BRÜKSEL (AA) - Rutte, Brüksel'deki karargahta düzenlenen Savunma Bakanları Toplantısı'nın ardından basına açıklamalarda bulundu.
'Savunma bakanları, transatlantik savunma iş birliğini hızlandırmak için yenilenmiş çaba konusunda anlaştılar.' diyen Rutte, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in 'NATO 3.0' olarak adlandırdığı yeni dönem konusunda tüm bakanların hemfikir olduğunu belirtti.
Rutte, Hegseth'in toplantının açılışında duyurduğu, Avrupa'daki ABD kuvvetlerinin konuşlanmasını ve üslenmesini inceleyecek 6 aylık 'Savunma Bakanlığı Değerlendirmesi'ne işaret ederek, şöyle konuştu:
'ABD'nin, günümüzün dinamik güvenlik ortamında Avrupa'daki kuvvet yapısını gözden geçirme duyurusunu duyduk. NATO kuvvetlerinin çatışmayı caydırmak ve gerekirse herhangi bir tehdide karşı savunmak için en uygun şekilde konuşlandırılmasının akıllıca olduğunu düşünüyorum. Müttefikler arasında, ABD'nin NATO güç modeliyle ilgili taahhütlerini ayarlamasıyla birlikte, daha fazla çaba gösterme ihtiyacı konusunda da geniş bir görüş birliği vardı. NATO Kuvvet Modeli planlamayla ilgilidir ve hazırlıklı olabilmemiz için planlama çok önemlidir. Müttefikler bazı kontenjanları tamamen doldurdu, diğerleri neredeyse tamamlandı, diğerleri ise daha fazla çalışma gerektiriyor.'
Bir soru üzerine Rutte, NATO Kuvvet Modeli'nin içeriği hakkında konuşamayacağını belirterek, 'Bazı haber kuruluşlarının bu konuda haber yaptığını biliyorum. Bunun doğru olup olmadığını veya haberin doğru olup olmadığını teyit edemem çünkü biz bu konuda hiçbir şey söylemiyoruz.' dedi.
Rutte, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını ve kuvvet konuşlanmasını gözden geçirmesinin NATO'nun kolektif savunma taahhütlerinde bir zayıflama anlamına gelmediğini vurguladı.
NATO'nun kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesi kapsamında herhangi bir müttefike yönelik saldırı durumunda İttifakın gerekli tüm desteği sağlayacağına ilişkin varsayımın geçerliliğini koruduğunu dile getiren Rutte, Washington'ın yaptığı değerlendirmenin daha çok planlama ve kaynakların farklı tehditlere karşı en etkili şekilde kullanılmasına yönelik olduğunu söyledi.
Rutte, Hegseth'in Avrupa müttefiklerinin savunmaya daha fazla yatırım yapması gerektiği yönündeki açıklamalarını da değerlendirerek, son dönemde Avrupa ülkeleri ile Kanada'nın savunma harcamalarında önemli artışlar yaptığını ancak bazı müttefiklerin halen daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Hegseth'in bu tartışmayı gündemde tutmasının doğal olduğunu belirten Rutte, NATO'nun kuvvet yapısına ilişkin incelemelerin de müttefiklerin savunma kapasitesini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü vurguladı.
Rutte, 'Bu ittifak, NATO 3.0'ı inşa etmek için muhtemelen tarihindeki en büyük dönüşümden geçiyor ve bu da elbette bazı zorlu dönemlerin yaşanacağı anlamına geliyor. Çok çalkantılı bir dönemden geçiyoruz.' ifadelerini kullandı.
Hegseth'in savunma harcamalarına ilişkin eleştirilerine de değinen Rutte, Avrupa ülkeleri ile Kanada'nın savunma alanında harcamalarını artırdığını ancak bazı müttefiklerin daha fazla çaba göstermesi gerektiğini söyledi.
