Yıllar önce Nepal'e ilk kez gittiğimde, Himalayalar'ın insanı hem küçülten hem de büyüten o sessiz ihtişamıyla karşılaştım. Günler süren yürüyüşün ardından Everest Base Camp'a ulaştığımda, dünyanın çatısına en yakın noktalardan birinde duruyordum. Karşımda yükselen Everest, bütün heybetiyle gökyüzüne uzanıyordu. Zirveyi göremeseniz bile onun orada olduğunu bilirsiniz; varlığı, rüzgârın sesine karışan görünmez bir ağırlık gibi hissedilir. O an içimden sadece tek bir cümle geçmişti: "Bir gün..."

O "bir gün" hiç gelmedi. Hayat, hepimizin önüne başka yollar, başka mücadeleler çıkardı. Everest'e tırmanamadım ama o dağ hiçbir zaman zihnimden inmedi. Çünkü Everest yalnızca 8.849 metrelik bir kaya ve buz kütlesi değildir. İnsan iradesinin, korkularının ve hayallerinin sınandığı bir aynadır. Oraya bakan herkes aynı şeyi görmez; kimisi sadece bir dağ görür, kimisi ise ulaşamadığı hayallerini.

Yıllar sonra, Everest'i ve Himalayalar'ı düşündüğümde aklıma yalnızca dağlar değil, o dağlarda yaşayan efsaneler de geliyor. Bazıları zirveye çıkarak tarih yazdı, bazıları başkalarının zirveye ulaşmasını sağladı, bazıları ise cesaretleriyle dağcılığın anlamını değiştirdi. İçlerinden biri vardı ki, yalnızca yüksek irtifalara değil, insanın "imkânsız" dediği sınırların da ötesine tırmandı: Nirmal "Nims" Purja.

Bugün onun ardından yazarken aklım yeniden Everest Base Camp'de, buzulların üzerinde dolaşıyor. Yıllar önce o dağa duyduğum hayranlık hâlâ içimde. Belki Everest'in zirvesine hiç çıkamadım ama o dağ bana bir gerçeği öğretti: Bazı insanlar yalnızca zirvelere ulaşmaz; zirvenin ne anlama geldiğini de değiştirir. Nirmal Purja, işte o insanlardan biriydi.

Dünya dağcılık camiası, 31 Temmuz 2026'da en parlak yıldızlarından birini kaybetti. Nirmal "Nimsdai" Purja, Broad Peak'teki trajik çığ faciasında hayatını kaybetti. Onunla birlikte, güvendiği tırmanış partnerleri Pur Bahadur Gurung (Yukta) ve Nima Sherpa dahil dokuz dağcı daha yaşamını yitirdi.

Köyden Zirvelere Uzanan Bir Hayat

25 Temmuz 1983'te Nepal'in Myagdi bölgesindeki Dana köyünde, deniz seviyesinden 1.600 metre yüksekte dünyaya gelen Purja, Gurkha geleneğinin derin izleriyle büyüdü. Babası ve üç ağabeyi gibi o da İngiliz Ordusu'nun efsanevi Gurkha Tugayı'na katılma hayaliyle yanıp tutuşuyordu. 2003'te, henüz 18 yaşında bu hayalini gerçekleştirdi.

Altı yıl Gurkha olarak görev yaptıktan sonra, 2009'da hayatını değiştirecek fırsat kapısını araladı. İngiliz Kraliyet Deniz Piyadeleri'nin en gizli ve seçkin birimi Özel Bot Hizmeti'ne (SBS) kabul edilerek bu birime katılan ilk Gurkha oldu. On yıl boyunca dünyanın en tehlikeli bölgelerinde gizli operasyonlar, terörle mücadele ve rehine kurtarma görevlerinde bulundu. Özellikle aşırı soğuk hava koşullarında savaşma konusunda uzmanlaştı ve birliğin "dağ hücresi"nde konu uzmanı olarak görev yaptı.

2018'de, yüksek irtifa dağcılığı alanındaki hizmetlerinden ötürü Kraliçe II. Elizabeth tarafından MBE (Britanya İmparatorluğu Nişanı) ile onurlandırıldı. Aynı yıl, SAS'a katılma davetini geri çevirerek 16 yıllık askeri kariyerine son verdi ve tamamen dağlara adandı.

