Merhaba Başak Hanım, Sancı adında bir şiir kitabı çıkarttınız. Bu kitabın yolculuğu nasıl başladı?

Merhaba, lise dönemlerimden itibaren sürekli yazıyorum. Aslında yirmili yaşlarımda ilk kitabımı çıkartacaktım ama bu döneme kısmetmiş. Kitabımın her şeyi hazırdı. Hatta elimde ansiklopedi yapabilecek kadar şiir var fakat ben sadece son 6 ayda kendimden ve etrafımdaki duygulardan etkilenerek hızlandırılmış bir şekilde kitabı çıkarmaya karar verdim. Zaten hep aklımda olan bu proje için daha fazla beklemenin manasız olduğunu düşündüm.

Yazarların çoğu roman ya da kişisel gelişim tarzında kitaplar çıkarıyor. Neden şiir kitabı?

Çünkü benim eğilimim o yönde. Her bir şiir aslında kocaman bir yaşanmışlığı, belki de bir ömrü anlatır. Aslında okuyan da kısa bir hikayeye şahitlik etmiş olur ve mutlaka kendinden bir şeyler bulur. Roman yazdım ama henüz çıkarmadım. Çünkü nasıl şiir kitabımın bir albüm projesi varsa çıkaracağım romanında film olma zamanı geldiğinde hayata geçireceğim.

Bize şiir kitabınız için düşündüğünüz albüm projesinden biraz bahseder misiniz?

Nostalji  müzikler beni her zaman çok etkilemiştir bu nedenle aralarından seçtiğim ve aslında 7’den 70’e tüm insanların sevdiği pop arabesk o eski şarkılarımızla sesine ve kapasitesine güvendiğim çok değerli ses sanatçılarımız ve oyuncularımızın  şiirlerimi seslendirmeleriyle dinleyebilecekleri bir albüm oluşturmak hedefim.

35B85432-C2C3-4BAB-935E-33C318B11E22

Şiirlerinizi kimlerin seslendirmesini isterdiniz? 

Aslında çok istediğim birkaç isimle anlaştım ve seslendirecekler.

Ama ben aykırılığı sevdiğim için herkesin şiir okuyacağını tahmin etmeyeceği sanatçılarımız şuan dikkatimi daha fazla çekiyor.

Sancı’yı yazarken ne tür müzikler dinlediniz?

Genelde Fransızca müzikler dinledi, hem çok seviyorum hem de Fransızcam yok. Dolayısıyla duyduğum kelimelerden etkilenmek istemedim.

Cem Adrian dinledim, sesi beni çok hüzünlendiriyor

Daha çok hangi duyguya yönelik şiirler yazıyorsunuz?

Sancı yarım kalmış aşkları anlatan bir ayrılık kitabı. Tüm şiirlerimi ben satırlar haline getirmiş olsam da bu kadar derin ve hazin duyguların hepsini ben yaşamadım. Çevremden, çok yakın dostlarımdan ve onların şahit olduğum ilişkilerinden de çok etkilendim.

Kitabın adı neden “Sancı”?

Bir gün en yakın arkadaşıma kitabın adına henüz karar veremediğimi söylediğimde, bana bir şiir yazar mısın dedi ve o dönem biraz sancılı zamanlar geçiriyordu. Ben de ona bir şiir yazdım ve adını sancı koydum. Öyle olunca dedim ki “kitabın adı da o zaman “Sancı” olsun.”

IMG_4709

İkinci bir kitap daha gelecek mi?

İkinci kitap mutlaka gelecek ama roman mı gelir yoksa yine şiir kitabı mı onda kararsızım.

Yazdıklarınızla birinin hayatına dokundunuz ya da kaderini değiştirdiniz. Elinizdeki kalem size ne ifade ediyor?

Ben yaşamımın her anlamda özgürlüğüne düşkün bir kadınım. Ve yazmak, özgürce, tüm duygularımı kimse beni izlemeden, yargılamadan, hesapsızca, bembeyaz boş bir kağıtla paylaşmak gibi hissettiriyor. Aslında kalem beni ifade ediyor; yani özgürlüğümü, boş kağıtlarda beni dinleyen bir dost gibi. Şiirlerimde yaşadığı duygularla baş etmeye çalışan gururlu ve güçlü biri var. Tam olarak ben varım çünkü ben de her ne kadar acı çeksem de baş edemediğim her olay karşısında asla renk vermeden ve bunu kimseye hissettirmeden atlatmaya çalışan biriyim.

Nasıl bir ailede büyüdünüz? 

Aslında tam olarak büyüdüğüm söylenemez. Çok ilgili ve birbirine düşkün bir ailede büyüdüm. Babam eğitime çok önem veren biriydi. Annem ise sosyalleşmemiz konusunda bize çocukluğumuzdan bu yana hep yön gösterdi.

Yazma tutkunuz çocukluktan mı geliyor?

İlk şiirimi 16 yaşında yazdım. Küçük bir flörttü hatta şuan Türkiye’nin en önemli sanatçılarından biri… Ben hayatımın her döneminde yazmıyorum. Üç ay boyunca yazıyorum zaten bir kitap çıkıyor, sonra belki aylarca hiç yazmıyorum.

Başka neler yapıyorsunuz?

Ben marka ve eğitim müdürüyüm. Asıl mesleğim bu. Luxury markaların birçoğunun Türkiye’de hem marka müdürlüğünü hem de ekiplerini kurarak eğitmenliğini yaptım. Şuan yalnızca kitabım ve kitabımın albümüyle ilgileniyorum.

IMG_3950

Hayatınızın kalemini siz tutuyor olsaydınız, nasıl yazardınız?

Aslında benim hayatım çok komik. Eğlenceyi ve hayatla, kendimle dalga geçmeyi çok seviyorum. Kitabım ve oluşacak olan albümüm dramı anlatsa da gerçekte o kadar dramatik biri değilim. Duygularımı çok yüksekte yaşıyorum. Belki çok etkileniyorum. Sonrasında ise mutlaka üzülecek bir şeyler bulup yazı yazarak üretiyorum. Ama genelim bu değil ve çok romantik olduğum söylenemez. Kısacası hayatımın kalemini ben tutarsam bu komedi olur.

İlerleyen zamanlarda başka türde kitaplar da yazacak mısınız?

Kafamda çok fazla proje var. Şiir kitabım ve albümümden sonra roman ve film projesi var ama öncelikle “Sancı” için yapabileceğim her şeyi tamamlayıp sonrasında diğerlerine zaman ayıracağım.