(dünden devam)


Aile nedir?

Aile demek, birbirlerini incitmeden sevebilecek yuva demektir. Eş demek, gidilen her yerde onu da temsil etmek demektir. Eşe gelen olumsuz her davranışta eşin hakkına sahip çıkabilmeyi, aynı safta yer almayı zorunlu kılar. Evlenen kişi kendi anne babası gibi yeni bir kök aile kurmuş demektir. Ailede sevginin yolu kötü anlarda eşini kırmamaya, hataları kabul etmekle korunabilir. Eşlerin duygusal zekâya sahip olması ise tüm evliliği kurtarandır. Duygusal zekâ dediğimiz şey ise; eşini anlayabilmek, dinleyebilmek, duygudaşlık yapabilmek ve tepkisine ters tepki vermeden eşinin neden öyle davrandığını anlamaya çalışmaktır. Ve unutmamak lazım gelir ki, eşlerin birbirlerini sevdiğini hissetmeleri evliliğin en güçlü tarafını oluşturur. Bu duyguyu hisseden çiftler ne kadar kavga etmiş olsalar da, kavganın sonunda birbirlerine dargınlık gütmezler ve sevginin insana güç veren en büyük etki olduğunu kalplerinde hissederler. Sevgi iyileştirir dediğimiz de budur; yalnız olmadığını hisseden çiftin mutluluğu hep sımsıcak olur…

Evlilik okulu neyi vermeli?

Evlilik okulu; “Ya benimsin ya da kara toprağın” mantığının asla aşk olmadığını, kıskançlığın sevgiyle ilgisi olmadığını, ruhsal bir hastalık durumu olduğunu ve tedavi gerektirdiğini, insanın evlenince değişmeyeceğini, kötü giden evliliği çocuk yapınca iyi olmayacağını, bugün iyi olan duyguların yarın tam tersi olabileceğini anlatması esas olmalıdır.
Eğitim sürecinde mutlaka kişilerin görülmez olumsuz ve hastalıklı tarafları ortaya çıkacak, böylece bir tedavi sürecinin de başlamasına vesile olacaktır. Eğitim sonunda konunun uzmanları adayın evliliğe hazır olup olmadığını tespit etmeli, hazır değilse tekrar eğitim alması sağlanmalıdır. Bu yüzden evlilik okulları bir an evvel hayata geçirilmelidir. Hafta içi birkaç saat, hafta sonları tam gün gibi uygulamalar olabilir. Hatta bu okullara eğitim için gidecek çalışanlara izin durumları da yasal haklar içine alınmalıdır.

Evlilik okulları mutlaka kamu tarafından yapılmalıdır. Özel işletmeler bunun anlamını veremez çünkü sonuç topluma hizmet için değil daha çok maddi gelir elde etmeye yönelik olur. Örneğin bizim okula gelecek çiftlere hediyeler verilecek diye olayın özü pazarlamaya yönelme potansiyeli vardır.
Toplumun huzuru mutlu aileden geçer, mutlu aile mutlu bireylerden oluşabilir. Yarınlar eğitimlerle güvence altına alınmalıdır. Bireyin olgunluk seviyesine ulaşması için eğitim gereklidir.

Her insan sevgi ve şiddeti kendi yüreğinde taşır. Bu duygularını aile içinde ve eşle nasıl paylaşması gerektiğini bu okullarda verilmesi son derece önemlidir. Çünkü kadınlar, şiddeti en çok evliliğin içinde ve boşanma süreçlerinde yaşadıklarını görüyoruz. Daha mutlu, daha sağlıklı toplum için bireyin eğitimi, yaşamdan tat alması, hayalleri ve sevgiyi hissetmesi yarınlar için çok önemlidir. Kişi, hayatın güzel ya da kötü olduğunu evdeki huzur seviyesi kadar hissedebilir.

Eşinde kusur arayan kişi kendi kusurunu göremez. Eşinin beğenmediği yönlerini sürekli dile getirerek değil, beğendiği yönlerini çoğaltarak aile olunur. Herkesin bir kusuru vardır.

Ey Yüce Tanrım, bizleri kıymet bilen, değer veren, merhamet sahibi, aile insanı olan eşlerler karşılaştır.