Araştırma Yazısı Ağustos 1444’te Padişah II.Murat tahtı çocuk yaşta ki Mehmet’e bıraktığında, Mehmet daha 12 yaşındadır. Ve yönetim er
Araştırma YazısıAğustos 1444’te Padişah II.Murat tahtı çocuk yaşta ki Mehmet’e bıraktığında, Mehmet daha 12 yaşındadır. Ve yönetim erkini Molla Gürani, Molla Hüsrev, Sadrazam Mahmut Paşa ve daha sonra Hurufilerin başına bela olacak olan Molla Fahreddin Acemi ele alır.
Hurufiliği bir inanç sistemi olarak kuran kişi Şihabuddin Fazlullah Esterabadi’dir. 1340 Yılında Horasan'ın Esterabad şehrinde doğan Fazlullah, genç yaşta teoloji ile ilgilenmeye başlamış, on sekiz yaşındayken tasavvufa yönelerek hacca gitmiştir. Dönüşünde Harezm’e gelmiş ve bir süre burada kaldıktan sonra Tebriz’e geçmiştir. Şeyhülislam’a göre Hurufiler’in düşünce ve inançları şeriat’a aykırıdır. Hatta Hurufiler padişahın aklını çelmek, saptırmak ve ona yakın olmak için türlü türlü planlar kurup, oyunlar oynamaktadır. Padişah Mehmet’i yoldan saptırmak üzeredirler. Saltanatın ve şeriat’ın selameti için padişah kendisine dahi korunmalıdır! Şeyhülislam Fahreddin Acemi’nin yaptığı da korumak namınadır. Peki Padişahı ehli sünnet yolundan saptırmaya kadar yeltenen bu Hurufiler kimlerdir?
Hurufulik batıni bir inançtır. Şeriat’ın biçimsel zorunluluklarını red eder. Harfler ile insanın sırrına erebilmeyi ilke edinmiştir. Fazlullah Esterabadi harflerin kutsallığına inanmış, bu harflerin insan yüzünde olduğunu, dolayısı ile bu muhteşem kutsallığı yüzünde taşıyan insanın Tanrı’nın bir yansıması olduğunu savunmuş, bu görüşü geliştirmiştir. Hurufi inancının esas temeli insanı tanrılaştırmaktır. Onlara göre insan kainatın göz bebeğidir. Ve Allah olma yolunda bütün vasıfları üzerinde taşır. Hurufiler ölümden sonra başka bir hayatın olmadığına inanırlar. Harflerin ve insanın sırrına ermişler için teklif söz konusu değildir. Namaz ve oruç gibi şeriat kurallarına uymak onlar için değişik açıdır. Ve onlar için bunlar biçimsel kural ve bunlara uymak gibi bir zorunluluk yoktur. Çünkü onlara göre dünya bir cennet ve bu cennette biçimsel kurallara yer yoktu. Fazlullah Esterabadi’nin görüşleri Cavidan adlı kitapta toplanmıştır. Zamanla Devletin ve milletin aklını saptırmaya neden olan Fazlullah 1393’te İran’ın Alıncak kalesine hapsedilir. İnançları şeriata aykırı bulunur ve bu inançlardan dönmediği için Şeyh İbrahim adında bir mollanın fetvası ile katledilir. Fazlullah’ın cesedi herkese ibret olsun diye de ayaklarına ip bağlanarak çarşı, pazar sürüklenerek dolaştırılır.
Fazlullah’ın katlinden sonra Azarbaycan ve İran taraflarında yaşayan Hurufiler’e tepkiler başlar. Büyük soruşturmalar, kovuşturmalar yapılmaya başlanır. Adeta nerde Hurufi varsa takip edilip bir bir deşifre edilir. Canlarını kurtarmak için bu takipten kaçan bir çok Hurufi şeyhi gelip Anadolu’ya yerleşir.
Hurufiler Anadolu’da ve Rumeli’de Bektaşiliğin bazı kanallarını kullanmış ve kendilerini Bektaşiler ile aynı kanalda görünmesiyle inançlarının örtüştüğü izlenimini vermişlerdir. Fazlullah’ın halifelerinden olan (onlara göre) ve 1418’de Halep’ de derisi yüzdürülerek öldürülen Ozan Nesimi’de katlinden önce uzun yılar Anadolu’da bulunmuş, görüşlerini yaymış talebelerini yetiştirmiş bir çok yetişen insan kaynağı çıkarmıştır ortaya. Hurufulik 16. ve 17 yüzyıllarda Bektaşilik ile iç içe kaynaşma göstermiştir.Bektaşiler Hurufi Ozan Seyid Nesimi’yi yedi büyük Alevi-Bektaşi ozanlarından sayarlar.
Yine Hurufi ozanlar Muhyiddin Abdal Yemini’de Bektaşi yolundan görülür. Hurufiler Osmanlı idaresinde de şeriata karşı tutumları ve de şeriat hükümlerini benimsemediklerinden dolayı sık sık kovuşturma, takibata ve katliamlara maruz kalmışlardır.Hurufilerin yakalanıp haklarından gelmeye ilişkin olarak, Anadolu ve Rumeli kadılarına gönderilen fermanlarda Hurufiliğe ait kitapların bulunup imha edilmesi hususunda dikkat ve ehemmiyet gösterilmesi esas görülmüştür. Çünkü Hurufiler Fatih Sultan Mehmet ile yakınlık kurmuşlardı. Genç Mehmet onların etkisinde kalabilirdi. Ve Payitaht tehlike altında olabilirdi. İşte böyle bir tutum içerisinde Hurufiler ile alakalı adeta bir av başlamıştı. Hatta bulunup yakılmasından başlayarak bir yok etme işlemine gidilmişti.
Sultan Mehmet daha gençtir. Saltanatının ikinci ayındadır. Bazı Hurufi dervişleri yazıları ve sözleri ile padişahın gözünü boyayarak, onu aldatarak, hatta kendi almış oldukları eğitim ile de padişahı etkilemeye başlarlar.
(Devam Edecek)