İSTANBUL (AA) - Malatya'da gerçekleştirilen yarışmada 'Döner Kanat' kategorisinde mücadele eden öğrenciler, yaklaşık 2 yıllık çalışmanın ardından geliştirdikleri 'EBABİL' ismini verdikleri dronla başarıya imza attı.
Mekanik, tasarım ve yazılım süreçlerinde doğrudan görev alan kız öğrenciler, yarışma için İHA'nın daha hafif, hızlı ve yüksek taşıma kapasitesine sahip olması amacıyla çalışmalar yaptı.
Geçen yıl aynı kategoride finale kalmayı başaran takım, aracın mekanik ve yazılım özelliklerini geliştirerek bu yıl yarışmayı üçüncü sırada tamamladı.
'Rakiplerine göre oldukça hafif bir dron'
Takım kaptanı Sude Nur Akbaş, AA muhabirine, EBABİL'in 2 yıllık üretim sürecinin sonucu olduğunu belirterek, bu süreçte TEKNOFEST İHA Döner Kanat Yarışması'nda en iyi sonucu alabilecekleri bir araç tasarlamaya odaklandıklarını söyledi.
Okullarındaki teknoloji atölyelerinde çalıştıklarını anlatan Akbaş, İHA'nın mekanik aksamından yazılımına kadar birçok bölümünü kendilerinin tasarlayıp ürettiğini anlattı.
Akbaş, geçen yıl İHA'nın ilk halini tamamlayarak TEKNOFEST finallerine katılmaya hak kazandıklarını belirterek, bu yıl ise yazılım ve mekanik alanındaki eksiklikleri gidererek aracı geliştirdiklerini ve yeniden yarışmaya katıldıklarını dile getirdi.
Takımın tasarım, yazılım ve halkla ilişkiler olmak üzere farklı departmanlarda çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Akbaş, tasarım ekibinin İHA'nın görevleri en verimli şekilde yerine getirebilmesi için kullanılacak malzemeler ve uçuşa uygun tasarım üzerinde çalıştığını aktardı.
Akbaş, yazılım ekibinin de TEKNOFEST tarafından verilen görevlere uygun yazılımlar geliştirdiğini belirterek, ortaya çıkan tasarım ve yazılımların gerçekleştirilen uçuş testleriyle sürekli geliştirildiğini anlattı.
Sürecin büyük ölçüde öğrenciler tarafından yürütüldüğüne dikkati çeken Akbaş, teknoloji koordinatörü ve takım mentorlarının da çalışmalarında kendilerine destek verdiğini söyledi.
Sude Nur Akbaş, EBABİL'in yarışmada öne çıkan özelliklerine değinerek, şunları dile getirdi:
'Dronumuz özellikle bizim bu sene TEKNOFEST'te üçüncü olmamızın en büyük sebeplerinden biri olan mekanik detaylarıyla öne çıkıyor. Rakiplerine göre oldukça hafif bir dron. Aynı zamanda TEKNOFEST görevlerinde kullandığımız yükler var, şu anda burada olmasa da. Onlar ne kadar ağırsa aslında dronumuza o kadar avantaj sağlıyor. Biz en hafif dronla en ağır yükleri taşımayı amaçladık aslında. Bu da bizim dronumuzu öne çıkaran özelliklerden birisi oldu. Aynı zamanda uçuşu da oldukça hızlı bir şekilde yapmaya çalıştık ve başardık da.'
'Tamamen kız takımı olan tek takımdık'TEKNOFEST'teki yarışma sürecinin yazılı rapor, video rapor ve final olmak üzere üç aşamadan oluştuğunu belirten Akbaş, bu aşamaları başarıyla geçen takımların finallere katılmaya hak kazandığını, finalde ise takımların iki ayrı görevi yerine getirmeye çalıştığını ifade etti.
Akbaş, takımların yılın başından itibaren finalde karşılaşacakları görevleri bildiğini ve hazırlıklarını buna göre yürüttüğünü anlatarak, kendilerine verilen görevlerden birinin uçuş, diğerinin ise yazılımın da ön plana çıktığı yük bırakma görevi olduğunu söyledi.
