$ DOLAR → Alış: 5,34 / Satış: 5,36
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,09

“Haydi Abbas Vakit Tamam”

YAĞMUR TANYILDIZ’ın haberi için tıklayınız…

“Haydi Abbas Vakit Tamam”
  • 04.09.2018
  • 430 kez okundu

“Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.”

 

 

“Yaş otuz beş, yolun yarısı eder” deyip yolu tamamlayamadan 46 yaşında hayata veda eden Cahit Sıtkı’yı tanımayanımız yoktur. Yalnızlığın, hüznün, romantizmin şairi olan Cahit Sıtkı’nın pek çok şiiri, tıpkı “Otuz Beş Yaş” şiiri gibi zihinlerin bir yerlerine kazınmış ya da adını bilmediğimiz şiirlerinin can yakan dizelerinden kimileri mıh gibi saplanmıştır yüreğimizin bir yerlerine. İşte şairin o şiirlerinden birinin “Haydi Abbas Vakit Tamam” şiirinin öyküsünü bugün sizler için derledik…

1. Askerlik döneminin en güzel ürünü

Diyarbakır’ın köklü Pirinççizadeler ailesinden olan, edebiyatımızın en güçlü kalemlerinden Cahit Sıtkı iyi bir eğitim alır ve çeşitli gazetelerde, dergilerde öyküler, şiirler yazar. Eğitim için gittiği Fransa’dan, 2. Dünya Savaşının çıkmasıyla geri döndüğünde Ege’nin küçük kentlerinden birinde askerliğini yapar. Ünlü “Haydi Abbas” şiiri, işte bu askerlik döneminin belki de en güzel ürünüdür.

2. Bir masal kahramanı Abbas

Yıl 1941… Cahit Sıtkı Edremit-Ilıca, Sahil Muhafaza Taburunda yedek subay olarak başlar askerliğine. O yıllarda yedek subay sayısı az olduğundan her yedek subaya bir emir eri verilmektedir. Birliğine gittiğinde bölük yazıcısından künye defterini isteyen Cahit Sıtkı, kendisine emir eri seçmek için sırayla isimlere bakarken birden bir isim dikkatini çeker. Abbas oğlu Abbas… Bu isim şairimizi çocukluk günlerine götürür ve büyükannesinden dinlediği bir masalı anımsatır.

3. Sevgilini ne kadar uzakta olursa olsun, alıp getirir

Askerliği bittikten sonra 1944 yılında Cumhuriyet Gazetesine yazdığı bir yazı, Türk şiirinde efsane olacak şiirinin yani “Haydi Abbas” şiirinin özüdür aslında. Çocukken büyükannesinden dinlediği bir masaldan söz ederek başlar yazı: “”aktiyle, bilmem ne memlekette hüküm süren bir padişahın oğlu, ancak rüyada gördüğü servi boylu, sırma saçlı, mavi gözlü, son derece dilber bir kıza aşık olur ve sevgilisini bulmak ümidiyle yollara düşer. Bütün aşk masallarında olduğu gibi başına bir sürü felâketler gelecektir, pek tabii değil mi? Aşk demek imtihan demektir. Ancak serden geçip yardan geçmeyen muradına nail olur. Bereket versin, daha ilk adımı bizim sevdalı şehzadeye uğurlu gelir. Bir kuyunun yanından geçerken, takatten düşmüş, ak saçlı bir ninenin kuyudan su çekmeğe uğraştığını görünce dayanamaz, koşar, ninenin suyunu çeker. Buna son derece memnun kalan kadıncağız, şehzadenin sırtını okşar ve saçından kopardığı iki teli ona vererek der ki: Oğlum, başın darda kaldığı zaman bu iki kılı birbirine çakarsın; bir dudağı yerde, bir dudağı gökte bir Arap çıkar karşına! Korkmayasın. Adı Abbas’tır. Karnın mı acıkmış; Abbas, demen kafi. Derhal sana mükellef bir sofra kurar. Yırtıcı hayvanlar arasında mı kaldın? Abbas’tan başka kimse kurtaramaz seni. Uykusuz gecelerde yârin hicranı ile mi yanıyorsun? Abbas ne güne duruyor? Sevgilini ne kadar uzakta olursa olsun, alıp getirir seni şad eder. Bu iki kılı iyi muhafaza et oğlum. Onlar sayesinde selâmete çıkacaksın.”

