TRABZON (AA) - İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Abdullah Akat, Issık Göl bölgesinde 'Güçte birlik, ruhta birlik' sloganıyla 1-6 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen organizasyonla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, etkinliğin farklı coğrafyalardan insanları bir araya getirdiğini söyledi.
Akat, 6 gün boyunca farklı mekanlarda bilimsel konferanslardan uluslararası yarışmalara, ustalık sınıflarından konserlere, yaratıcı buluşmalardan ses kayıtları ve podcast çalışmalarına kadar çok sayıda etkinlik düzenlendiğini aktardı.
Türkiye'nin yanı sıra 38 ülkeden akademisyen ve uzmanların çeşitli konferanslara katıldığını dile getiren Akat, konferanslarda özellikle dijital etnomüzikoloji, yapay zeka, arşivleme, dijital veri tabanları ve geleneksel müziğin yeni teknolojiler aracılığıyla incelenmesi gibi konuların ele alındığını kaydetti.
Akat, farklı çalışma grupları ve yönetimlerden akademisyenlerin yanı sıra çeşitli ülkelerin ulusal komitelerinden araştırmacıların katılımının, geleneksel müzik ve dans çalışmalarının küresel akademik ağı ile Türk dünyasının kültürel mirası arasında önemli bir bağ oluşturduğunu vurguladı.
'Kültürel miras ancak yaşadığı, icra edildiği, aktarıldığı ve yeni kuşaklarla ilişki kurduğu sürece canlıdır'Kendisinin de konferansa 'Karadeniz Kemençesi ve Yarı Göçebe Kültürel Mirasın Sesleştirilmesi' başlıklı çalışmayla katkı sunduğunu belirten Akat, çalışmada Karadeniz kemençesi üzerinden yarı göçebe kültürel mirasın sesleştirilmesini ele aldığını bildirdi.
Akat, akademik tartışmaların festival kapsamındaki müzikal ve kültürel pratiklerle ele alınmasının da dikkati çekici olduğunu belirterek, 'Destanlar ve Hikaye Anlatıcılığı' kategorisinde uluslararası jüri üyesi olarak görev yaptığını aktardı.
Dünyanın farklı bölgelerinden gelen 16 sanatçıyı dinlemenin, onların müzikal yetkinliklerinin yanı sıra taşıdıkları kültürel bellek ve anlatı geleneklerini tanımak açısından kendisi için özel bir deneyim olduğunu aktaran Akat, 'Burada yarışma ile akademik değerlendirme arasında önemli bir paralellik gördüm. Kültürel miras ancak yaşadığı, icra edildiği, aktarıldığı ve yeni kuşaklarla ilişki kurduğu sürece canlıdır.' diye konuştu.
Akat, programın bir parçası olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı:
'Göçebe kültürleri geçmişte kalmış bir dünyanın romantik hatırası değildir. Müzikleri, dansları, destanları, hikayeleri, zanaatları, ritüelleri, hafızaları ve bilgi aktarım biçimleri bugün de yaşamaktadır. Bu mirasın geleceğe aktarılabilmesi için yalnızca korunması değil araştırılması, belgelenmesi, eğitim yoluyla aktarılması, dijital ortamlarda arşivlenmesi ve en önemlisi onu taşıyan toplulukların ve sanatçıların desteklenmesi gerekiyor.'
Muhabir: Hatice Diler





