SEVGİLİ YENİ ÇAĞRI GAZETEMİZİN DEĞERLİ OKUYUCULARI MERHABALAR;

YAŞAYAN KAHRAMAN ESMER KEDİ CAFER'E VEDA....

“İstanbul Cihangir’de bir çöp konteynerinin dibinde başlayan bir hayat, yıllar içinde binlerce kalbe dokunan bir iyilik hareketine dönüştü. “Esmer Kedi Cafer” olarak tanınan ve Türkiye’nin ilk “kedi köşe yazarı” olarak hafızalara kazınan bu özel hikâye, bugün ardında bıraktığı büyük mirasla anılıyor.

17 yıl önce, İstanbul Cihangir’de… Bir çöp konteynerinin dibinde, yağmurun altında sırılsıklam, tir tir titreyen minicik bir yavruydu. Yazar Ülkü Gözen Stewart’ın onu kucağına alıp evine götürmesiyle başlayan bu hikâye, zamanla binlerce kalbe dokunan bir iyilik yolculuğuna dönüştü. Esmer Kedi Cafer, yalnızca bir kedi değildi… O; hayata tutunmanın, farklı olmanın ve her şeye rağmen sevebilmenin canlı bir karşılığıydı. Üç bacaklıydı. Ama eksik değildi. Aksine, birçok insandan daha “tam” bir kalbe sahipti. Yıllar içinde yalnızca bir evin değil; bir fikrin, bir umudun ve bir vicdanın parçası oldu. Çocuk kitaplarında ve köşe yazılarında hayvan haklarını savundu; sesi olmayanların sesi oldu. Türkiye’nin ilk “kedi köşe yazarı” olarak; öldürülen, zulmedilen, terk edilen ve görmezden gelinen canların hikâyelerini duyurdu. “Kara kedi” ezberini bozdu. Ve çocuklara şunu öğretti: Sevmek, korumaktır. Farklı olanı kabul etmek ise insan olmanın en güzel hâlidir. Bir basın danışmanı ve hukuk danışmanıyla yol alan ilk kediydi. Ve Washington D.C.’de düzenlenen Türk Festivali’nde, kendi kitaplarını minik okurlarına “imzalayan” bir kedi olarak; belki de dünyada eşi benzeri olmayan bir hikâyeye imza attı. Bir sloganı vardı: “Hayvanları çocuklar kurtaracak.” Esmer Kedi Cafer sadece bir hikâye ya da bir proje değildi… O, yaşayan bir kalpti. Onun kitapları hâlâ çocukların elinde olacak. Yazıları okunmaya devam edecek. Söyledikleri, öğrettikleri ve hissettirdikleri yaşamayı sürdürecek. Ve belki de en önemlisi… Onun başlattığı iyilik, başka kalplerde büyümeye devam edecek. Esmer Kedi Cafer bu dünyadan gitti… Ama bıraktığı sevgi, merhamet ve farkındalık asla gitmeyecek. Bugün onu uğurlarken, yalnızca bir kaybı değil; geride bıraktığı büyük bir mirası anıyoruz. Çünkü biliyoruz ki… Bir kedinin hayatı bu kadar çok kalbe dokunabiliyorsa, o hayat gerçekten büyük bir hayattır. Geçtiğimiz yıl yayımlanan bir basın bülteninde, Esmer Kedi Cafer’in vefatı hâlinde taksidermi yapılarak; çocuk kitabı serisi ile mama kabı, patikleri, montu, poları, oyuncakları ve yatağı gibi kişisel eşyalarıyla birlikte bir kedi müzesine bağışlanacağı belirtilmişti. Bu kararın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ise merak konusu. Hoşça kal, Cafer… Sen çok güzel yaşadın. Ve çok güzel izler bıraktın. #HayvanlarıÇocuklarKurtaracak

“Üç bacaklı bir sokak kedisinden, çocuklara ilham veren bir sembole… Esmer Kedi Cafer’in hikâyesi, geride bıraktığı sevgi ve farkındalıkla yaşamaya devam ediyor.”

