İSTANBUL (AA) - Flora Çiçekçilik Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Yazıcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul'da Sarıyer, Kadıköy ve Alibeyköy'de faaliyet gösteren 3 mezatın Türkiye'deki toplam çiçek satışlarının yaklaşık yüzde 45'ini temsil ettiğini söyledi.
İstanbul'daki mezatların yalnızca kentin değil, Türkiye'nin de önemli çiçek dağıtım merkezleri arasında yer aldığını belirten Yazıcı, üreticilerin Adana, Mersin, Antalya, Yalova, Tokat, Samsun ve İzmir gibi üretim bölgelerinde yetiştirdiği çiçeklerin bu sistem üzerinden yurt içi pazara ulaştırıldığını anlattı.
Yazıcı, üreticiler tarafından barkodlanan çiçeklerin mezatlarda bilgisayar sistemiyle sıraya alındığını ve açık artırma yöntemiyle satışa sunulduğunu ifade ederek, 'Üreticiden çıkan bir çiçek yaklaşık 7 saat içinde İstanbul'da satışa sunulabiliyor. Daha uzak noktalarda ise bu süre 12 saate kadar çıkabiliyor.' dedi.
İstanbul'un çiçek ticaretinde dağıtım merkezi konumunda bulunduğunu kaydeden Yazıcı, Anadolu'ya gönderilen ürünlerin ise büyük ölçüde Ankara üzerinden sevk edildiğini belirtti.
Yazıcı, şunları kaydetti:
'Son 1 yılda İstanbul çiçek borsasındaki işlem hacmi aslında Türkiye ile aynı oranda. İlk 6 aya yakın süreçte yüzde 30 oranında bir artış var diyebiliriz. Yani yılın ilk 6 ayına yakın süreçte İstanbul'daki 3 çiçek mezatında işlem hacmi yüzde 30 arttı. Yine ilk 6 aya yakın süreçte sektörde Türkiye genelindeki işlem hacmi 1 milyar liranın üzerinde oldu. Bunu tabii ki özel günler çok fazla şekilde artırıyor. Şuan yaz ayları. Biraz düşüş gösterebiliyor. Ancak eylülden sonra trend yükselmeye yine başlar. Yıl sonunda ise Türkiye genelinde sektörde 2,5 milyar liralık bir ciro bekliyoruz. Burada haftanın 2 günü yarım olmak üzere toplamda 5 gün mezat oluyor. İstanbul mezatlarında (3 mezatın) haftalık 4,5-5 milyon dal çiçek satılıyor ve bunun tahmini olarak ortalama 20-25 milyon lira cirosu var.'
Sektörde satışı yapılan çiçek türlerinin fiyatlarında zaman zaman değişimler gözlediğini anlatan Yazıcı, 'Bu çok enteresan ama örnek olarak mesela 3 hafta önce lilyum (zambak) fiyatları tavan yapmıştı. Çok yüksekti. Şuanda da taban fiyattan gidiyor. Dip yaptı. Çünkü Anneler Günü'ne endeksli çiçekler havanın serin olmasından dolayı sarkma yaptı, sarkma yapınca havalar birden ısındı ve piyasa çiçeğe boğuldu. Boğulunca da borsa düşüyor. Tüketilmeyen çiçekler konuldukları depolardan şimdi piyasaya çıkınca böyle bir durum yaşanabiliyor. Ancak bunun bugün yarın düzelmesini, sürecin oturmasını bekliyoruz.' ifadelerini kullandı.
Yazıcı, Türkiye'de kesme çiçek üreticiliğinin diğer ülkelere göre de bazı avantajlarının olduğunu dile getirerek, 'Bizim ülkemizde iklim avantajımız var. Özellikle gerberada (Papatyagiller familyasından). Diğer ülkelerde üretilmediği zamanda burada üretilebildiği için Türk çiçeğinin önemi ortaya çıkıyor. Karanfilde de ortaya çıkıyor. Yani özellikle gerbera ve karanfilin yetiştirilmesi iklim yönünden önem arz ettiği için Türk çiçeği biraz daha bu alanda önde geliyor.' şeklinde konuştu.
Türkiye'de üretimin ve satışların artması için bilimsel çalışmalar yapılması gerektiğini ifade eden Yazıcı, 'Son yıllarda devletin seracılığa verdiği krediler var ve bazı bölgeler hakikaten önem arz ediyor. Örneğin, Erbaa'da geçtiğimiz yılda 500 dönüm gibi bir kapalı seranın yüzde 75 oranında hibe verildi. Farklı illerde çalışan arkadaşlarımız da bundan dolayı kendi illerine dönerek üretime başladılar. Hatırı sayılır bir üretim var. Ama bunun mutlaka artması önem arz ediyor. Artmasının faydasının da ithalatın azalmasına yansıyacaktır diye düşünüyorum.' dedi.
Yazıcı, üretim kapasitesinin artırılmasının hem ihracata katkı sağlayacağını hem de ithalat ihtiyacını azaltacağını belirterek üretim bölgelerinin genişletilmesi ve lojistik maliyetlerini düşürecek yatırımların sektörün büyümesini destekleyeceğini sözlerine ekledi.
Muhabir: Kazım Kaan Ulu




