Türk Medeni Kanunu’nun Kabulünün 100. Yıldönümü nedeniyle; 16-17 Şubat 2026 tarihlerinde uluslararası bir sempozyum düzenlenecektir.

Etkinliğin ana teması;”Yurttaşlığım Teminatımdır, Yurttaşlığım Hazinemdir “ şeklindedir

Etkinliğimize değişik ülkelerden çok sayıda kadın hakları savunucusu bilim insanının da katılacak olması, bu anmayı daha anlamlı hale getirmektedir.

1926 yılında çıkarılan bu kanun kadınlara; o güne kadar olmayan; tek eşlilik, resmi nikah, kadın-erkek miras eşitliği, boşanmada kadın ve erkeğin eşit hakları, kadının hukuki birey sayılması gibi bir çok hak tanımıştır.

Türk kadını Atatürk sayesinde; insan hakları konusunda örnek olduklarını iddia eden çoğu ülkeden önce eşit birey hakkını kazanmıştır.

İsviçre’de 1970’lere kadar kadın erkek eşitliği tam olarak yoktu.

Fransa’da kadınlar 1965’e kadar kocasından izin almadan çalışamıyor ve hatta bankada hesap bile açamıyordu.

Almanya’da kadının aile içi eşitliği 1957 yılına kadar yoktu. 1977 yılına kadar da kocasının izni olmadan çalışamıyordu.

Türk kadını 1930 yılında seçme, 1933 yılında muhtar olabilme, 1934 yılında milletvekili seçme ve seçilme hakkını elde ederken; kadınlara oy kullanım hakkı; Fransa’da 1944 , Japonya’da 1945, İtalya’da 1946, Belçika’da 1948, İsviçre’de ise 1971’de verilmiştir.

Türk kadını 1924 Tevhid-i Tedrisat Kanu ile karma eğitime geçip hakim, doktor, avukat, akademisyen ve benzeri olurken İngiltere’de ilk bayan hakime ancak 1949 yılında rastlanabilmektedir.

18-24 Nisan 1935’te İstanbul’da düzenlenen 12. Uluslararası Kadınlar Birliği (International Alliance Of Women/ International Women Suffrage Alliance) Kongresi sırasında yabancı kadınların verdiği mesajların odak noktası; “Biz Türk kadınlarının layık olduğu bütün hakların verilmesini kıskanarak ve takdir ederek takip ediyoruz” şeklindeydi.

Yabancı delegeler; kadınların savaşı çıkaran değil, savaşın bedelini çocuklarıyla birlikte ödeyen taraf olduğunu, kadınların kamusal hayata katılımının barışın kurumsallaşması için zorunlu olduğunu vurguluyorlardı.

Bu kongrenin düzenlendiği tarihte; Fransa, İtalya, Belçika gibi çok sayıda ülkede kadınlar hala oy kullanamamaktaydı.

Yapılan konuşmalar ile uluslararası basındaki değerlendirmeler; Atatürk’ü bireysel bir liderden öte ‘sistem dönüştüren devlet aklı’ olarak nitelendiriyordu.

Osmanlı’nın son dönemlerindeki kadın hareketleri ile ‘ Halide Edip Adıvar’ örneğinde olduğu gibi kısmen konuşabilir hale gelen kadınlarımız; Cumhuriyet döneminde; milletinin ve devletinin günü ve geleceği ile ilgili karar verebilir bir konuma yükselmişti.

Kadınlarımız bu sayede; adeta milletin yarısı ve özgürce var olabilmenin aynası haline gelmiştir.

Barışın ve medeniyetin simgesi ve taşıyıcısı rolünü üstlenen kadınlarımız; yalnız doğu milletlerine değil, Batıya da ilham kaynağı teşkil etmiştir.

Büyük Atatürk; kadın haklarını bir lütüf olarak değil, devletin varoluşsal nedeni olarak görmüştür.

Türk Medeni Kanunu ; kadın ve erkek arasında tam bir eşitlik sağlayarak modern Türkiye’nin temellerini berkitmiştir.

Bireyin onurunu, eşitliğini ve özgürlüğünü esas alan bu kanun; esnek, insan odaklı ve günümüzün çağdaş normlarına açıktır.

Türk kadınları olarak; 100 yıl önce atılan büyük adımlarla, bir yandan geleceğe güvenle bakarken diğer yandan da ‘medeni hukuk alanındaki reformları insan haklarına, eşitliğe ve adalete daha da yaklaştıracak’ çalışmalara destegimizi sürdürmek azim ve kararlılığındayız.

Mevcut yasal düzenlemeler çoğu ülkeden daha tutarlı olmasına rağmen, maalesef uygulamalarda hâlâ büyük sorunlar bulunmaktadır. Bugün bu haklarla büyük bir onur duyuyoruz. Ancak; “ HUKUKEN EŞİT OLAN KADIN, FİİLEN NE KADAR EŞİTTİR?” SORUSUNU KENDİMİZE SORMAMIZ VE ONA GÖRE ÖNLEMLER GELİŞTİRMEMİZ DE HAYATI ÖNEM TAŞIMAKTADIR."

Düzenleyeceğimiz uluslararası sempozyumun; kısmen de olsa bu soruya cevap ve sorunlara ilaç olabileceğini umuyoruz.

Kadın haklarının dile getirilmesi ve kadının hak ettiği konumunu koruyarak daha da güç kazanabilmesi; aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin sonsuza kadar var olabilmesinin de teminatıdır.

Bunun sağlanabilmesi için; büyük milletimizin soylu evlatlarının ve onların aynası olan çok değerli medya organları temsilcilerimizin katkıları çok büyük önem taşımaktadır.

Okul çevrelerinde denetim yapıldı
Okul çevrelerinde denetim yapıldı
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle; her kesimden vatandaşlarımız ile basın ve yayın organlarının temsilcilerinin etkinliğimize katılarak bize güç vermeleri ve yayınları ile yarınlarımıza ışık tutmalarını saygıyla dilemekteyiz.

Düzenleme Komitesi Adına ;
Çalıkuşları Derneği Genel Başkanı

Av. Tülay BEKAR