Ahmet Mercan, kendi ismini aldığı dedesinin mezarını geri istiyor.

Ahmet Mercan; adını taşıdığı dedesi Ahmet Mercanın mezarı başında ancak yolun ortasından dua edebiliyor.
Adı Ahmet Mercan, bir gün uzun yıllar sonra memleketine geldiğinde dedesinin mezarının kaybolduğunu gördü. Ancak tam kaybolmamıştı. Duvarı yapanlar, ya daha az taş gitsin az masraf olsun diye ya da yeri belli olsun diye mezarının masat taşını bile kaldırmadan onun yanlarını duvar ördüler. Sonra da üstünü toprak ile doldurarak kapattılar. Şimdi mezar var mı yok mu varsa kimin belli değil.
Ahmet Mercan; uzun yıllar sonra köyüne ziyarete geldiğinde, caminin tadilat ve yol onarımı ve eklentileri yapılması sırasında caminin eklentilerinin arttığını, güzel bir yol yapıldığını gördü fakat dedesinin mezarını göremedi. Görünce de zaten şoka uğradı. Yolun ortasında dedesinin ruhuna dua etmek zorunda kaldı. Dua edecek ortam aradı. Mezarı, arsayı alanlar duvarla kapattı. Üstünü de dışardan toprak getirerek doldurup mezarı yok etti. Bu işin nasıl olduğunu araştırmaya başladı. Belediye satmış arsayı. Adam da parayı verip almış. Buraya kadar normal de acaba bu mezar da arsanın içinde mi?

Mezarın kitabesinde Ahmetoğlu Ahmet Mercan yazıyor. Doğum, ölüm tarihleri ise 1888 ila 1946

Mezar, tam da yol kenarında
Torun Ahmet Mercan bu konuyu öğrendiğinde arsayı alan kişiye rica etti. Mezarın kapatılmaması için. Alan kişi de söylentilere göre bu arsaya tam caminin yanında olduğu için camiye vakıf olarak bir yurt binası yapabileceğini söylemiş. Ancak adam parasını vermiş arsayı almış. Yurt yapma sözü olmasaymış köylüler, kendi aralarında para toplayıp arsayı alabilirler şeklinde de cami önlerinde konuşmalar oluyor. Tabi en doğrusunu alanlar ve diyenler bilir.
Torun Ahmet Mercan, dedesinin diğer torunlarının yeterince dede mezarı için ilgilenip ilgilenmediğinden emin değil. Kendi konuyu arsayı satan kurumun başı olan Çaykara Belediye başkanı ile görüştüğünde olumlu netice alamamış. CİMER’e yazmış gerekli sonucu alamamış. Kendi köyünden olup ta etkin kişilere söylemiş sonuç alamamış. Şimdi tekrar dedesinin mezarına gelmiş. Umutsuz. Dedesinin mezarının açılacağı zamanı bekliyor.

Ahmet Mercan dedenin mezarı bu duvarın başlarına doğru parlak sıvalı alan

Mezarın olduğu yerde masat taşı ve mezar duvarı duruyor. Etrafını taş ve betonla kapattılar.
Camiye ait arsa içerisinde bir kısım mezarlık yeri satılırken üzerinde mezar olmasına rağmen mezarın bulunduğu arsa satıldı. Acaba mezar satılan arsanın içine dâhil mi o da meçhul. Eğer dâhil ise bu arsayı oluşturan belediye bilmiyor mu? Eğer dahil değilse arsayı alanın mezarı gasp etmesi gibi bir durum olmuyor mu? Bu durumda belediyenin görev noksanlığı ya da ihmali olabilir mi? Ancak bilinen şudur ki; sahibi belli olan mezarların satılmaması gerekir. Belediye yetkilileri bu kanunu bilmezler mi diye akla soru geliyor.
Öyle veya böyle, Ahmet Mercan bir orta yol bulmak istiyor. Uzun yıllar mahkemeler ile uğraşmadan satın alanlar ile kendi aralarında belediye desteği ile anlaşmak istiyor. Bu konuda belediye başkanından yardım bekliyor. Komşularından yardım bekliyor. Vakıflar müdürlüğünden yardım bekliyor. Müftülükten, müftüden yardım bekliyor. Bakalım umutlarına kavuşacak mı?
(HABER MERKEZİ)