4. Midyatlı Abbas oğlu Abbas

Cahit Sıtkı, büyükannesinden dinlediği ve etkilendiği bu masalı hiç unutmamıştır. Olayın devamını gazetedeki yazısında şöyle anlatır şairimiz: “Bölüğü içtima ettirip gözüme kestirdiğimi seçmeğe gönlüm razı olmadı. Bölük yazıcısından künye defterini istedim. Şu Anadolu’muz ne zengin memleket yarabbi! Pötürgeli Hasanlar, Aksekili Ömerler, Akçaabatlı Hakkılar, Malatyalı Osmanlar, Erzincanlı Mehmetler, neler de neler! Kim bilir, bu Anadolu uşaklarının her birinde ne cevherler vardır! Yaprakları çevirmeğe devam ederken, Abbas oğlu Abbas ismi gözüme ilişti. Durdum, bu sahifeye daha muhabbetle eğildim. 331 doğumlu, Midyat’ın Cobin köyünden. Masaldaki Abbas aklıma geldi. İçimden: “Acaba?” dedim ve kendi kendime gülümsedim. Vakit öğleydi. Bölük talimden dönmüş olmalıydı. Nöbetçi çavuşu çağırttım, yemekten sonra, Abbas oğlu Abbas’ı bana göndermesini tembih ettim.”

5. Sen benim emir erim olur musun?

Öğle saatlerinde kapı çalınır. Karşısında civan mert, yiğit biri selam çakıp, “Abbas oğlu Abbas, emret komutan!” der. Aslında sakat eli yüzünden çürüğe ayrılmış bir askerdir Abbas. Aralarında söyle bir konuşma geçer:
– Nerelisin?
– Memleket Mardin, kaza Midyat komutan.
– Sen benim emir erim olur musun?
– Sen bilir komutan!
Askere eşyalarını toplamasını ve kendi evinin altındaki boş yere taşınmasını söyleyen şairimiz, zamanla Midyatlı bu askerin zekiliği ve sıcaklığından etkilenir. Abbas her sabah erkenden kalkar Cahit Sıtkı’nın tüm ihtiyaçlarını ondan herhangi bir istek gelmeden düşünüp yerine getirir. Zamanla aralarında komutan-asker ilişkisinden daha güçlü bir dostluk bağı oluşur Cahit Sıtkı’yla Abbas’ın. Bu saf ve temiz Anadolu çocuğundaki sadakat ve temiz yürekten çok etkilenen Cahit Sıtkı zaman zaman karşısına alıp dertleşir onunla ve bu Anadolu çocuğunun ruhundaki gizli şeyleri keşfeder.

6. Bana sevgilimi kaçırıp getirir misin?

Akşamları rakı sofrasını kurup en güzel kızartma ve mezeleri hazırlar Abbas komutanına. Aralarındaki duygu bağları iyice güçlenir. Yıldızlı bir yaz gecesinin bir keyif sofrasında, çakır keyif Cahit Sıtkı’nın aklına önce İstanbul, sonra da Beşiktaşlı sevgilisi düşer.
– Sen İstanbul’u bilir misin Abbas?
– Bilir komutan.
– Orada bir Beşiktaş var bilir misin?
– Bilir komutan! Ben orada acemi birlikteydim.
– Orada benim bir sevgilim var. Sen bana kaçırıp onu getirir misin?
– Elbet komutan!

7. Beşiktaşlı sevgili

Bu arada şairin “u meltemli geceler/Su sesi, ay ışığı/Uzayan türküleri/Cırcır böceklerinin,
Bu cümbüş, bu muhabbet/Bu tatlı uykusuzluk/Hep senin şerefine/Esmer güzeli yârim…” dediği Beşiktaşlı sevgiliden de bahsedelim: Cahit Sıtkı’nın “Beşiktaşlı sevgili” dediği, şiirindeki sevgilinin de yazdığı aşk mektupları gibi hayali olduğu söylenir. Ancak Cahit Sıtkı’nın teyzesinin oğlu, Avukat Reşid İskenderoğlu 1993 yılında yayımladığı anılar kitabında, yıllar sonra ‘Beşiktaşlı Sevgili’nin izini bulduğunu, kendisi ile görüşmek istediğini, ancak olumsuz yanıt aldığını anlatır. 2004 yılında 93 yaşında hayata gözlerini yuman, anne tarafından şairin akrabası olan Vedat Günyol’un anlattığına göreyse Cahit’in yıllarca gönlünde bir sır gibi sakladığı Beşiktaşlı sevgili meğerse kendisinin kız kardeşi Mihrimah Hanım imiş… Bunu, yıllar sonra, bir gün birlikte Paris’te dolaşırlarken Cahit Sıtkı bizzat Vedat Günyol’a itiraf etmiş. Vedat Günyol o gün çok hayıflanmış; “Ah Cahit, keşke o zaman söyleseydin, seni kız kardeşimle evlendirmeye çalışırdım” demiş.

