Türkler’in İslamiyet öncesinden sonrasına tarihi ele alırsak, Anadolu’dan başlayarak Kültür ve Medeniyet seviyesinde daima ileride olduğumuzu

Türkler’in İslamiyet öncesinden sonrasına tarihi ele alırsak, Anadolu’dan başlayarak Kültür ve Medeniyet seviyesinde daima ileride olduğumuzu göreceğiz. Ortaçağ karanlığının o vahşet ve insanlık dışı Haçlı zihniyeti bugün yine aramızda. Haçlı seferleri ile başlayan Kutsal toprakları ele geçirme bahanesi ile hem ideallerini, hem de insanlığın aslında sapkın inanışlar ile yoldan çıkarılmasını sağlamayı hedefleyen zihniyet, bizi bizim içimizde sindire sindire yok etmeye çalışıyor. Tapınak Şövalyeleri ile başlayan, daha sonra çeşitli şekilde ilmi ve bilim yönünde teknolojiyi kullanarak Dünya üzerinde insanlığın dini inanışlarını ve inanç sistemini etkilemeye çalışan bu zihniyet, önce kendine Dünya devletlerinin Liderleri ile daha sonra da devletler ve milletler arasında kendini alim sanan ve ilim ve bilim adamı olarak tanıtan, ve insanlara yutturulan zevatlar ile insanlığı etki altında bırakmanın hesapları içerisindeler.

İslam dini öyle bir yüce din ki; Kainatın son dini İslam bundan daha ötesi yok. Ve son peygamber Hz.Muhammed (SAV). Kur’an-ı Kerim yeryüzüne ve insanlığa gönderilen son kutsal kitaptır. Ama ne var ki baktığımız zaman öyle sapkın ideolojiler, öyle sapkın düşünceli tarikat ve sahte şeyhlerin yönettiği mürid’ler ile dolup taştı ülkemiz. Bakınız her zaman söylüyorum millet olarak, milletçe evlatlarımızı doğrulardan, hak dini islam’ın güzel ahlakından esirgemeyelim. Bilim ve teknoloji hatta ilim kutsal kitabımız da bize her yönü ile mesajlar ile araştırılması hakkında bilgiler ile dolu. Ama biz başkalarının fetvalarına, ve başkalarının sözlerine itimat ediyoruz. En doğru şekilde güvenilir kaynaklar ile okumalı ve de araştırmalıyız. Emperyalizmin mimarları Yeni Dünya Düzeni adı altında Para- Güç -İhtişam ile insanları etkileyip, sonra da birer köle yapmak niyetinde. Baktığımız zaman bugün dünya da en etkili güç Para! Sermaye olarak da her şekilde yasadışı ve illegal olarak da elde edilmenin üzerine gidildiği ve tek hesabın bu yönde yapıldığı da aşikar.


İnsanoğlu yaradılışından beridir hep bir keşmekeşliğin içine itilmiş. Tam doğruyu buluyorum der iken ya yoldan çıkarılmış, ya da sapkın ideolojiler ile yoldan saptırılmış. Ve Yüce Allah insanlığın her sapkınlığa uğradığı dönemler de Kutsal kitap ve peygamberler göndermiş. Ve buna rağmen yine durmamışlar gönderilen kutsal kitapları dahi değiştirmeye kendi sistemlerine göre yorumlamaya kalkmışlar. Şüphesiz ki değişmeyen ve tahrifata uğramayan tek kutsal kitap Kur’an-ı Kerim ve müslümanların dini islamdır. Fakat ne var ki İslam dini ve Müslümanlar üzerinde oyunlar oynanmaya devam ediyor. Türk’lerin islam’ı seçmesinden sonra, islam dünyasına ve islam dinine en önem veren ve koruyan millet olarak tarihe damga vurması da takdire şayandır. Türk milleti en doğruyu bilen ve en doğru yer de doğru hamleler yapan milletdir. Bu yüzdendir ki Türk İslam Birliği çok önemlidir. Emperyalizmin tek bir amacı var. Türkiye Ortadoğu’yu bir vücut olarak ele alırsak Ortadoğu’nun kalbidir ve buradan geçiş sağlanacaksa . Eğer kalbi durdurursan, vücud ölür. İşte Tüm planlar bu yönde.


Önce Türkiye üzerinde kirli oyunlar ve sapkınlaştırılmış bir nesil, sonrası büyük ve gücün simgesi gördükleri insanlara para ve ihtişam ile aç gözlülüğü hedeflettirdikleri çağdaş yaşam adı altında onların ve kapitalizmin oyuncağı olmak. Yeni düzen İlluminati, Yeni Dünya Düzeni subliminal mesajlar ile insanları kendi inançlarından saptırma ve sapkınlığa uğratma, bölme, parçalama, zihinsel anlamda yok etme, insanlığı paranın ve ihtişamın adı altında birer köleler haline getirmektir.

Bunu yapma nedenleri ise dünyayı, ortak din olarak getirecekleri spiritüalizme hazırlamaktır. Her kültürün, toplumun ve dinin, spiritüalizme ısınma yolu başkadır. Kimini kozmik kurtarıcı İsa masallarıyla kandırırsın, kimini Kabala ve ışık kitabı Zohar ile kandırırsın, kimini de sevgi böceği Sevgi kelebeği şu alim veyahut bu bilgin diye yutturursun. Ama Allah (c.c)’nin “Sen Olmasaydın Kainatı yaratmazdım” dediği Peygamberimiz Hz.Muhammed (SAV)’ı unutturmaya çalıştırırsın. Zira tüm bu mistikler temelde aynı öğretiye sahiplerdir, sadece hitap şekilleri içlerinde bulundukları topluma göre değişir ve bu sayede de nabza göre şerbet verirsin.

Peki biz Müslümanlar olarak bunun neresindeyiz ? Evet sevgili okurlarım işte zurnanın zırt dediği yer. Biz Müslümanlar olarak tam merkez de hedefteyiz, hedefiz yani bizleri hurafeler ile batıl inançlar ile hedef aldılar. Bizi bizim inancımız ile bizden alarak süsleyip uydurma hadisler ile bize satmaya kalkarak bizi bölmeye sapkınlaştırmaya çalışıyorlar. Hz.Muhammed (SAV)’ın “Veda Hutbesi” ve Gazi Mustafa Kemal’in “Nutuk” eseri en önemli okunacak ve okutulacak birer emanet ve elmas gibi eserlerdir. Lütfen gençlerimize ve çocuklarımıza sahip çıkalım.

Ve diyeceğim o dur ki; biz kendi inancımızdan taviz vermeden, akla ve mantığa dayalı olaraktan kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’ e sarılalım. Kurtuluş elbette hurafeleri ve rivayetleri terk ederek, Kuran'a geri dönmektedir. Kurtuluş dünyayı ve nimetleri terk etmekte veya küçümsemekte değil, çalışıp üretmektedir. Kurtuluş nasıl oluyorsa tek bir Allah'tan çıkan ama helalleri ve haramları bile farklı olan mezheplere bağlanmakta değil, "ben müslümanım" deyip Kuran'a bağlanmaktadır.
Kurtuluş vatanına,milletine, milliyetine, öz kültürüne Türk’lüğüne sahip çıkmaktır.



Ve son söz , “Yeni Dünya Düzeni” İnsanlığı köleleştirmeden başka bir şey değildir…