30. Uluslararası Dede Korkut Bilim, Kültür ve Spor Şöleni, 7-12 Temmuz 2026 tarihleri arasında Bayburt Belediyesi, Bayburt Valiliği ve Bayburt Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilmişti.

Gündem o kadar çoktu ki muhteşem şölenden bahsetme imkanım olmamıştı.

Şölende emeği geçenleri tebrik ediyoruz.

Şölenin Önemli Etkinlik Noktaları ve Detaylarını şöyle özetleyebiliriz:

Şölenin açılış manevi atmosferi, Masat Köyü'ndeki Dede Korkut Türbesi ziyareti ile başlamıştı.

Bayburt Çok Amaçlı Spor Salonu ilk gün açılış programlarına ve törenlere ev sahipliği yapmıştı.

Uluslararası halk oyunları ve müzik gruplarının gösterileri Yeni Şehir Parkında parkta sergilenmişti.

Şölen Özelliklerine gelince:

Şölene 10'dan fazla farklı ülkeden halk oyunları ekipleri ve sanatçılar katılmıştır.

Şölende bilimsel paneller, geleneksel/modern spor müsabakaları ve kültürel etkinlikler yer almıştı.

Adına Uluslararası Bilim, Kültür, Spor şöleni yapılan Dede Korkut kimdir?

Dede Korkut (Korkut Ata), Oğuz Türklerinin kültüründe ve edebiyatında yarı-efsanevi bilge, ozan ve halk aklının temsilcisi olan en önemli figürlerden biridir.

Türk dünyasının ortak mirası olan Dede Korkut Kitabı, destan döneminden halk hikâyeciliğine geçişin en büyük örneğidir.

Dede Korkutun rolü ve özelliklerine gelince: O Bozkır hayatının geleneklerini çok iyi bilen, kabile yapısını koruyan, zorlukları çözen ve hanlara müşavirlik (vezirlik) yapan ulu bir bilgedir.

Kopuz ve Sözü: Elinde kopuzuyla diyar diyar gezer; doğan çocuklara ad verir, sorunları çözer, öğütler verir ve hikâyelerin sonunda dua (alkış) eder.

Kökeni ise: Kayı veya Bayat boylarından olduğu, halk rivayetlerinde ise İslamiyet'in etkisiyle bir evliya veya şaman (baksı) kimliğiyle anıldığı bilinmektedir.

Dede Korkut Hikâyelerinin Özelliklerini şu şekilde belirtebiliriz:

Hikayelerin bulunduğu eserin adı: Kitab-ı Dede Korkut Ala Lisan-ı Taife-i Oğuzan (Oğuz Dilince Dede Korkut Kitabı).

Yapısı: Bir önsöz ve kahramanlık mücadelelerini anlatan boylardan (hikâyelerden) oluşur. Nazım (şiir) ve nesir (düzyazı) iç içedir.

Nüshaları: En bilinen ana nüshalar Dresden Kütüphanesi (12 hikâye) ve Vatikan Kütüphanesi'nde (6 hikâye) yer alır. Son yıllarda Türkistan nüshasıyla birlikte hikâye sayısı 13'e çıkmıştır.

Temalar: Cesaret, aile bağları, sadakat, doğa ile uyum ve İslamiyet öncesi mitolojik unsurlar ile İslamî inançların harmanlanması görülür.

Dede Korkut Kitabı'nda bir ön söz (mukaddime) ve Dresden Nüshası ile diğer nüshalara göre bilinen 12 ana hikaye (boy) bulunur.