"Proje Possible": Tarihin En Çılgın Dağcılık Projesi

Askerlik yıllarında dağlara olan tutkusu, 2012'de Everest Ana Kampı'na yaptığı trekking sırasında filizlenmişti. 2014'te, hâlâ askerken, ilk sekiz binlik zirvesi Dhaulagiri'ye tırmandı.

2019'da ise dağcılık tarihinin en iddialı projesine imza attı: "Proje Possible". Dünyanın 14 sekiz binlik zirvesinin tamamını tek bir sezonda, yedi aydan kısa sürede tırmanacağını duyurduğunda, dağcılık camiası bu iddiayı imkânsız olarak nitelendirdi. O dönemde bu rekor, Güney Koreli Kim Chang-ho'ya aitti ve neredeyse sekiz yılda tamamlanmıştı.

Purja, kendi evini ipotek ederek finanse ettiği bu projede, 23 Nisan 2019'da Annapurna ile başladı ve 29 Ekim 2019'da Shishapangma ile 14'üncü zirvesine ulaştı. Tam 6 ay 6 gün içinde, önceki rekoru yaklaşık sekiz yıl gibi akıl almaz bir farkla geride bıraktı. Bu başarısı, Netflix'in "14 Peaks: Nothing Is Impossible" belgeseline konu oldu ve onu modern dağcılığın en tanınan yüzü haline getirdi.

Bu süreçte kırdığı rekorlar saymakla bitmez: İlkbahar sezonunda altı, yaz sezonunda beş sekiz binlik tırmanmak; Everest, K2 ve Kangchenjunga'yı en hızlı şekilde ardı ardına tırmanmak; Everest, Lhotse ve Makalu'yu sadece 48 saat içinde zirvelemek. 2025'te ise 8.000 metrelik zirvelere yaptığı 50. başarılı tırmanışla yeni bir dünya rekoruna ulaştı ve oksijen desteği olmadan en fazla sekiz binlik zirveye çıkan dağcı unvanını Guinness Dünya Rekorları'na yazdırdı.

K2'nin Kış Fethi ve Nepalli Gururu

Proje Possible'ın ardından Purja, bir başka "imkânsız" hedefe yöneldi: K2'nin kış zirvesi. 1980'lerin sonundan beri sayısız deneme başarısızlıkla sonuçlanmıştı. 16 Ocak 2021'de, Purja liderliğindeki 10 kişilik tamamen Nepalli ekip, K2'nin zirvesine oksijen tüpü kullanmadan ayak bastı. Bu, dağcılık tarihinde bir dönüm noktası oldu. Zirvede ekibiyle birlikte Nepal milli marşını söyleyen Purja, bu zaferi asla kişisel bir başarı olarak görmedi; onun için en gurur verici an, "Nepalli kardeşleriyle el ele zirvede durmaktı."

İnsanlığıyla Efsane Olan Adam

Nimsdai'yi büyük yapan yalnızca rekorları değildi. Onu gerçek bir efsane yapan şey insanlığıydı. Defalarca kendi hedeflerinden vazgeçerek başka dağcıların hayatını kurtarmayı seçti.

2019'da Annapurna'dan inerken yaklaşık kırk saattir yiyeceksiz, susuz ve oksijensiz mahsur kalan Malezyalı dağcı Chin Wui Kin'i kurtarmak için kendi planını bıraktı. Kanchenjunga'da ise 8.450 metre yükseklikte mahsur kalan dağcıları kurtarmak için yine zirve hedefini ikinci plana attı. "Kendi oksijenimizi onlara verdik ve kurtarma çalışmalarına başladık. Bu neredeyse intihar sayılabilecek kadar tehlikeli bir girişimdi" demişti.

Proje Possible'ı tamamladıktan sonra Katmandu'ya döndüğünde binlerce kişi Tribhuvan Havalimanı'nda onu karşıladı. Nepal yeni bir ulusal kahramanını bağrına basmıştı.

Purja, yıllarca gölgede kalan Şerpaların hak ettiği değeri görmesi için mücadele etti. Nepalli dağcıların sadece büyük ekspedisyonların görünmeyen kahramanları değil; liderler, öncüler ve efsaneler olduğunu tüm dünyaya kanıtladı. Nimsdai Vakfı aracılığıyla dağ topluluklarına okullar, hastaneler ve temiz su tesisleri kazandırdı.

