ANKARA (AA) - İklim krizinin önüne geçebilmek için küresel ölçekte elektrifikasyon hamlesine ihtiyaç duyulurken, küresel ısınmayı 1,5 derece sınırında tutabilmek adına nihai enerji tüketiminde elektriğin payının 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarılması gerekiyor.
Avustralya merkezli iklim araştırmaları kuruluşu Climate Resource'un 'Elektrifikasyon ve 1,5°C Patikası' başlıklı raporu, bu hedefe ulaşmak için ulaşım, sanayi ve binalarda elektrik kullanımının yaygınlaştırılmasının önemini ortaya koyuyor.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, nihai enerji tüketiminde elektriğin payı 2000'de yüzde 17 iken 2025'te yüzde 23'e ulaştı. İklim hedefleri doğrultusunda bu oranın 2030'da yüzde 28'e, 2035'te ise yüzde 35'e yükselmesi gerekiyor.
Ancak mevcut politikaların sürdürülmesi halinde elektriğin payının 2035'te yüzde 30'da kalacağı tahmin ediliyor. Ekonomik açıdan rekabetçi teknolojilerin devreye alınmasıyla bu oranın yüzde 33'e çıkarılabileceği belirtilirken, yüzde 35'lik hedefe ulaşmak için kalan 2 puanlık farkın altyapı yatırımları ve finansmana erişim yoluyla kapatılması gerekiyor.
Karbon bütçesi daralıyorDünya Meteoroloji Örgütü (WMO) verileri, 2026-2030 döneminde ortalama sıcaklığın 1,5 dereceyi aşma olasılığını yüzde 75 olarak açıklıyor.
Rapora göre, küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlandırma olasılığını yüzde 50'de tutmak için kalan karbon bütçesi 2026 başında yaklaşık 130 gigatona geriledi. Mevcut emisyon oranları devam ederse, bu bütçe yaklaşık 3 yıl içinde tamamen tükenebilir.
Senaryolar, küresel sıcaklık artışının 2040'larda ortalama 1,7 dereceye ulaştıktan sonra 2100'e kadar yeniden 1,5 derecenin altına inebileceğini gösteriyor.
Bu süreçte yenilenebilir enerjiye geçiş de hız kazanıyor. Rapora göre, temiz enerjiden elektrik üretiminin 2035'te 32 petavatsaate ulaşması beklenirken, fosil yakıtlara olan talepte belirgin bir düşüş öngörülüyor. 2035'e kadar kömür talebinin yüzde 68, petrolün yüzde 23 ve doğal gazın yüzde 19 azalacağı tahmin ediliyor.
Raporda, 2025'te devreye alınan büyük ölçekli yenilenebilir enerji projelerinin yüzde 90'ından fazlasının yeni fosil yakıtlı santrallerin en düşük maliyetli örneklerinden daha ucuza elektrik ürettiği kaydediliyor.
Elektrikli araçların payı artıyorUlaşım sektörü, elektrifikasyon potansiyelinin yüksek olduğu alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Rapora göre, küresel enerji talebinin yüzde 20'sini oluşturan kara yolu taşımacılığında elektrifikasyon oranı henüz yüzde 2 seviyesinde bulunuyor.
Buna karşın, elektrikli araçların yeni otomobil satışlarındaki payı hızla artıyor. Dünya genelinde 2015'te yüzde 1'in altında olan bu oran, 2025'te yüzde 25'e ulaştı. Böylece geçen yıl satılan her 4 yeni otomobilden 1'i elektrikli oldu.
Ülke ve bölge bazında 2025'te yeni araç satışlarında elektrikli araçların payı Norveç'te yüzde 97, Çin'de yüzde 53, İngiltere'de yüzde 35, Avrupa Birliği'nde yüzde 27, Türkiye'de yüzde 22 ve ABD'de yüzde 10 olarak gerçekleşti.
Raporda, elektrikli araç filosunun 2035'e kadar 5 ila 6 kat büyüyerek 480 ila 510 milyon adede ulaşacağı öngörülüyor.
Muhabir: Hümeyra Ayaz





