KUDÜS (AA) - İsrail'de 27 Ekim'de yapılan seçimlerde en büyük başarıyı İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler elde etti. İktidar ve muhalefet bloklarının 120 sandalyeli İsrail Meclisinde koalisyon kurmak için gereken 61 sayısına ulaşamadığı seçimlerde, Arap partileri 19 milletvekili çıkararak Meclis aritmetiğinde kilit bir konuma yerleşti.
Önceki seçimlerde Filistinlilerin katılımı yüzde 50-60'larda kalırken, bu seçimde katılım yüzde 80'i aştı, yer yer yüzde 90'a ulaşarak rekor kırdı. İsrail seçimlerine bu düzeyde etki eden Filistinliler, Netanyahu ve müttefiklerinin ırkçı kampanyasının hedefi oldu. Sözde 'usulsüzlük' iddialarıyla Arap partilerinin kazandığı başarının meşruiyetine gölge düşürülmeye çalışıldı.
İsrail vatandaşı Filistinlilerin seçimlere yoğun alaka gösterdiği bölgelerde halka mikrofon uzatan AA muhabiri, sandıklara akın edilmesini ve usulsüzlük iddialarını sordu.
'Milliyetimiz ve kimliğimiz yok edilmeye, tamamen silinmeye çalışılıyor'Hayfa'nın güneydoğusunda kalan Kefr Kara'dan, Farkındalık Derneği yöneticisi Amine Kenane, İsrail vatandaşı Filistinlilerin nüfusun yüzde 20'sini oluşturduğunu ve önemli bir etki gücüne sahip olduğunu vurguladı.
Kenane, Netanyahu hükümetinin 'usulsüzlük' iddialarına ilişkin, 'Aşırı sağcı bir hükümetin yukarıdan ortaya attığı bu tür iddialar şaşırtıcı değil. Vicdanı olan her insan sandığa gidip oyunu verdi; çünkü etkili olmak istiyor.' diye konuştu.
'Arap toplumu olarak 4 yıldır büyük bir acı çekiyoruz.' diyen Kenane, ev yıkımlarındaki artışa ve diğer baskı politikalarına dikkati çekerek, sandığa akın etme nedenlerini şöyle anlattı:
'Onlar sadece evleri veya taşları yıkmıyorlar. Ev kurmak ve yerleşmek isteyen her Arap gencinin hayallerini yıkıyorlar. Bu, bir nevi zorunlu göçtür. Ayrıca Arap beldelerindeki yerel meclislerin bütçelerinde kesintilere gidildi. Bu 4 yıl boyunca belediyelere ve meclislere düzgün bir bütçenin girdiğini hiç görmedim. Bunun yanı sıra milliyetimiz ve kimliğimiz yok edilmeye, tamamen silinmeye çalışılıyor. Arap toplumundaki suç oranlarını da unutmamak gerekir; bu da mevcut siyasetin planlı bir sonucudur.'
Kenane, İsrail vatandaşı Filistinlilerin sandığa gitme nedeninin 'Biz buradayız.' demek olduğunu dile getirdi.
'Bu katılım, Netanyahu ve ekibinin sağcı bir koalisyon kurmasını engelledi'
İsrail vatandaşı Filistinlilerden Ihab Masalha, Filistin halkı olarak çok kritik bir dönemden geçtiklerinin altını çizerek 'Geçen hafta gerçekleşen seçimlerde katılım oranı oldukça yüksekti, yüzde 80'i aştı. Hatta daha önce ilkesel olarak İsrail seçimlerini boykot eden ve oy kullanmayan insanlar bile bu kez sandığa gidip oy verdiler.' ifadelerini kullandı.
Masalha, seçimlere gösterilen yoğun ilginin nedenini, 'Çünkü bu faşist, Nazi hükümetini devirme ihtiyacı vardı. İlk olarak Gazze'deki, Batı Şeria'daki, Lübnan'daki ve dünyadaki tüm kardeşlerimize merhamet; ikinci olarak da İsrail içerisinde, kendi ülkemizde, Arap köy ve şehirlerimizde varlığımızı ve kimliğimizi korumak için.' sözleriyle açıkladı.
