Bundan 3 yıl önce 2023 yılı temmuz ayında Türkiye'nin İlk kadın Kızılay Genel Başkanı Prof.Dr. Fatma Meriç Yılmaz ile bir röportaj yapmıştım.
O dönemde Bayan Fatma hanımla yapılan ilk röportaj buydu ve o günlerde alıntılar yapılarak 7-8 ayrı gazetede ve gazetelerin internet sitelerinde yayınlanmıştı.
Röportajda yaklaşık 20’nin üzerinde soru sormuş ve uzun soluklu cevaplar almıştım.
Aradan geçen 3 yıllık süre içinde gördüm ki Kızılay çalışmalarıyla anlatılanları en az 10’na katlamış…
Bunu Cumhurbaşkanımızın yaptığı konuşmalardan ve temel atma töreninde yapılan programdan anlıyoruz.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'Türk Kızılay Ödülleri Töreni'ne katılmıştı.
Erdoğan, Kızılay'ın 158’inci yaş gününün tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek, "Kızılay'ımıza canından can katan, kanından kan veren, bu müesseseyi imar ve ihya eden tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.
Dünyanın farklı bölgelerinde kalbi bizimle atan, Kızılay'a yaptığı bağışlarla ahdine, mazisine, geleceğine, vahdet ve uhuvvetine sahip çıkan tüm dostlarımızdan Allah razı olsun' diye sözlerine başlamıştı.
Sözlerine devamla şunları söylemişti: ‘’Türk Kızılay'ın kurucuları Dr. Marko Paşa'yı, Dr. Abdullah Bey'i, Kırımlı Aziz Bey'i ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa'yı bugün bir kez daha saygıyla yad ediyorum. Bu yapının küresel bir iyilik ve dayanışma hareketine dönüşmesinde payı olan, emeğiyle, çabasıyla, gayretiyle, alın ve fikir teriyle bu kuruluşa katkı sunan fakat artık fani dünyadan ebedi aleme göç etmiş tüm büyüklerimize Cenabıallah'tan rahmet niyaz ediyorum. Kriz ve çatışma bölgelerinde, afet ve acil yardım çalışmalarında aziz milletimizin yardım elini mağdurlara, mazlumlara, masumlara uzatırken şehit düşen tüm kardeşlerimizi burada bir kez daha rahmetle anıyorum. Dört ana kategoride ödüllerini tevcih edeceğimiz tüm kardeşlerimizi, kurum, kuruluş ve firmalarımızı, şahsım ve milletim adına ayrı ayrı tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum" demişti.
‘’…11 Haziran 1868'de 'Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti' adıyla kurulan Türk Kızılay, Cephe gerisindeki hastaneleriyle, hasta taşıma servisleriyle, donattığı hastane gemileriyle, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılarla, 93 Harbi'nden Kıbrıs Barış Harekatı'na kadar milletimizin varoluş mücadelesi verdiği tüm savaşlarda Mehmetçiğin yardımına koşmuştur.
Bilhassa Çanakkale Zaferi, Birinci Cihan Harbi ve İstiklal Savaşı'nda Kızılay'ın rolü çok ama çok önemlidir. ‘’demişti.
Kızılay'ımız, Millî Mücadele döneminde diğer hizmetlerinin yanı sıra cepheye tam 40 bin sandık sağlık malzemesi taşımış, kadını ve erkeğiyle, genci ve yaşlısıyla, cefakar milletimizin, aynı zamanda gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağış ve yardımları askerlerimize ulaştırmıştır" diye konuşmuştu.
Kızılay'ın Filistin'de, Bosna'da, Afganistan'da, Somali'de, Irak'ta, Suriye'de ve daha pek çok yerde yürüttüğü çalışmalarla sadece kalplere değil, zihin ve hafızalara da kazındığını ifade eden Erdoğan, "İç savaşlardan dolayı vatanını terk etmek zorunda kalan muhacirlere tam ve eksiksiz bir ensar şuuruyla yaklaşmış, milletimizin şefkat kucağını mazlumlara açmıştır.
Hilal-i Ahmer, doğal afet ve salgın dönemlerinde bakım, barınma ve beslenme faaliyetleriyle de ön safta yer almıştır. Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay, bu ülkenin övünç kaynağıdır. Kızılay medeniyetimizin kimlik vesikası, milli ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır. Yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleriyle milletimizin iftihar vesilesi olan Kızılay ailemizi, bugün bir kez daha tebrik ediyorum" demişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etmişti:
"Türk Kızılay, afet yönetiminden kan hizmetlerine, uluslararası yardımlardan sağlık ve sosyal hizmetlere, eğitim çalışmalarından barınma, beslenme ve psikososyal desteklere, çalışmalarını bugün de başarıyla sürdürüyor. Şube, temsilcilik ve delegasyonlarıyla, kan bağışı, hastane, lojistik ve tıp merkezleriyle, ihtiyaç sahiplerine yönelik ücretsiz butik mağazalarıyla tüm bu faaliyetler özverili bir şekilde sınır ve engel tanımadan devam ediyor.
Gönüllülerimiz ve Kızılay mensuplarımız hizmetlerine ihtiyaç duyulan her yerde adeta arı gibi çalışıyor.
Netanyahu’nun başını çektiği Siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de Kızılay'ımız bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı.
7 Ekim'den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı.
Aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı.
Vekaletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti.
Ateşkes sonrası başlattığı Gazze Neşeli Çocuklar Projesi ile Gazze'deki yavrularımıza gıda hizmeti veren Kızılay, bir yandan da çocuklara yönelik psikososyal destek faaliyetleri ifa ediyor. Kızılay Gazze Ofisi eş zamanlı olarak sahada ihtiyaçların tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor.