Broad Peak: Acımasız Veda

Purja'nın hayatı, "Always A Little Higher" (Her Zaman Biraz Daha Yükseğe) mottosuyla şekillenmişti. Son günlerinde en iddialı hedefine kilitlenmişti: 14 sekiz binlik zirvenin tamamını, oksijen tüpü kullanmadan ikinci kez tırmanan ilk insan olmak. 21 Temmuz 2026'da bu hedef doğrultusunda oksijensiz olarak Gasherbrum II'yi fethetmiş, geriye yalnızca Broad Peak ve Cho Oyu kalmıştı.

30 Temmuz 2026 Perşembe günü, Purja liderliğindeki 10 kişilik uluslararası ekip, Broad Peak'in standart Batı Sırtı rotasından tırmanışa başladı. Öğle saatlerinde, zirvenin 6.600 metre civarında bir çığ grubu vurdu. GPS verileri, Purja'nin 6.659 metrede kaydedilen son sinyalinin ardından yaklaşık 800 metre aşağıya savrulduğunu gösteriyordu.

Arama kurtarma çalışmaları başlatıldı, ancak Pakistan'daki zorlu koşullar helikopterle uzun halatlı kurtarma operasyonlarına izin vermedi. 31 Temmuz'da Purja'nın kurduğu Elite Exped şirketi acı haberi tüm dünyaya duyurdu.

Nepal Başbakanı Balendra Shah taziye mesajında, "Dünya rekoru sahibi Nirmal Purja da dahil olmak üzere altı Nepalli ve dört yabancı dağcının Pakistan'daki Karakurum sıradağlarında trajik ölümü bizi derinden sarstı. Cesaretlerinin, bağlılıklarının ve katkılarının tarihi her zaman ilham verici olmaya devam edecek" dedi.

Dünyadan Taziye Mesajları

Bear Grylls, "Dünyanın dört bir yanındaki sayısız dağcı için yıkıcı bir kayıp. Seni ve durdurulamaz ruhunu asla unutmayacağız" dedi.

Dağcılık efsanesi Reinhold Messner ise, "Nims cesaretle kendi yolunu seçti. Geride yalnızca acı değil, dolu dolu yaşanmış örnek bir hayat bıraktı" ifadelerini kullandı.

Guinness Dünya Rekorları Genel Yayın Yönetmeni Craig Glenday, onun insan sınırlarını sürekli zorladığını ve Şerpaların emeğini dünyaya tanıtma mücadelesinin kalıcı bir miras olacağını söyledi.

Nepalli dağcı Purnima Shrestha'nın sözleri ise belki de onu en iyi özetliyordu: "Nims Dai sadece dağcılık tarihini yeniden yazmadı; dağcılığın kendisini değiştirdi."

Bir Çağın Kapanışı

Broad Peak'teki son yürüyüşü, tüm dünyaya acı bir ders bıraktı. Himalaya geleneğinde dağlar kutsal kabul edilir; tırmanışlardan önce ritüeller ve adaklar sunulur, dağlardan izin istenir. Purja da bu geleneğin bir temsilcisi olarak, "Biz dağların sahibi değil, misafiriyiz" anlayışıyla hareket etti.

Ancak Broad Peak, en güçlü misafirine bile hatasını hatırlattı. Dağlar, insanın kibriyle değil, alçakgönüllülüğüyle barışır.

Yola çıkmadan hemen önce Purja şu cümleyi yazmıştı: "Broad Peak, senden tek istediğim güvenli bir çıkış ve güvenli bir dönüş." Ne yazık ki gerçekleşmeyen bir duaydı bu...

Nirmal Purja, hayatı boyunca 50'den fazla sekiz binlik zirve tırmanışı gerçekleştirdi, dünya rekorları kırdı ve milyonlara ilham oldu. En büyük başarısı ise Nepal'in dağcılık tarihindeki yerini sonsuza kadar değiştirmekti.

Dağlar yerinde durmaya devam edecek. Rekorlar bir gün mutlaka kırılacak. Ama Nirmal "Nimsdai" Purja gibi efsaneler bir nesilde yalnızca bir kez doğar.

O artık Broad Peak'in buzullarında, fırtınaların arasından Himalayalar'ı seyrediyor. Ayak izleri dünyanın en yüksek zirvelerinde sonsuza kadar kalacak. Mirası ise imkânsızın peşinden gitmeye cesaret eden her dağcının yüreğinde yaşamaya devam edecek.

Işıklar içinde uyu, Demir Adam. Dağlar, seninle daha görkemli, yokluğunla daha hüzünlü.