafından multidisipliner tümör konseyinde değerlendirilerek yapılmalıdır. Konsey tarafından tedavisi planlanan hastaların onkolojik sonuçlarının daha iyi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Tedavi yöntemi seçimi başlıca midede tümörün yeri ve hastalığın evresine bağlıdır. Mide kanseri tedavisi ameliyat, kemoterapi, biyolojikterapi ya da radyasyon tedavisi gerektirebilir. Bazı hastalar kombine bir tedavi görmektedir.

Mide kanserinde hastanın mide kanseri dışı hastalıklarına bağlı olarak yada tümörün yayılımından kaynaklanan teknik sebeplere bağlı olarak ameliyat edilememesi dışında, bütün evreleri için ameliyat seçilecek tedavi yöntemidir. Hastaların büyük çoğunluğunda ise cerrahiyi takiben radyoterapi ve kemoterapinin eş zamanlı tedavisi (adjuvan tedavi) uygulanır. İlerlemiş yaş ve mide kanseri dışı hastalıları nedeniyle ameliyat edilemeyenlerde ilk tedavi eş zamanlı radyoterapi ve kemoterapi olabilir. Ayrıca tümörün yaygınlığına bağlı olarak teknik nedenlerle hasta ameliyat edilemiyorsa önce eş zamanlı uygulanan radyoterapi ve kemoterapi (neoadjuvan tedavi) sonrası tümör küçültülerek ameliyat edilebilir. İlerlemiş metastatik hastalıkta kemoterapi ve biyolojik tedaviler seçenek olarak kullanılabilen tedavi seçenekleridir. Radyoterapi ayrıca kanser ve metastazlarının neden olduğu ağrı, kanama ve diğer problemleri azaltmak için palyatif amaçlı verilebilir.