Tamamı kız öğrencilerden oluşan bir takımın elde ettiği başarıların kendileri için de ayrı bir anlam taşıdığını belirten Akbaş, 'İmam hatiplerin geçmişinde nelerin esirgendiğini düşündüğümüz zaman şu an imam hatiplerin buralara gelmesi çok büyük bir şey ve gurur verici. Ayrıca, biz şu anki TEKNOFEST'te tamamen kız takımı olan tek takımdık. İmam hatiplilerin, istedikleri ve çalıştıkları sürece neleri temsil edebileceklerini çok güzel bir şekilde gösterdiğimizi düşünüyorum. İlham olduğumuzu düşünüyorum.' dedi.
'Bir şeyi temsil ettiğimiz ve bunu oralara taşıyabildiğimiz için çok gurur duyuyorum'Takımın pilotu Gülsemin Yeşil de yaklaşık 2 yıldır yarışmaya hazırlandıklarını, geçen yıl ilk kez bu kategoride finale kaldıklarını, bu yıl ise takıma yeni katılan arkadaşlarının da katkısıyla üçüncülük elde ettiklerini söyledi.
Yarışma sırasında heyecan ve stresi bir arada yaşadıklarını anlatan Yeşil, özellikle kritik anlarda sakin kalmanın ve süreci doğru yönetmenin kendileri için zorlayıcı olduğunu ifade etti.
Yeşil, elde ettikleri başarının yanı sıra yarışmada okullarını ve değerlerini temsil edebilmenin de kendileri için önemli olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
'Ama başardık. Bunu imam hatip başlığı altında ve tesettürümüzü yaşayarak, tesettürümüzü göstererek yaptığımız için de bizlerle çok gurur duyuyorum. Ben ödül töreninde de söyledim. O zaman dronumuzun üzerine küçük bir parça kumaş serdik ve bizim gibi tesettürlü olduğunu göstermek istedik. Bir şeyi temsil ettiğimiz ve bunu oralara taşıyabildiğimiz için çok gurur duyuyorum. Başarılı kadınlar olacağımıza inanıyorum ileride. Çoğunun erkek olduğu bir yarışmaya bir kız grubu olarak katılabilmek ve ilk üçe girerek bunu başarabilmek bizim için çok onur vericiydi. Çok gururluyum bu konuda.'
İHA'nın elektronik sistemlerinin hazırlanması aşamasında da görev aldığını belirten Yeşil, öncelikle kullanılacak parçaların yerleşimine ilişkin planlama yaptıklarını anlattı.
Yeşil, elektronik bileşenlerin daha az yer kaplaması ve manyetik alandan mümkün olduğunca az etkilenmesi için bir yerleşim şeması oluşturduklarını, daha sonra tasarım ekibiyle birlikte daha küçük hacimli bir İHA ortaya çıkarmaya odaklandıklarını kaydetti.
EBABİL'in görevlerini otonom olarak yerine getirebildiğini belirten Yeşil, buna rağmen uçuş sırasında beklenmedik durumlarla karşılaşılabildiğini, pilot olarak yarışma sırasında önemli bir sorumluluk ve stres üstlendiğini ifade etti.
Yeşil, yarışmanın gelecek planlarını şekillendirmesine de yardımcı olduğunu dile getirerek, 2 yıldır yer aldığı çalışmalar sayesinde hangi alanlarda daha yetenekli olduğunu ve teknoloji alanında nasıl bir yol izlemek istediğini keşfetme fırsatı bulduğunu söyledi.
Yarışmalarda edindiği tecrübelerin gelecekteki hedeflerini de etkilediğini vurgulayan Yeşil, hazırlık sürecinde kendilerine sürekli yol gösteren öğretmenlerinin desteğinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
'İmam hatip lisesi öğrencisi olarak elde ettiğimiz bu başarı hepimizi çok gururlandırdı'Takımın tasarım bölümünde görev alan öğrencilerden Safiye Meryem Yanar da İHA'nın tasarım sürecinde aracın mümkün olduğunca küçük ve hafif olmasının yanı sıra yüksek taşıma kapasitesine sahip olması için çalıştıklarını anlattı.
Tasarım çalışmalarının öğretmenlerinin rehberliğinde çeşitli programlar kullanılarak yürütüldüğünü, sürecin kendisine farklı alanlarda deneyim kazandırdığını ifade eden Yanar, 'Hocalarımızın önderliğinde belirli programlar kullanarak mümkün olan en küçük tasarımı ve aynı zamanda en fazla yük kaldırabilecek tasarımı üretmeye ve yapmaya çalışıyoruz. Bu süreç aslında pek çok farklı alanda kendimi tanımama yardımcı oldu.' diye konuştu.