Netanyahu hükümetinin 'seçimler çalındı' iddiasına 'Bunlar beklenen, önceden planlanmış adımlardı.' diye yanıt veren Masalha, bu iddiaların içinin boş olduğunu belirterek Katar'ın seçimlere müdahale ettiğini söyleyen Netanyahu'nun kendi danışmanlarının Katar'dan para aldığını vurguladı.
Masalha, seçimlere asıl etki etmeye çalışanın ABD Başkanı Donald Trump olduğunun altını çizerek, 'Bu tür saldırılar, Siyonist tarafın ve özellikle de sağ kanadın Filistinli azınlığa karşı yürüttüğü ırkçılıktır, biz bunu 78 yıldır yaşıyoruz.' dedi.
Yüksek katılımın 19 sandalyeyle ilk kez yüzde 20'ye yakın temsil düzeyine ulaştırdığını belirten Masalha, 'Bu katılım, Netanyahu ve ekibinin sağcı bir koalisyon kurmasını engellediği gibi; sözde merkez-sol Siyonist kanadın da Arap partileri olmadan Siyonist bir hükümet kurmasını engellemiş oldu.' ifadelerini kullandı.
'Ben-Gvir hükümetine karşı durmak için oy verdik'Arara beldesinden Şadi Mahmud Merzuk, 'Oy kullandım çünkü bir değişim istiyoruz. İnsanların evlerini yıkan ve onları farklı yollarla yerinden eden bu yasalar beni oy kullanmaya zorladı.' diye konuştu.
29 yaşındaki yeğeninin yıllarca biriktirdiği parayla kendi arazisine inşa ettiği ev için 150 bin şekel (yaklaşık 50 bin dolar) ceza ödediklerini ve evin yıkıldığını söyleyen Merzuk, 'Bu hükümete, (Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar) Ben-Gvir hükümetine karşı durmak için oy verdik.' dedi.
'Araplar seçimleri çaldı' iddiasına karşı Merzuk, 'Eğer şimdi seçimleri tekrarlarlarsa, çok daha fazla oy kullanırız.' dedi.
'Kendimizi savunmak için elimizdeki tek silah oyumuz'Seçim günü develerle sandığa giden Filistinli Bedevilerin görüntüleriyle gündeme gelen Rahat kentinin sakinlerinden Selim el-Ateyka, 'Bu ülkede yaşayan Araplar olarak kendimizi savunmak için elimizdeki tek silah oyumuz.' değerlendirmesinde bulundu.
Ateyka, seçime yüksek katılımın aşırı sağcı küçük partilerin barajı geçmesini engellediğini belirterek 'Her Arap seçmen, oyunun Netanyahu, Smotrich ve Ben-Gvir liderliğindeki bu zalim hükümeti devirebileceğinin bilincindeydi.' dedi.
Smotrich ve Ben-Gvir'in göreve gelmesinden bu yana Necef'teki İsrail vatandaşı Filistinlilere yönelik kışkırtma politikası uygulandığını söyleyen Ateyka, 'Arap vatandaşlar para veya aktivist beklemiyordu; sadece bu zalim hükümeti ortadan kaldırmak için sandıkların açılmasını bekliyordu.' ifadelerini kullandı.
'Sandığa koşmak ev yıkımlarını, suçları ve her şeyi durdurmak için yapabileceğimiz en güçlü şeydi'Yine Rahat kentinden Adham el-Hucuc, 'Araplar olarak yaşadıklarımızı, cinayetleri, artan suçları, ev yıkımlarını değiştirmek ve derdimizi anlatabileceğimiz birilerinin olması için tüm ailemi oy kullanmaya götürdüm.' dedi.
Seçimlere katılımın yüzde 90'ı aştığı Necef bölgesinde daha önce yaşamadıkları şeyleri 4 yıllık Netanyahu hükümetinde yaşadıklarını vurgulayan Hucuc, bu yüzden tekerlekli sandalyedeki yaşlı kadınları bile sandık başına götürdüklerini dile getirdi.
Hucuc, 'Arapların gösterdiği bu büyük dayanışma ve sandığa koşmaları ev yıkımlarını, suçları ve her şeyi durdurmak için yapabileceğimiz en güçlü şeydi.' diye konuştu.
Muhabir: Faruk Hanedar





