18 Mayıs 1944’de bir gecede 400 bin Kırım Türkü, stalin tarafından vatanlarından sürgün edildi. Sürgün sırasında 200 bin Kırım Türkü hayatını kaybetti. Filistin’in Rusya büyükelçisi abdel hafiz nofal, Filistin yönetiminin Kırım’ın Rusya’ya bağlanması konusunda Moskova’yı desteklediğini söylemişti. Nofal, herkesin kendi kaderini belirleme hakkı olduğunu ifade etmiştir.

İran’la Türkiye arasındaki geleneksel rekabet zemininde İran, ermenistan’ın çıkarlarını ve Dağlık Karabağ’a özel statü verilmesini aktif bir şekilde desteklemektedir. Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarına saldırısında, içinde Azerbaycan eyaletleri olan ve nispeten ihtiyatla yaklaşan İran, yüksek miktarda askeri, siyasi, ekonomik destek ermenilere vermiştir.

Gerçekten de, günümüzde tehlikeli ve ırkçı görüşlere sahip ermenilere, hem İran İslam Cumhuriyeti hem de, bölgede İran’la birlikte hareket eden örgütler ve Filistin Kurtuluş Örgütü yardım etmiştir. O kadar ki, İran molla rejiminin yardımıyla Yaser Arafat’ın kamplarında ermeni savaşçıları eğitim almışlardır. Hatta bu ermeni savaşçıları Azerbaycan’ın Karabağ topraklarının işgaline bile katılmışlardır.

Çin’i ziyaret eden Suudi Arabistan veliaht prensi muhammed bin selman, Pekin yönetiminin Doğu Türkistan'da inşa ettiği ve milyonlarca Uygur Türkünü asimilasyona tabi tuttuğu toplama kamplarını desteklediklerini söylemiştir.

Atatürk Adana seyahati sırasında çiftçi ve zanaatkârlarla sohbet ederken ermenilerle ilgili şu açıklamalarda bulunmuştur. (21 Mart 1923 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesi):

“Ermenilerin bu feyzli ülke de hiçbir hakkı yoktur. Memleketiniz sizindir, Türklerindir. Bu memleket tarihte Türk’tü, o halde Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.”

Başlangıçta Türk ve Turanî olan ülkeler pek çok kez yabancı istilâlarından sonra Türkler soyundan ırkdaşlar buraya gelerek memleketi, geçmiş ve asli hayatına iade ettiler. Memleket en sonunda yine gerçek sahiplerinin elinde karar kıldı. Ermeniler ve diğerlerinin burada hiçbir hakkı yoktur. Bu bereketli yerler koyu ve öz Türk memleketidir. Bu memleketin halkı üzerinde kimsenin hak ve yetkisi olmadığı gibi, bu memleketi dışarıya muhtaç ettirmemek de size ait olan bir görevdir. Sanatın önemini takdir etmeli ve bu takdirin bugününün gereklerine göre, lâzım gelen araçlara yönelmekle olacağını anlamalıyız.”