İSTANBUL (AA) - ÖMER FARUK MADANOĞLU - İsrail hapishanelerinde yaklaşık 31 yıl tutuklu kalan Filistinli Osman Said, hapishaneden çıktıktan sonra kendisini tamamen farklı bir dünyanın içinde bulduğunu belirterek, İsrail saldırıları altındaki Gazze'yi dünyanın bu kadar yalnız bırakmasına üzüldüğünü ve şaşırdığını söyledi.

Said, İçeri Bak İnisiyatifi tarafından düzenlenen medya bilgilendirme toplantısında AA muhabirine yaptığı açıklamada, 20 yaşındayken Filistin'de tutuklandığını, 31 yıl sonra ise bambaşka bir yaşta ve farklı bir dünyaya çıktığını ifade etti.

7 Ekim 'Aksa Tufanı Operasyonu' sonrası gerçekleşen esir takasıyla hapishaneden çıktıktan sonra yeni bir dünyayla karşılaştığını dile getiren Said, 'Hiç şüphesiz yeni bir dünyaya çıktım. Yeni değerlerin olduğu bir dünyaya çıktım. Farklı bir yaşta çıktım. Dolayısıyla dışarıdaki hayatın bütün düzeni farklı. Ben Filistin'de 20 yaşındayken hapse girdim. Şimdi ise başka bir yerdeyim, farklı bir yaştayım ve dünyanın farklı bir dönemindeyim. Bütün bunlar insanda bir tür yabancılık hissi oluşturuyor.' diye konuştu.

- 'Davamın haklı olduğuna inanıyorum'

Said, tahliye edildikten sonra ilk yapmak istediği şeyin tedavi görmek olduğunu belirterek, sağlık durumunun özel ilgi gerektirdiğini söyledi.

Yaklaşık 31 yıllık hapishane hayatına sabretmesini sağlayan en önemli unsurun davasına olan inancı olduğunu vurgulayan Said, 'Kısacası, her şeyin Allah'ın takdiri olduğuna inanıyorum. Ben kadere iman eden bir insanım. Benim kaderim de bu süre boyunca bu hapishanede bulunmaktı. Davamın haklı olduğuna ve önemli bir dava uğruna tutuklandığıma inanıyordum. Her fedakarlığın ve her sabrın Allah tarafından ecir ve sevapla karşılık bulacağına olan inancım da bana bu süreçte güç verdi.' ifadelerini kullandı.

Said, hapishanede en çok hissettiği mahrumiyetin özgürlüğün kendisi olduğunu dile getirerek, esaretin insanı hayatın her alanından uzaklaştırdığına dikkati çekti.

Mahrumiyetin farklı şekillerde yaşandığını bildiren Said, 'Mahrumiyet birçok şekilde kendini gösterir. Bunlardan biri, ailenizin sevinçlerine ve acılarına ortak olamamaktır. Esaret döneminde ailemden bazı insanlar vefat etti ve onlara veda etme imkanım olmadı.' şeklinde konuştu.

Hapishanede en çok özlediği şeylerden birinin Mescid-i Aksa olduğuna değinen Said, 'Doğrusu biz, toplumsal davalara ve büyük meselelere bağlı olacak şekilde yetiştirildik. Mesela ramazan ayında Mescid-i Aksa'ya gitmeyi özlerdim. Çocukken ramazanın büyük bir kısmını Aksa'da geçirirdim. Bazen de dışarıda kalan arkadaşlarım direnişe katıldığında, onların yanında olup mücadele etmeyi isterdim.' dedi.

- 'Dünyanın bundan biraz daha iyi olduğunu sanıyordum'

Said, esaret hayatının özlem ve mahrumiyet duygularıyla iç içe geçtiğinin altını çizerek, hapishanede birçok duyguyu psikolojik olarak aynı anda yaşayabildiğini kaydetti.

Kağıt karton ambalaj sektörü, ilk yarıda 528,8 milyon dolarlık ihracata ulaştı
Kağıt karton ambalaj sektörü, ilk yarıda 528,8 milyon dolarlık ihracata ulaştı
İçeriği Görüntüle

Hapishanede bulunduğu yıllarda dış dünyada yaşanan gelişmeleri tamamen takip edemediğini söyleyen Said, 'Doğrusu yaşanan olaylar beni çok şaşırtmadı. Çünkü yeni tutuklanan mahkumlar sürekli hapishaneye geliyordu. Onlardan dışarıda neler olduğunu duyuyordum, dış dünyada yaşananlardan haberdar oluyordum.' dedi.

Dışarıdaki gelişmeleri duymakla onları bizzat yaşamanın aynı olmadığını ifade eden Said, hapishaneden çıktıktan sonra günlük hayatta karşılaştığı yeniliklere kısa sürede alıştığını dile getirdi.

Said, kendisini en çok etkileyen gelişmenin Gazze'nin içinde bulunduğu durum olduğunun altını çizerek, 'Beni belki de en çok şaşırtan şey, Gazze'nin yaşadığı terk edilmişlik ve yalnız bırakılmışlık oldu. Ben dünyanın bundan biraz daha iyi olduğunu sanıyordum.' diye konuştu.

Kaynak: AA