Hikayeler şunlardır:

• Dirse Han Oğlu Boğaç Han

• Salur Kazan'ın Evi Yağmalanması

• Kam Püre Beğ Oğlu Bamsı Beyrek

• Kazan Bey Oğlu Uruz'un Tutsak Olması

• Duha Koca Oğlu Deli Dumrul

• Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı

• Kazılık Koca Oğlu Yegenek

• Basat'ın Tepegöz'ü Öldürmesi

• Begil Oğlu Emren

• Uşun Koca Oğlu Segrek

• Salur Kazan'ın Tutsak Olup Oğlu Uruz'un Çıkarması

• İç Oğuz'a Taş Oğuz Asi Olup Beyrek Öldüğü

Dede Korkut Türklüğün ve Müslümanlığın sembolüdür.

Dede korkut adna zirveler yapılmaktadır.

Türkçe konuşan devlet başkanları zirveleri (güncel adıyla Türk Devletleri Teşkilatı Zirveleri), ilk kez 30 Ekim 1992'de Türkiye'nin başkenti Ankara'da yapılmış, devam eden süreçte ise üye ülkelerin ev sahipliğinde İstanbul, Bişkek, Bakü, Astana, Taşkent, Nahçıvan, Almatı, Bodrum, Çolpon-Ata, Semerkant ve Şuşa gibi farklı şehirlerde düzenlenmiştir.

Önemli Zirve Yerleri ve Tarihleri şunlardır:

• 1. Zirve (1992): Ankara, Türkiye

• 2. Zirve (1994): İstanbul, Türkiye

• 3. Zirve (1995): Bişkek, Kırgızistan

• 4. Zirve (1996): Taşkent, Özbekistan

• 5. Zirve (1998): Astana (Nur-Sultan), Kazakistan

• 6. Zirve (2000): Bakü, Azerbaycan

• 7. Zirve (2001): İstanbul, Türkiye

• 8. Zirve (2006): Antalya, Türkiye

• 9. Zirve (2009): Nahçıvan, Azerbaycan (Bu zirvede Nahçıvan Anlaşması imzalanmıştır)

• 10. Zirve (2010): İstanbul, Türkiye (Türk Konseyi resmen hayata geçirildi)

2010 yılı sonrasında "Türk Keneşi / Türk Devletleri Teşkilatı" adıyla kurumsal bir yapı kazanan zirveler sırasıyla Bişkek (2012), Bodrum (2014), Astana (2015), Çolpon-Ata (2018), Bakü (2019), İstanbul (2021 - Olağanüstü/8. Zirve), Semerkant (2022), Ankara (2023 - Olağanüstü), Bişkek (2024) ve Şuşa (2024 - Gayriresmi) gibi merkezlerde gerçekleştirilmeye devam etmiştir.

2000 yılında Türkçe Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirvesinin 6'ncısında Dede Korkut Destanının 1300' üncü yıl dönümü etkinlikleri de yapılmıştı.

Her iki etkinliğin bir arada düzenlenmesi çok anlamlı olmuş, Dede Korkut'u anma törenleri zirveye ayrı bir anlam kazandırmıştı.

“Türkçe Konuşan Devlet Başkanları Zirvesi” , Türk dili konuşulan altı Türk ülkesi devlet başkanlarının ve üst düzey yetkililerinin katıldığı bir zirveydi.

3 Ekim 2009 Nahcıvan anlaşmasıyla daimi sekretaryası kurulmuş ve adı “TÜRK KONSEYİ” olmuştur.

“Türk Konseyi”nin kurumsal merkezi İstanbul, akademik merkezi Kazakistan, Parlamenterler asamblesi “TÜRKPA” merkezi Bakü olmuştur.

Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Onuncu zirvesi, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbangulı Berdimuhamedov’ un katılımlarıyla 16 Eylül 2010 tarihlerinde İstanbul’ da düzenlenmişti.

“Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirveleri” nin son yıllardaki çalışmaları YENİ TÜRKİYE imajına uygun biçimde devam etmekte ve yapılan çalışmalar TÜRKLÜK DÜNYASI ve İSLAM ALEMİ için umut ışığı olmaktadır.

Bu çalışmalar Türk Dünyasını layık olduğu yere getirecektir.

Dede Korkut bütün bu zirvelere damgasını vurmaktadır.