2. BURSA ALTIN ÇINAR KISA FİLM FESTİVALİ 8-9 MAYIS 2026'DA GERÇEKLEŞECEK...

Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde ve Bursa Sinema Sanat Derneği (BUSDER) iş birliğiyle düzenlenen 2. Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, kısa filmin güçlü anlatımını Bursa’nın köklü kültürel mirasıyla buluşturmak üzere sinemaseverlerle buluşuyor. Geçtiğimiz yıl kısa film yarışması olarak başlayan Altın Çınar, gördüğü yoğun ilgi ve nitelikli başvuruların ardından bu yıl daha kapsamlı bir içerikle festival kimliğiyle yoluna devam ediyor. 2. Bursa Altın Çınar Kısa Film festival'ini, Bursa Sinema Sanat Derneği (Busder) işbirliği ile gerçekleştiriyoruz. Bu yıl festival; yalnızca film izlenen bir etkinlik olmanın ötesine geçerek, kısa filmin üretildiği, tartışıldığı ve geleceğinin konuşulduğu bir buluşma alanı olmayı hedefliyor. Genç yönetmenlere görünürlük sağlamayı, kısa film üretimini cesaretlendirmeyi ve Bursa’yı ulusal/uluslararası sinema haritasında daha güçlü bir noktaya taşımayı amaçlıyor. Ön Jüri Değerlendirme: 1 Nisan 2026, Çarşamba – 30 Nisan 2026, Perşembe, Finale Kalan Filmlerin Açıklanması: 1 Mayıs 2026, Cuma. Gösterimler, özel seçkiler ve öğrenme alanları; 8–9 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleşecek festival; Türkiye’nin dört bir yanından gelen nitelikli kısa filmleri Bursalı sinemaseverler ile buluştururken, yarışma filmlerine ek olarak ulusal ve uluslararası alanda dikkat çeken kısa filmler de özel gösterimler kapsamında programda yer alacak. Festival programı; gösterimlerin yanı sıra atölye, masterclass ve söyleşilerle genç sinemacılar için bir öğrenme ve üretim platformu niteliği taşıyacak. Sinema teknolojilerindeki dönüşümü odağına alan içeriklerle, katılımcılara ilham verici bir deneyim sunulması hedefleniyor. Ayrıca Bursa’nın fethinin 700. yılına özel etkinliklerin de programda yer alması planlanıyor. Altın Çınar; kısa filmin yoğun duygusunu, yeni anlatım biçimlerini ve yaratıcı sinema dilini görünür kılarken; Bursa’yı kısa film üreticileri, genç yetenekler ve sinemaseverler için prestijli bir sinema vitrini hâline getirmeyi amaçlıyor. Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali’ne başvurular, festivalin resmî internet sitesi üzerinden gerçekleştirilecektir. Başvuru sürecine ilişkin tüm ayrıntılar, festival takvimi ve güncel duyurular resmî sosyal medya üzerinden takip edilebilecektir.

ÖZLEM KOLDAŞ’TAN SONER OLGUN SÜRPRİZİ...

Uzun yıllardır sahnede olan ve pek çok ünlü ismin vokalistliğini üstlenen Özlem Koldaş, yeni şarkılarını sevenleriyle buluşturmaya devam ediyor. İlk teklisi ile büyük beğeni toplayan Koldaş, sözü ve müziği usta isim Soner Olgun’a ait olan ‘Nereye Böyle’ adlı yeni teklisiyle de dinleyicilerden tam not aldı. Özlem Koldaş, sözü ve müziği Soner Olgun’a ait olan “Nereye Böyle” isimli teklisi ile müzikseverlerle buluştu. Düzenlemesi Can Atayılmaz’a ait olan şarkı, modern alt yapısı ve duygu yüklü sözleriyle kısa sürede müzikseverlerin beğenisini kazandı. Sevilen şarkının Şile’nin sakin ve doğal atmosferinde çekilen klibinin yönetmenliğini Emre Er üstlendi. Özlem Koldaş’ın güzelliğiyle dikkat çektiği klip dijital platformlarda kısa sürede yüzlerce beğeni aldı.Usta isim Soner Olgun ile sahne çalışmalarına devam eden Özlem Koldaş ‘Dinleyicilerimiz uzun yıllardır kendi şarkılarımı çıkarmam konusunda beni çok destekledi. Hepsine sonsuz teşekkürler. Artık uzun aralar vermeyeceğiz. Yeni şarkımı da yakın zamanda sevenlerimle buluşturacağım” dedi.

