İnsanlık tarihinde evlilik hep kutsal sayılmıştır ama buna rağmen kadınlar her dönem şiddet görmüş, evli kadınlar daha çok acı çekmiş, zaman zaman köle gibi insanlık dışı uygulamalara maruz kalmışlardır.

Oysa gerçek olan şudur ki: kadınlara eziyet edenleri de bir kadın doğurmuştur.

Aile kurumu tekrar ele alınmalı, ailenin daha sağlıklı yarınları için evlilik okulları açılmalıdır.

Evlenecek adaylar bu okullarda “karı- koca” olmanın anlamını kavrayacak başta duygusal bütünleşme, gebelik, çocuk bakımı, cinsellik, stres yönetimi, yatırım, tasarruf gibi aile olmanın gerektirdiği her şeyi kapsayan bir eğitimden geçmelidir. Evlenecek adaylara eğitim programı zorunlu olmalıdır. Sadece eğitimi tamamlayanlara evlilik- nikâh izni verilmelidir.

Evlilik, harika bir şeydir çünkü sürekli yanında bir sevdiğin, bir dostun, bir arkadaşın bulunması demektir.

Evlilik, uyum sağlanan bir eşle hayatı muhteşem kılan bir birliktelik demektir. Tersi olduğunda ise, tüm hayatı olumsuz etkileyen çıkmaz bir sokak gibidir.

Evlilik, sadece fiziksel güzelliğin ve aşkın gözü körlüğünden kurtarılmalıdır.

Nişanlılık döneminde tamamen doğal, olduğu gibi olunmalıdır. İnsanı tanımak öyle kolay değildir. Yıllarca evli kalanlar bile bunu başaramazlar. Çünkü insanın gerçek iç yüzü, çıkarlarına zarar gelince, aradaki bağlar kopunca ortaya çıkar.
Lüks yerlerde görgü kuraları içinde kibar davranışlarla, süslü püslü giyimlerle, seksi oluşlarla iki kişi birbirini tanıyamaz. Örneğin eller ne kadar narin olursa olsun, evlendikten sonra o eller çocuğun bezini değiştirecektir. Flört dönemi gezmek, eğlenmek değil tamamen eş olacak adayı tanımaya yönelik olmalıdır çünkü her iki tarafta anne baba adayıdır. Duyguların uyuşması ve gelecek planların ortak olması yönünde tanışma en üst seviyede yaşanmadan karar verilmemelidir. Çünkü evlendikten sonra gelin daha güzel görünmeyecek, damat daha yakışıklı olmayacaktır.

Nikahta şahit olma ne işe yarıyor?

Nikâhlarda şahit olma bir işe yaramıyor. Şahit olan, şahit olduğu kişinin az çok ruhsal tarafını tanıdığını, yaşadığı olumsuz olaylarda gösterdiği tepkiyi anlatabildiği birkaç yaşanmış olayını tüm davetlilerin önünde anlatmalıdır. Olaylara nasıl tepki verdiğini, insanlara nasıl yaklaştığını o davette az çok herkesin bir bilgisi olmalıdır.
Şahit olacak kişinin tanınmış birisinden seçmek ise tam bir çıkmaz sokak gibidir. Şahit olacak kişi tanınmış olunca evliliğe bir katkısı mı olacak?
Hayır!
Çünkü nikâhta söz vermekle evlilik devam etmez. İlişkilerin devamını ve evliliğin geleceğini eşlerin birbirine davranışları, saygılı olmaları ve sadakatleri belirleyecektir.

Adam olmanın anlamı nedir?

İnsanın değeri bilgiyle ölçülür ama şunu da unutmamak gerekir; toplumda, iş yerlerinde, aile ve akraba çevresinde insanın değeri haddini bilme, hoşgörüsü, terbiyesi, saygı gösterisine göre tayin edilir. Bu saygının diploma ile ilgisi yoktur. Hani derler ya, “okumuş ama adam olamamış” diye, bu yüzden içsel gelişmenin, kişinin olgunlaşması son derece önemlidir.
Aile içinde adam olmak ise, eşine, yuvasına sahip çıkmakla aynı anlama gelir. Sahip çıkma, duygusal bütünleşmeyle mümkündür. Bu bütünleşme olmadığı sürece eşler kendi içlerinde yalnızlık çekecekler ve adım adım ayrılığa doğru gideceklerdir. Evlilik okulu bu düşünceyi verebilmelidir.

(devam edecek)