Kimdir Dede Korkut?...

Dede Korkut; Oğuzların destan niteliğindeki hikayelerini ilk anlatan kişidir.

Aynı zamanda bu hikayelerin de kahramanıdır.

Dede Korkut; Hikayelerinde “ Velî ” bir kişi olarak ortaya çıkar.

Oğuzlar; Önemli meselelerini ona danışırlardı.

Gelecekten haber verdiğine inanılır ve keramet sahibi bir kişi olarak tanınırdı.

Kopuz çalıp hikmetli sözler söylerdi.

Dede Korkut bu yönüyle en eski Türk halk şairi ve hikayelerinden biridir.

Bir görüşe göre; Miladın yedinci, sekizinci yüzyılları arasında yaşadığı tahmin edilmektedir.

Başka bir tarihi araştırmaya göre dokuz ve on birinci yüzyılda Türkistan'ın Aral gölü bölgesinde Sir-Derya nehrinin Aral gölüne döküldüğü yerde doğduğu söylenmektedir.

Bu görüşü ortaya koyan tarihçiler; Ürgeç Dede adında bir oğlu olduğundan da söz ederler.

Yine bazı tarihçilerin belirttiği şekliyle Dede Korkut efsanevi bir Oğuz ozanıdır.

Bütün tarihçilerin birleştiği nokta da Dede Korkut’un bu bölgelerde hüküm süren Türk hakanlarına danışmanlık yaptığıdır.

Bu durum destanlarında da anlatılmaktadır.

“Kitabı Dede Korkut Ala Lisan-ı Taife-i Oğuz”da verilen bilgiye göre ise; Peygamber efendimizin yaşadığı döneme yakın bir dönemde yaşamıştır.

Ayrıca İshak Peygamberin soyundan olduğu da söylenmektedir.

Hikâyelere göre; Oğuzlar sık-sık ona akıl danışırlar, gelecekten haber verdiğine inanırlardı.

Oğuzname’ye ait metinlerde ve halk söylentilerinde Dede Korkut’un 295 yıl yaşadığı, Hz. Peygambere elçi olarak gönderildiği, Oğuzlar arasında İslamlığı yaydığı, şair, hâkim, ermiş olduğu ve Oğuz Han'a vezirlik yaptığı anlatılmaktadır.

Dede Korkut; her şeyi bilen ve gizlilerden haber veren bir ozandır.

Cenabı Allah'a ve Hz. Muhammed (SAV)'e yakınlığı ve dini bilgisi sebebiyle kutsal bir kişi haline gelmiştir.

Dedikleri hep keramet sayılmıştır.

Devlet işlerini, Oğuz törelerini, savaş ve barış nizamını bilen ve beylerin her müşkülatını çözen tecrübeli biridir.

Ozandır. Bütün hikayelerinin sonunda, elinde kopuzuyla görünür.

Oğuzların Müslümanlığını tüm hikayelerinde yansıtır.

Pek çok tarih kitaplarında adı geçen Dede Korkut’un 6 ayrı yerde mezarı gösterilmektedir.

Dede Korkut belki de yaşamış tarihi bir kişidir.

Fakat efsanelere karışmış gerçek şahsiyeti ortadan kalkmıştır.

Müslüman Oğuzların; Rum, Ermeni, Gürcü beyleriyle yaptıkları savaşları, Oğuz boylarının iç çekişmeleri ve tabiat üstü varlıklarla mücadeleyi anlatan “Kitabı Dede Korkut Ala Lisan-ı Taife-i Oğuz”; 12 destanı bünyesinde toplamıştır.

Dede Korkut, Müslüman - Türk'tür ve TÜRKÇE KONUŞAN DEVLET BAŞKANLARI ZİRVE’ lerine damgasını vuran ünlü bir bilge kişidir.

Mezarı başında Dede Korkut’u anan Bayburtlulara sonsuz minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz

Hoşça kalınız.