ANKARA (AA) - Batu, AA muhabirine, İsrail'in 1915 olaylarına ilişkin iddiaları tanıma yönündeki adımının 7 Ekim sonrası Türkiye'ye karşı devreye sokulan diplomatik bir hamle olduğunu, Ankara'nın Tel Aviv yönetimini bölgesel bir sorun olarak konumlandırmasının İsrail tarafında ciddi rahatsızlık oluşturduğunu değerlendirdi.
Türkiye'nin Gazze sürecindeki tavrının yalnızca açıklamalarla sınırlı kalmadığını, ekonomik alanda da somut sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Batu, 'Birleşmiş Milletler'de ve diğer platformlarda Türkiye, İsrail'e karşı sesini en çok çıkaran ülke oldu. Bunun da İsrail tarafında bir karşılık bulduğunu, yakından izlendiğini görüyoruz.' dedi.
'Türkiye'nin Gazze diplomasisi İsrail'i rahatsız etti'Batu, Gazze'deki insani krizin ve soykırıma varan sürecin ilk dönemlerinde dünya kamuoyunda yeterince karşılık bulmadığını, bu dönemde Türkiye'nin meseleyi uluslararası gündeme taşıyan başlıca ülkelerden biri olduğunu söyledi.
İsrail'in yalnızca Gazze'de değil, Lübnan, Suriye ve bölgenin farklı noktalarında da saldırgan bir politika izlediğini belirten Batu, Türkiye'nin buna karşı yalnızca ikili kriz diliyle hareket etmediğini ifade ederek, 'Türkiye, Gazze savaşı sonrasında meseleyi yalnızca ikili ilişkiler düzleminde ele almadı. İsrail'in sadece Gazze, Suriye ya da Türkiye açısından değil, bütün bölge açısından güvenlik sorunu oluşturduğu tezini öne çıkardı. Özellikle Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yürüttüğü diplomasiye baktığımızda bunu görüyoruz. Türkiye bu konuda ciddi başarı elde etti ve bu strateji İsrail'in canını yaktı. Dolayısıyla İsrail'in buna bir karşılık verme ihtiyacı hissettiğini görüyoruz.' şeklinde konuştu.
Batu, İsrail'de bazı liberal ve sol çevrelerin uzun yıllardır 1915 olaylarının 'soykırım' olarak tanınması yönünde çağrılar yaptığını ancak Türkiye'nin bölgesel konumu ve İsrail'in güvenlik denklemindeki yeri nedeniyle bu meselenin bugüne kadar ertelendiğini kaydetti.
'1915 olayları Türkiye'ye karşı silahlaştırılıyor'Batu, 'Bu karar, altında insani bir saik bulunmayan, Türkiye'ye zarar verme amacı taşıyan bir hamle olarak öne çıkıyor. 1915 olaylarının bu şekilde silahlaştırılması, iki ülke arasındaki stratejik dengenin ciddi biçimde kırıldığını gösteriyor.' ifadelerini kullandı.
Batu, 'Burada İsrail'in kendi adına feda ettiği başka bir şey daha var. Holokost'un İsrail açısından oturduğu müstesna bir yer var. Kendilerini dünyada en çok zulme uğrayan halk olarak konumlandırdıkları bir anlatı var. 1915 olaylarını Türkiye'ye karşı siyasi bir silah olarak kullanmaya çalışırken bu müstesnalığı da aşındırmış oluyorlar.' değerlendirmesinde bulundu.
İsrail'in Gazze nedeniyle uluslararası mahkemelerde karşı karşıya kaldığı suçlamaları perdelemek için bu başlığı gündeme taşıdığını savunan Batu, 'Bu karar, Türkiye'ye zarar verme hesabıyla alınmış, bölgesel gerçeklikleri düşünmeyen nobran bir karar. Başbakanınız ve eski savunma bakanınız uluslararası mahkemelerde yargılanırken böyle bir yola gitmek, stratejik olarak yerinde olmayan ve İsrail'in dünyada kendisini konumlandırdığı noktayı da baltalayacak bir adım.' değerlendirmesinde bulundu.
'İsrail, Azerbaycan hattında da kırılganlık oluşturdu'Batu, İsrail'in Gazze savaşından bu yana bölgedeki gelişmeleri 'çözüme kavuşturulmuş meseleler' gibi sunduğunu ancak sahadaki tablonun bunu doğrulamadığını söyleyerek, 'Hizbullah, İran ve Gazze meselelerini hallettiklerini iddia ettiler, fakat böyle olmadı. Şimdi sıra diplomatik açıdan çok da enikonu düşünülmemiş bir kararla diplomatik saldırıya geçmeye geldi. İsrail şu anda durmadan kendisine yeni cepheler açıyor. Bu yalnızca 1915 olaylarına yönelik iddialarla sınırlı kalmayabilir. Türkiye aleyhine Batı basınında ve farklı mecralarda yeni kampanyalar ve girişimler de görebiliriz.'
Batu, İsrail'in 1915 olayları üzerinden attığı adımın yalnızca Türkiye ile ilişkiler bakımından değil, Azerbaycan-Ermenistan dengesi açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkati çekti.
Karabağ Savaşı sonrası oluşan tablonun Ermenistan açısından eski söylem ve politikaların sürdürülebilir olmadığını gösterdiğini belirten Batu, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın bu meselede doğrudan taraf olmamayı tercih etmesini 'stratejik bir duruş' olarak değerlendirdi.
Batu, 'Bu sözde soykırım silahının Türkiye'ye karşı kullanılması aslında Ermenistan'a yarayan bir mesele değil. Paşinyan burada stratejik bir duruş sergiledi. Meselenin dışına çıktı. Konum belirtmemek burada en akıllıca yöntem oldu.' dedi.
İsrail'in uzun yıllardır Azerbaycan'la güçlü bir angajman yürüttüğünü ve bunun stratejik ortaklığa dönüştüğünü hatırlatan Batu, 'İsrail'in bu tutumu Azerbaycan'la ilişkileri üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu. Bu karar, Azerbaycan ile ilişkilerini de kırılgan bir zemine çekti. Gazze'de yaşanan soykırım sonrasında Azerbaycan'ın iki tarafla da güçlü ilişki yürütmesinin sınırlılıkları olacağı zaten belliydi. İsrail'in bu hamlesi bizi o noktaya getirdi.'
'Türkiye'yi İran'la aynı denkleme yerleştirmek hata'İsrail'de son dönemde Türkiye'nin bölgede İran'ın yerini aldığına yönelik değerlendirmelerin yapıldığını aktaran Batu, bu yaklaşımın gerçekçi olmadığını ve İsrail'in bölgesel okumalarının ciddi hatalar barındırdığını söyledi.
İsrail'in sahada saldırganlıkla sonuç almaya çalıştığı yaklaşımı diplomatik alana da taşıdığını belirten Batu, 1915 olaylarına ilişkin iddiaların tanınması yönündeki adımın da bu yanlış okumanın parçası olduğunu dile getirdi.
Batu, 'İsrail, saldırganlıkla bölgede meseleleri çözmeye çalıştığı gibi, bunun diplomatik alandaki yansımasını da 1915 olayları üzerinden göstermeye çalışıyor. Ancak Türkiye'yi İran gibi konumlandıran bu retoriğin İsrail'in kendi aleyhine ciddi sonuçları olabilir. Bu hamlenin İsrail açısından olumsuz yansımaları olacaktır.' diyerek sözlerini tamamladı.
Muhabir: Şule Özkan