NAZLI SENEM ÜNAL’DAN “BAŞIMA BELA” SÜRPRİZİ

Nazlı Senem Ünal, oyunculuğun yanı sıra müzik kariyerinde de dikkat çeken bir projeye imza atıyor. Türk pop müziğinin sevilen ismi Serdar Ortaç’ın klasikleşmiş parçalarından “Başıma Bela”, Nazlı Senem Ünal yorumuyla yeniden dinleyiciyle buluşuyor. BTM Production etiketiyle yayınlanan şarkının düzenleme ve mix/masteringi Tarık İster'e ait. Çekimleri İkincikat Kadıköy’de gerçekleştirilen klibin yönetmenliğini ise Ufuk Cebeci üstlenirken, görüntü yönetmenliğinde Cahit Erşan imzası bulunuyor.

İNCİ TÜRKAY “LİSTE” İLE İSTANBUL PRÖMİYERİNDE AYAKTA ALKIŞLANDI....

Ödüllü oyun ilk kez İstanbul’da seyirciyle buluştu. Aynı akşam sahnelediği iki temsilde de temposunu hiç düşürmeyen İnci Türkay, performansıyla izleyiciyi etkisi altına aldı ve tam not aldı. İnci Türkay, ödüllü tek kişilik tiyatro oyunu “Liste” (The List) ile Zorlu PSM’de İstanbul prömiyerinde seyirci karşısına çıktı. Kanadalı yazar Jennifer Tremblay’in ödüllü metniyle sahneye çıkanTürkay, 17.00 matine ve 19.30 suare temsilleri tamamen dolu salona oynanırken, her iki seansta da finalde ayakta alkışlandı. Sahne boyunca kurulan yoğun bağ, salonda duygusal anların yaşanmasına neden olurken, izleyiciler arasında gözyaşlarını tutamayanlar da oldu. Londra ve Ankara’nın ardından “Liste” (The List), bu kez İstanbul prömiyeriyle seyirci karşısına çıktı. İnci Türkay, kısa bir arayla sahnelediği iki temsilde de temposunu hiç düşürmeden izleyiciyi baştan sona etkisi altına alırken; sahne hâkimiyeti ve duyguyu ilmek ilmek işleyen oyunculuğuyla güçlü bir sahne etkisi yarattı. Işık ve gölge tasarımıyla derinleşen bu etki; sahne, akış, dekor ve müziğin uyumuyla bütüncül bir atmosfere dönüşerek izleyiciden büyük beğeni topladı. Finalde sahneye gelen İnci Türkay, alkışlar eşliğinde yaptığı kısa konuşma sırasında duygusal anlar yaşadı. Gözyaşlarını tutamayan Türkay, prömiyer gecesinin en çok konuşulan anlarından biri oldu. Gerçek bir hikâyeden doğan “Liste”; sıradan bir annenin gündelik bir “yapılacaklar listesi”nin trajik bir ihmalle derin bir vicdan muhasebesine dönüşmesini çarpıcı bir dille sahneye taşıyor.

SAYGILARIMLA...

SAĞLICAKLA KALIN AMA SEVGİSİZ KALMAYIN...

U. KIVANÇ TERZİOĞLU