20. yüzyılın en büyük bestecilerinden biri olan Ahmed Adnan Saygun, doğu’nun ezoterik öğretisiyle batı’nın çok sesliliğini bütünleştirerek, özgürlük tutkusu içinde yanan kalplerin, bilgiye ulaşmasında verdiği mücadeleyi, Gilgameş Operası ile muhteşem bir epik dramı ortaya çıkarmış. Bu çok temel duygu, kültürler arasında köprü olma işlevi ile , ana yurdunun düşünce dünyası, kavramsal bir çerçeve içinde yorumlanmış.
Gilgameş, otoriteler tarafından zamansız olarak niteleniyor. Bunun en önemli etkenlerinden biri , hiç kuşkusuz insanoğlunun hala aynı rüyanın peşinde olması. Eserde Tanrı, sevgi, ilahi aşk vb. tasavvufi kavramları işlenir ve tarihi ile milli ve yerli olması dolayısıyla Gilgameş, toplumumuz için değerini ve önemini her geçen gün daha da artırmaktadır ve artıracaktır.
Gilgameş Operası, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi’nin tarafından sahneye konarak 16. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali kapsamında dünyada ilk kez sahnelenerek bir ilki başarıyla gerçekleştirdi.
Bu hafta Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Sahnesi’nde gerçekleşen bu muhteşem eseri izlemek şüphesiz ki bir ayrıcalıktı.
Ahmet Adnan Saygun’u anlamak her izleyiciye hitap etmez, hele de bir opera gibi ciddi bir kavramın ruh seviyesine ulaşmak zor diye düşünürken, salonun tüm balkonları tabir yerindeyse sağı solu önüm arkam doluydu. İzleyicilerin bu çoşkulu ve anlamlı esere verdiği güçlü iletişimin dayanılmaz güzelliği de takdire şayandı. Muhteşem performansın sonunda dakikalarca ayakta alkışlanmak, şüphesiz başta Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü, Tan Sağtürk, İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) Genel Müdürü Caner Akgün, tüm dansçılar, opera sanatçıları, her zaman arkada bulunan başarılı ekip ve güçlü orkestra için tarifsiz mutluluktu.
Her zaman eserlerin sonunda sahneye çıkmayan Sevgili Tan Sağtürk mütevazı haliyle bale kökeninin verdiği o muhteşem başarı duygusunun coşkusuyla sahneye fırladı. Uzaktan görmek imkansızdı ama ben onun sevinç gözyaşlarına şahit oldum.
Unutmadan; Caner Akın’ın teknoloji ile sahne tekniklerini harmanlayarak , Türkiye’de ilk kez opera sahnelenmesinde devrim yaratarak büyük bir görsel şölen ile sahneye koyduğu “Gilgameş Operası”nda, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nı İbrahim Yazıcı yönetti. Dekor tasarımı Efter Tunç, kostüm tasarımı Gizem Betil, Işık tasarımı Cem Yılmazer, video tasarımı Aisha Hajiyeva, koreografisi Deniz Özaydın imzalı eserde, İDOB Korosu’nun şefi Volkan Akkoç idi.
O gece yüreklere özgürlük, inanç ve çağımızda unutulan sevgi temasının tohumları atıldı.
İyi ki varsın Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi…
Yüreğinize ve emeğinize sağlık! Böyle güçlü eserleri sanatseverlere aktararak, insanlığa sanatla ulaştığınız için yürekten teşekkürler.