Rutte, ABD'nin Avrupa'daki askeri konuşlanmasını zaman zaman gözden geçirmesinin doğal olduğunu kaydederken, müttefik ülkelerin açıklamalarını tek tek değerlendirmeyeceğini belirtti.
İran ile mutabakatHegseth'in NATO'nun İran konusunda yeterince aktif davranmadığı yönündeki eleştirilerinin İttifak içinde nasıl karşılandığı sorulan Rutte, müttefiklerin İran'ın nükleer silah kapasitesine sahip olmaması gerektiği konusunda hemfikir olduğunu söyledi.
Rutte, ABD'nin İran'ın nükleer ve balistik füze kapasitesini zayıflatmaya yönelik adımlarına geniş destek bulunduğunu dile getirerek, birçok müttefikin Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin yeniden sağlanmasına katkı sunmaya hazır olduğunu ifade etti.
Hürmüz Boğazı ve NATO'nun olası katkılarıRutte, Fransa ve İngiltere öncülüğünde Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli şekilde ulaşıma açılması amacıyla oluşturulan ve 40'tan fazla ülkenin destek verdiği girişime değinerek, Avrupa ülkelerinin özellikle mayın temizleme konusunda önemli kapasitelere sahip olduğunu söyledi.
NATO'nun olası operasyondaki rolünün henüz netleşmediğini kaydeden Rutte, İttifakın ihtiyaç duyulması halinde katkı sunmaya hazır olduğunu vurguladı.
Savunma harcamalarıSavunma harcamalarına ilişkin değerlendirmesinde ise Almanya, Polonya ve Baltık ülkelerinin belirlenen hedefler doğrultusunda önemli ilerleme kaydettiğini, diğer müttefiklerin de aynı seviyeye ulaşması için çalışmaların sürdüğünü anlattı.
Rutte, Rusya'nın savunma harcamalarının hızla arttığına dikkati çekerek, devlet bütçesinin yaklaşık yüzde 48'inin savunmaya ayrıldığını söyledi. Bu nedenle Rusya tehdidinin hafife alınmaması gerektiğini belirten Rutte, buna karşın Rusya ekonomisinin büyüklüğünün Belçika ve Hollanda ekonomilerinin toplamından daha büyük olmadığına işaret etti.
NATO'nun Rusya'dan çok daha güçlü olduğunu vurgulayan Rutte, İttifakın bugün olduğu gibi gelecekte de caydırıcılığını koruması gerektiğinin altını çizdi.
Nükleer caydırıcılıkRutte, ayrıca bugün Nükleer Planlama Grubundaki (NPG) müttefiklerin NATO'nun nükleer yeteneklerini ele almak üzere bir araya geldiğine dikkati çekerek, 'Nükleer caydırıcılığımızın amacına uygun ve etkili kalmasını sağlamak için nükleer kabiliyetlerimizi modernize etmeye, planlamamızı geliştirmeye ve gerekli uyarlamaları yapmaya devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı.
Hegseth'in erken ayrılmasıABD Savunma Bakanı Hegseth'in bazı NATO müttefiklerini savunma harcamaları nedeniyle sert sözlerle eleştirmesi ve toplantıdan erken ayrılmasıyla ilgili soruya yanıt veren Rutte, Hegseth'in müttefiklerin görüşlerini dinlemeden ayrıldığı yönündeki değerlendirmelere katılmadığını söyledi.
Hegseth'in yaklaşık iki saat boyunca toplantıda bulunduğunu ve yapılan tartışmaları dinlediğini belirten Rutte, ABD'li bakanın daha önceden planlanmış programı nedeniyle erken ayrılmak zorunda kaldığını ifade etti.
Hegseth'in şubat ayında yapılan Savunma Bakanları Toplantısı'na katılmaması da Washington'ın İttifaka bağlılığına ilişkin soru işaretlerine yol açmıştı.
Muhabir: Selen Valente Rasquinho




