KARS (AA) - Ani Ören Yeri'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kafkas Üniversitesi işbirliğinde tarihi eser ve kalıntıların gün yüzüne çıkarılması amacıyla başlatılan arkeolojik kazı ve koruma çalışmaları devam ediyor.
Tarih boyunca Bagratlı Hanedanlığı, Bizans, Büyük Selçuklu, Gürcü Krallığı, Moğollar, İlhanlılar, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlı Devleti'nin hüküm sürdüğü, geçmişte Hristiyan ve Müslümanların yan yana yaşadığı ören yerinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kafkas Üniversitesi işbirliğindeki kazı çalışmaları bu yıl 6 noktada yapılıyor.
Sanat tarihçileri, arkeologlar, mimarlar ve restoratör mimarların da aralarında bulunduğu 100 kişilik ekiple yürütülen çalışmalarda, toprak altındaki tarihi yapı ve eserlerin gün yüzüne çıkarılması amaçlanıyor.
Bu kapsamda Selçuklu Çarşısı'nda kazı çalışması yapan ekip, bölgede 5 büyük küplü erzak deposuna rastladı.
Küplerin boyu 1 metreyi aşıyorAni Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammet Arslan, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kars Üniversitesi ortaklığıyla 2026 yılında yapılan kazı, koruma ve çevre düzenlemesi çalışmalarına devam ettiklerini söyledi.
Arslan, bu sezon 6 farklı noktada kazı çalışması yaptıklarını belirterek, 'Selçuklu Çarşısı, Selçuklu konutlarında iki alan, Selçuklu Mezarlığı ve Bezirhane'de devam eden kazı çalışmalarımız var. Bunun dışında yine kazı ekibi olarak yürüttüğümüz konservasyon çalışmalarımız devam etmekte ve çevre düzenleme çalışmaları kapsamında da sur içi yürüyüş yollarının yapımına devam ediyoruz.' dedi.
Nisanda başlattıkları sezonun 31 Aralık'a kadar devam edeceğini anlatan Arslan, şunları kaydetti:
'Kazı çalışmalarımız kapsamında Selçuklu Çarşısı'nda yeni bir erzak deposunu ortaya çıkarmış olduk. Bu durum Ani kazıları için bir ilk değil, daha önceki çalışma sezonlarında da benzer erzak depolarını ortaya çıkarmıştık. Bunlar tamamen bakliyat gibi kuru gıdaları muhafaza etmek için oluşturulmuş odalar ve bu depoda da konik kürevi kap formunda 5 ayrı 'pitos' dediğimiz büyük küplere ulaştık. Küpler neredeyse 1 metreyi aşan boylara ve 50 santim çapında ağızlara sahip. Pişmiş topraktan sırsız olarak üretilmişler ve üzerlerine de aplike olarak S kıvrımlarının işlendiğini görüyoruz.'
Muhabir: Cüneyt Çelik




