Sezonu Kasım ayında bitiren Beşiktaş için Türkiye Kupası finali olmak ya da olmamak maçıydı.

Kasım ayında havlu atan ve taraftarına kahır sezonu yaşatan Beşiktaş için Türkiye Kupası finali, yılın tek maçıydı!

Serdar Hoca'nın kadro tercihine bakıldığında Necip ısrarı başına dert açsa da sonuca bakılınca kupayı kazanmış olmak bu hatayı unutturdu.

Muleka, özellikle topsuz oyunda yaptığı mücadele ile takım arkadaşlarının sürekli kaleyi yoklamasına yol açtı.

Özellikle Muçi ve Gedson'un yerlerinin oyun içinde ve oyuncuların kendi tercihleri ile değişmesinin ne kadar etkili olduğunu Salih Uçan'ın attığı golde gördük. Gedson orta saha veya forvet arkasında koşmak haricinde etkili olamıyor ve sol tarafta etkili oluyorken tercih edilmemesi anlaşılır gibi değil!

Sezonun bitmesine en çok sevindiğim konulardan biri de artık umarsız ve duygusuz Aboubakar tercihlerinden kurtulduk! Bu kadar duyarsız ve umarsız olmasına rağmen Türkiye Kupası finalinde sahaya Aboubakar'ı sürmek inanın ki akıl tutulması!

Dünya derbisi diye kandırılarak kötü örneklerin sergilendiği GS-FB derbisinin ardından soru işaretleri barındıran hakemin de hakemlik yapmak aklına gelince hızlı ve tempolu bir maç sonucunda Beşiktaş, hak ettiği bir sonuçla Türkiye Kupası'nı kazandı.

Bu maç Beşiktaş için o kadar önemliydi ki, geleceğin inşaasının başlangıç noktasıydı.

Karakartal, sezonu kapatmamalı ve ne kadar kötü de olsa müzesine kupa götürmeliydi ve de götürdü.

Emeği geçen herkese teşekkürler.

Hem kupa kazanıldı, hem gelecek sene Avrupa Kupalarına gitme hakkı kazanıldı, hem de çekemeyenlerin yüzünü ekşimsi hale getirdi!

Tebrikler...