Gazze, insanın kanını donduran, dehşetler içerisinde bırakan, insanlık öldü dedirten hikâyelerle dolu.
Kelimelerin kifayetsiz kaldığı, sözlerin sükût ettiği gerçekler Gazze’de yaşanıyor.
İşte bunlardan bir tanesi var ki; bu kadar da olmaz dedirtecek kadar ibret verici.
Aslında bu, Alman köpeğinin değil, sahipsiz olan Gazzeli Hamitler' in hikâyesi
Hamit milyonlarca Gazzeliden sadece bir tanesi.
Defalarca yerinden edilen, açlık ve susuzluğa terk edilen Hamit…
Zulmün en acımasızca yaşandığı bu dönemde Gazzeli Hamit’in yanına bir Alman Kurt köpeği gelir. Olmayan ekmeğini bölüşür onunla, sıkı bir arkadaşlık kurar. Bundan sonra Hamit nerede köpek orada… Sahibi bulunamayınca köpeğe Garip ismini verir. Hamit kurulan bu dostluğu bir gün sosyal medya hesabından paylaşır. Bir anda bu paylaşım viral olur. 5 milyon kişi izler. Tam 7 dile çevrilir. Arap medyasında, bazı uluslararası dergilerde haber konusu bile yapılır.
Avrupa sivil toplum kuruluşları Alman köpeği için harekete geçer. Sahiplenmek isteyenlerden tutun köpek için yardımda bulunmak isteyenlere kadar kaygı ve tedirginlik yüz binlere ulaşır.
Köpeğin yaşadığı yeri, güvende olup olmadığını öğrenmek isteyen batılı hayvan sever kuruluşlar bir şekilde irtibata geçip Hamit’ten bilgi isterler.
Hamit beraber yaşadığı Alman Köpeğinin ve çadırın fotoğraflarını gönderir.
Köpeğin güvende olmadığını, yaşam koşullarının kötü olduğunu düşünen bu kuruluşlar Alman kurdu için endişelenirler. Hatta onu Gazze’den güvenli bir şekilde tahliye etmek için yollar aramaya koyuluyorlar.
Tabi ki defalarca mesajlaştıkları Gazze’li Hamit’in durumunu kimse sorma gereği bile duymaz.
Çünkü onların gözünde Müslüman Hamitlerin bir Alman köpeği kadar kıymeti yoktur.
Bu paylaşımı sosyal medyada görünce 2015 yılında ki Paris saldırısında ölen 17 kişi için 50 ülkenin devlet başkanın protesto için Paris’te kol kola yürüdükleri hatırıma geldi. Paris cumhurbaşkanı Francois Hollende Elysee Sarayının merdivenlerinde taziyeleri kabul etmişti.
Bugün Gazze’de binlerce katledilen, milyonlarca yerlerinden yurtlarından edinen insanlar için harekete geçemeyen BM denilen içi boş işlevsiz bir kuruluş var.
Bugün Gaze’de paramparça olmuş çocuk cesetleri için başını döndürüp bakmaya korkan İslam devlet başkanı müsveddeleri var.
Dalgaların sahile attığı balık ölümleri için bilim adamları bir araya gelip sebebini araştırdıkları gibi dalgaların sahile attığı 9 yaşında ki Suriyeli göçmen Vail için kimse bir şey yapmamıştı. Bugün de yapmıyorlar. Yarın da söz konusu Vailler ve Hamitler olunca yapmayacaklar. Kuduz köpek gibi her yere saldıran Netenyahu için önlem almayacaklar.
Gazze mezarlığının üzerine rezidanslar, iş yerleri yapmayı hayal eden, çıbanın başı, tasmalı köpek İsrail’in sahibi ABD devlet başkanı Trump başa geldiğinde, İlerde kendisine saldırılacağını da düşünmeden, milyon dolarlara varan, adeta uçan saray diye anılan uçağı hediye eden bir İslam devleti neyi hedeflemişti acaba? Yeni efendilerine hoş geldin mesajımıydı bu. Milyar dolarlık rüşvetle bana dokunma diye haraç ödeyen Arap Ülkeleri bugün kardeşleri ve dindaşları için dut yemiş bülbül gibiler. Korkmaları kendi halkları, sattıkları dineri için değil ha kendi koltukları için.
Kısaca; gelinen son noktada Gazze kanın gözyaşının oluk oluk attığı, kuşların bile terk ettiği, aç olan köpeklerin insanları yemek için fırsat kolladığı, insanların ölmemek için ot yemek zorunda kaldığı bir yer oldu.
Gazze’ de paramparça olmuş bedenler, İslam âleminin parçalanmış halini yansıtırken her gün enkaz yığınları arasında kılınan cenaze namazları aslında ölmüş, ruhsuz, tepkisiz bu ümmetin cenaze namazıdır.
Peki, yarın torunlarımıza Gazzeli Hamitlerin, çığlık atan Ayşelerin, yok mu kimse deyip bağıran Hasanların, Hüseyinlerin durumunu nasıl izah edeceğiz. Siz hiç mi bir şey yapamadınız? Yardımlarına niye koşmadınız? diye sorduklarında Elimizden bir şey gelmedi mi diyeceğiz. Yoksa Alman Köpeğinin kurtarılmasını bekledik diyip başımızı yere mi eğeceğiz?
Yer yarılsa da içine girsem diyeceğiz. Biliyor musunuz?