Yanar, takımdaki çalışmaların yalnızca teknoloji ve tasarımla sınırlı olmadığını anlatarak, her takım üyesinin kendisini en rahat hissettiği ve en fazla katkı sağlayabildiği alanda geliştirmeye çalıştığını kaydetti.
Elde ettikleri başarıya ilişkin Yanar, 'Çoğunun erkek olduğu bir yarışmada bir kız olarak aynı zamanda da bir imam hatip lisesi öğrencisi olarak elde ettiğimiz bu başarı hepimizi çok gururlandırdı. Her seferinde katıldığımız için çok mutlu oluyoruz.' şeklinde konuştu.
Gelecekte mühendislik eğitimi almayı hedeflediğini belirten Yanar, takımda çalışmalarını sürdürdükçe farklı alanlarda kendisini geliştirebileceğine inandığını ifade etti.
Yanar, projelere yönelik çalışmalarının eğitim öğretim yılının başından itibaren sürdüğünü, yalnızca İHA alanında değil, farklı kategorilerdeki yarışmalara da hazırlandıklarını anlattı.
'Birebir işin içinde öğrencilerimiz var'Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdür Yardımcısı ve takım sorumlusu Ahmet Talha Çalışkan da elde edilen başarının bir yıllık çalışmanın sonucu olmadığını, öğrencilerin önceki yıllarda da TEKNOFEST'e katılarak tecrübe kazandığını söyledi.
Okuldaki teknoloji takımlarında öğrencilerin yalnızca belirli bir proje veya yarışma kategorisinde görev almadığını anlatan Çalışkan, daha önce 'Firüze' adlı elektrikli otomobilin elektronik veya mekanik çalışmalarında yer alan öğrencilerin döner kanat İHA ya da robot takımlarına da katkı sunabildiğini belirtti.
Çalışkan, bu çalışma modeliyle öğrencilerin teknoloji alanında çok yönlü gelişimlerini sağlamayı hedeflediklerini dile getirerek, takımların yılın başında oluşturulduğunu ve hazırlıkların yıl boyunca devam ettiğini kaydetti.
İHA'nın üretiminde mentorlar ve danışman öğretmenlerin öğrencilere rehberlik ettiğini belirten Çalışkan, 'Dronun tasarımından malzemelerinin teminine kadar öğrencilerimiz işin içinde. Özellikle yazılımında büyük gayretler sarf ediyor öğrencilerimiz. Aynı zamanda tatillerinden feragat edip gelip burada çalışarak yarışa hazırlanıyorlar.' dedi.
Çalışkan, öğrencilerin elde ettiği derecenin kendileri için gurur verici olduğunu ifade ederek, 'Öğrencilerimizi tek bir yönüyle yetiştirmiyoruz. Tabii ki önceliğimiz ahlaken iyi yetişmiş bireyler ancak çağın gerekliliklerini de unutmuyoruz. Malumunuz, teknolojiden geride kalamayız. Mutlaka bu çağı hem yakalayıp hem de ileriye götüren, aynı zamanda hem oyun kurup hem de oyun bozan taraf olabilmemiz için bu çağı yakalamamız lazım. Daha da ileri götürmemiz lazım.' diye konuştu.
Gençlerin teknoloji alanındaki meraklarının artırılması ve kendilerini geliştirebilecekleri ortamların oluşturulmasının önemine işaret eden Çalışkan, bu kapsamda düzenlenen organizasyonlar dolayısıyla T3 Vakfı ve TÜBİTAK yetkililerine teşekkür etti.
Bu organizasyonların lise ve üniversite öğrencilerine projelerini ortaya koyma ve kendilerini ifade etme fırsatı sunduğunu anlatan Çalışkan, bunun gençlerin gelişimlerinin yanı sıra ülkeye katkı sağlayabilecek çalışmaların ortaya çıkması açısından da kıymetli olduğunu dile getirdi.
Çalışkan, okulun daha önce de farklı kategorilerde ulusal ve uluslararası yarışmalara katılarak ödüller kazandığını belirterek, bundan sonraki süreçte daha nitelikli ürünler ortaya koymayı, özgün fikirler geliştirmeyi ve katıldıkları organizasyonlardan başarılı derecelerle dönmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Muhabir: Mikail Bıyıklı