8. Ben gidecek sana sevgiliyi getirecek

Biz tekrar Cahit Sıtkı ile Abbas’a dönelim, o keyif akşamının ertesi güne… Sabah olur Cahit Sıtkı bakar ki Abbas yeni asker kıyafetleri giymiş, tıraş olmuş hazırlanmış. Cahit Sıtkı sorar:
– Hayırdır Abbas neden böyle hazırlık yaptın?
– Ben İstanbul’a gidecek komutan!
– Ne yapacaksın sen İstanbul’da?
– Sen söyledi bana. Ben gidecek sana sevgiliyi getirecek!

9. Yüreği sevgi dolu Anadolu çocuğu

Gözlerindeki hüznü ve gözyaşlarını gizlemek istercesine arkasını dönüp kapıyı çarpar ve çıkıp gider Cahit Sıtkı. Fakat bu mert askerin, yüreği sevgi dolu Anadolu çocuğunun samimiyeti ve sıcaklığından duygulanır. Akşam olur. Ağaç altında rakı sofrası kurdurur yine ve Abbas’ı karşısına oturtur. Birlikte yer içerler ve Cahit Sıtkı o meşhur şiirini kağıda döker!

10. Haydi Abbas Vakit Tamam

Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.

Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.

Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana.

Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan…

 

Derleyen : Yağmur TANYILDIZ

2019’da hedef 182 milyar dolarlık ihracat
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, 2019’da öncelikli hedeflerinin 182 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmak olduğunu belirterek, "Güçlü olduğumuz...
Taşınma Mart itibariyle tamamlanmış olacak
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, "İstanbul Havalimanı'na taşınma işlemleri devam ediyor. Mart itibarıyla inşallah tamamen bitmiş olacak" dedi.
Milli Savunma Bakanlığı’ndan ‘sıfır atık’ projesine destek
MİLLİ Savunma Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen 'sıfır atık' projesine...
Karadeniz’de batan geminin kaptanının cansız bedenine ulaşıldı
KARADENİZ'de, Samsun açıklarında batan Panama bayraklı 'Volgo Balt 214' isimli kuru yük gemisinin kaptanı Azeri uyruklu Turbat İsmayilov'un (47) cansız...
Tekirdağ’da 42 göçmen yakalandı
Tekirdağ'ın Marmara Ereğlisi ilçesinde, yasadışı yollardan Yunanistan'a geçmek üzere minibüs ile sınıra götürülen Pakistan, Afganistan ve Bangladeş uyruklu 42 ...
Suriyeli savaş mağduru ailelere gıda ve yakacak yardımı
Suriye'nin İdlib kenti kırsalındaki savaş mağduru ailelere gıda ve yakacak yardımı yapıldı.
Balık fiyatları arttı, ilgi azaldı
İzmit Balık Pazarı'nda geçen aya göre yükselen balık fiyatları tezgahlara olan ilgiyi azalttı.
Mardin’de ele geçirilen patlayıcı imha edildi
Mardin'in Ömerli ilçesinde jandarma ekiplerinin düzenlediği operasyonda terör örgütü PKK'ya ait 150 kilo patlayıcı madde ele geçirildi.
Ölü sayısı 79’a yükseldi
Meksika'da petrol boru hattındaki patlamada ölü sayısı 79'a yükseldi
Minibüs devrildi: 17’si öğrenci, 21 yaralı
Aksaray'da atletizm turnuvasından dönen lise öğrencilerini taşıyan minibüsle başka bir minibüsün çarpışması sonucu 17'si öğrenci, 21 kişi yaralandı. Yaralıların sağlık...
İstanbul Havalimanı’nın taşınma tarihi duyuruldu
İstanbul Havalimanı'na taşınma tarihleri dünyaya resmen duyuruldu
Şiddetli yağmur ürünü azalttı, fiyatları artırdı
İzmir'de aralıklı olarak iki haftadır süren sağanak, tarlaları sular altında bıraktı. Soğuk ve yağışlı hava, pazar tezgahlarındaki ürün miktarının azalmasına...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Yörük çalgısı ‘cura’yı yaşatmak için mücadele ediyor

Burdur'un Gölhisar ilçesinde yaşayan emekli öğretmen Necati Arslan, Yörük çalgılarından curayı ustası ve icracısı olarak yaşatmaya çalışılıyor.

Kapat