Gazze'nin yanı sıra Siyonist barbarlığın hedefi olan Lübnan'da da Kızılay, gayretleriyle milletimizin yüzünü ağartmaktadır.
İsrail, mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan bir fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür. Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek, mazlumların arşı titreten ahı, er veya geç zalimlerin yakasına yapışacaktır.
Bugün Hitler'in yolundan gidenler unutmasınlar ki böyle devam ederlerse akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır. Türkiye, bir taraftan mazlumlara yardım elini uzatırken, diğer taraftan da katliam şebekesinin hukuk ve tarih önünde hesap vermesi için elinden geleni yapmaya devam edecektir."
Erdoğan, Kızılay'ın 190'ı aşkın üyeye sahip Kızılhaç cemiyeti içinde geçen yıl en fazla sayıda ülkeye en çok yardım ulaştıran birinci ulusal cemiyet olduğunu belirterek:
"Kızılay'ın elde ettiği bu başarı, aynı zamanda milletimizin cömertliğinin, alicenap karakterinin ve dayanışma bilincinin de en açık göstergesidir.
6 Şubat depremlerinde Kızılay'ımız tarihinin en büyük afet müdahale operasyonunu icra etmiştir.
Kızılay, asrın felaketinden çıkardığı derslerle afetlere hazırlık vizyonunu güçlendirmiş, kapasitesini yeniden ve daha güçlü biçimde inşa etmiştir. Deprem bölgesinde 400 milyonun üzerinde sıcak yemek ve paketli gıdayı afetzedelerimize dağıtmıştır. On binlerce çadır ve battaniye yardımının yanı sıra AFAD'ımızın barınma hizmetlerine destek olmuştur. Mobil mutfak, mobil fırın, mobil aşevleri ve ikram araçlarıyla sahada beslenme hizmetlerinin eksiksiz bir şekilde sunulmasını sağlamıştır.
Depremden en çok etkilenen 6 ilimizin kurulan toplum hizmet merkezleri ile sağlık, koruma, barınma, su ve sanitasyon alanlarında kapsamlı projeler gerçekleştirilmiştir.
Esnaf ve çiftçi destek programları dahilinde 10 binin üzerinde esnaf ve çiftçimize nakit destek verilmiştir.’’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca, "Geçtiğimiz sene 3 milyon ünitenin üzerindeki kan bağışı ile yeni bir rekora imza atan Kızılay'ımız, sağlık sektöründeki yerli ve milli yatırımlarını da başarıyla devam ettiriyor.
Temelini attığımız Çubuk ilçemizde 130 bin metrekare alana sahip Protürk Fabrikası da bunlardan biridir.
Protürk Projesi'yle kandan elde edilen kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz. Bu ilaçları, kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hemofili gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanacağız. Böylelikle Türkiye'yi plazmadan kritik ilaç üreten ülkeler sınıfına dahil ederek, bu ilaçlarda dışa bağımlılığa inşallah son vereceğiz.
Yurt dışından ithal edilen kan torbalarını kendi imkanlarımızla üreteceğimiz Silivri'deki fabrikamızın da kuruluş çalışmaları sürüyor. Bu fabrikanın tamamlanmasıyla yıllık yaklaşık 3 milyon kan torbasını ülkemizde ve kendi tesisimizde imal ederek 1 milyar liralık ithalat maliyetini sıfıra indireceğiz.’’ diye konuşmuştu.
Programda canlı bağlantı kurularak Ankara Çubuk’taki Protürk Plazma İlaç Tesisi'nin temeli atılmıştı.
Ödül takdim töreninde ise babasını kanserden kaybeden, abluka ve kıtlık koşullarında yardım kolilerinden çıkan malzemelerle çektiği yemek tarifi videolarıyla Gazze’deki insani trajediyi gözler önüne seren Filistinli içerik üreticisi Renad Attallah, 'Filistin Özel Ödülü'ne layık görülmüştü. Ödülü tüm çocuklar adına alan Attallah, kendi yaptığı 'Özgür Filistin' yazılı tişörtü Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye etmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende gerçekleştirdiği konuşmasının ardından ödül sahiplerine ödüllerini takdim etmişti.
Ödül alan bazı isimler ise şu şekildeydi:
"Yılın Kök Hücre Bağışçısı Zübeyir Güçlü, Yılın Genç Kan Bağışçısı Onur Yetkin, Yılın Kan Bağışçısı Canan Karabulut, Yılın İlham Veren Kan Bağışçısı Büşra Tokgöz, Yılın Bireysel Bağışçısı Kemal Taşhan, Yılın İstikrarlı Bağışçısı, Mehmet Sait Sancak."
Yılın Kamu Kurumu Bağışçısı Ödülünü de Cumhurbaşkanlığı Koruma Hizmetleri Genel Müdürlüğü Personeli Adına Cumhurbaşkanlığı Koruma Başkanı Muhsin Köse’nin alması dikkat çekti.
Yılın Kurumsal Gönüllüsü Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olurken, yılın Kızılay İyilik Elçisi Ödülü Acun Ilıcalı’ya verildi.
Ödül töreninin ardından Ankara'nın Çubuk ilçesine bir canlı bağlantı gerçekleştirilerek kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılan, kandan elde edilen kritik ilaçların üretileceği ProTürk fabrikasının temel atma töreni gerçekleştirilmişti.
Başta Kızılay Genel Başkanı sevgili yeğenim Prof.Dr. Fatma Meriç Yılmaz ve Kızılay genel merkezinde görev yapan yetkililer olmak üzere anadolu'nun en ücra bölgelerinde gönüllü olarak görev yapan Kızılay gönüllülerine, çalışmaları ve hizmetleriyle ödüle layık görülen kardeşlerimize başarılar diliyoruz.
Hoşça kalınız.