TÜRK BEYİN CERRAHI DÜNYANIN İLK 10’UNDA!
Prof. Dr. Selçuk Peker, Radyocerrahi Alanında Dünyanın En Etkili 8’inci Bilim İnsanı Seçildi.
Türkiye, beyin cerrahisi ve radyocerrahi alanında uluslararası düzeyde dikkat çeken bir başarıya imza attı. Bilim insanlarının akademik üretkenliğini, bilimsel etkisini ve çalışmalarının kalitesini, bilimsel yayınlar, atıflar ile h-index gibi objektif kriterlerle değerlendiren “uluslararası akademik sıralama platformu” ScholarGPS verileri açıklandı.
Buna göre, son 5 yılda radyocerrahi alanında yayın yapan 20 bin 743 bilim insanı arasında dünya 8.incisi olan Prof. Dr. Selçuk Peker, nöroşirurji alanında ise 47 bin 905 akademisyen arasında 563’üncü sırada yer aldı.
“TÜRKİYE HEM HASTA TEDAVİ EDEN HEM DE BİLİM ÜRETEN BİR MERKEZ”
ScholarGPS sıralamasında ilk 10’a girerek tarihi bir başarıya imza atan Prof. Dr. Selçuk Peker, elde edilen sonucun Türkiye’de yürütülen bilimsel çalışmaların dünya ölçeğinde karşılık bulduğunu gösterdiğini ve Türkiye’nin uluslararası literatüre katkı sağlayan bir ülke konumuna geldiğini söyledi.
Radyocerrahi gibi ileri teknoloji ve yüksek uzmanlık gerektiren bir alanda dünyada 8’inci sırada yer almaktan büyük onur duyduğunu ifade eden Peker, “Yalnızca kişisel bir başarı olarak görmediğim bu sonuç, klinik altyapıyı, bilimsel sürekliliği ve ekip kültürünü de ortaya koyuyor. Türkiye’de yapılan bilimsel çalışmaların doğru ekip çalışması ve uzun yıllara dayanan emekle dünya çapında görünür olabileceğini de kanıtlıyor. Ayrıca, ülkemizin hem hasta tedavi eden hem de bilim üreten bir merkez olabileceğini gösteriyor” dedi.
Prof. Dr. Selçuk Peker, genç hekimlere de önemli bir mesaj verdi: “Dünya biliminre katkı sunmak için mutlaka dünyanın en büyük merkezlerinde bulunmak gerekmiyor. Doğru vizyon, disiplinli çalışma ve uluslararası iş birlikleriyle Türkiye’den de dünya çapında başarı elde edilebilir.”
RADYOCERRAHİ ALANINDA TÜRKİYE’DEN EĞİTİM ALMAYA GELEN HEKİM SAYISINDA BELİRGİN BİR ARTIŞ VAR
Türkiye’nin özellikle Gamma Knife ve stereotaktik radyocerrahi teknolojilerindeki deneyiminin tüm dünyada dikkat çektiğini belirten Peker, son yıllarda yurt dışından Türkiye’ye tedavi ve eğitim amacıyla gelen hasta ve hekim sayısında belirgin artış yaşandığını söyledi. “Özellikle radyocerrahi uygulamalarında Türkiye önemli bir çekim merkezi haline geliyor. Hekimler yalnızca cihazları görmek için değil, hasta seçimi ve tedavi planlama süreçlerini öğrenmek için de ülkemize geliyor” dedi.
“TÜRKİYE KÜRESEL RADYOCERRAHİ MERKEZİ OLABİLECEK ÖLÇEKTE”
Prof. Dr. Peker Türkiye’nin küresel bir radyocerrahi merkezi olabilecek potansiyelde olduğunu kaydederek, bunun için bilimsel üretimin artırılması gerektiğine işaret etti. Peker, “Bölgesel merkez olmak yalnızca hasta kabul etmek anlamına gelmez. Aynı zamanda bilgi üretmek, eğitim vermek, uluslararası araştırmalar yürütmek ve genç hekimler için çekim merkezi haline gelmek demektir. Türkiye bunu başarabilecek kapasiteye sahiptir” dedi.
YAPAY ZEKA BEYİN CERRAHİSİNİ DE DEĞİŞTİRECEK
Önümüzdeki yıllarda beyin cerrahisinin daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşacağını belirten Prof. Dr. Peker, yapay zekâ destekli planlama sistemlerinin tedavi süreçlerinde daha fazla yer alacağını söyledi. “Yakın gelecekte yalnızca MR görüntülerine bakarak karar vermeyeceğiz. Hastanın genetik özellikleri, tümörün biyolojik yapısı ve yapay zekâ destekli risk analizleri tedavi kararlarında çok daha belirleyici olacak” ifadelerini kullanan Peker, teknolojinin gelişmesine rağmen hekimlik sanatının merkezde kalacağını vurguladı.
...................................
Sınavda Yorum ve Analiz Becerisi Belirleyici Oldu
Milyonlarca üniversite adayının ter döktüğü, ÖSYM tarafından düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi'nin (TYT) ardından bugün Alan Yeterlilik Testleri (AYT) gerçekleştirildi. Dün yapılan TYT'ye benzer şekilde AYT'de de düzenli okuma yapan, yorumlama becerisi yüksek ve yeni nesil soru mantığına alışık öğrencilerin avantaj sağladığını belirten Öğrenci Koçu Sezer Kamir, "Bu yıl sınavlarda ezberden ziyade konuyu gerçekten anlayan, bilgiyi yorumlayabilen ve farklı soru tiplerine adapte olabilen öğrenciler öne çıktı. Bundan sonraki süreçte öğrencilerin soru tartışmalarına ve puan hesaplamalarına odaklanmak yerine biraz dinlenmeleri, zihinsel olarak rahatlamaları ve tercih dönemine hazırlanmaları daha faydalı olacaktır" dedi.
Aylar süren hazırlığın, deneme sınavlarının ve yoğun çalışma temposunun ardından milyonlarca aday için YKS heyecanı sona erdi. Dün yapılan Temel Yeterlilik Testi'nin (TYT) ardından bugün gerçekleştirilen Alan Yeterlilik Testleri'nde (AYT) öğrenciler üniversite hayalleri için son kez sıralara oturdu. 1 milyon 627 bin 960 adayın başvurduğu sınavda Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1, Sosyal Bilimler-2, Matematik ve Fen Bilimleri testlerinden toplam 160 soru yöneltildi.
“En Zorlayan Ders Edebiyat Oldu"
AYT’nin genel olarak orta zorluk seviyesinde bir sınav olarak değerlendirilebileceğinin altını çizen Öğrenci Koçu Sezer Kamir, “Branşlar arasında belirgin farklılıklar vardı. Eşit ağırlık öğrencileri açısından özellikle edebiyat testi sınavın belirleyici bölümü oldu. Önceki yıllara kıyasla klasik eser-yazar sorularının daha az yer aldığı, bunun yerine eserlerin içeriği üzerinden yorum yaptıran soruların sorulduğu görüldü. Çıkmaz denilen konuların birçoğu soruldu. Bazı sorularda doğrudan eser adı yerine içerik verilerek öğrencilerden doğru eseri bulmaları istendi. Ayrıca nazım biçimlerinin teknik özelliklerine yönelik sorular da dikkat çekti. Bu nedenle okuma alışkanlığı, yorumlama becerisi ve edebiyat birikimi ön plana çıktı.
Tarih testinde genel olarak beklenen konular tercih edildi. Milli Mücadele döneminden soru gelmesi sürpriz olmadı. Soruların önemli bir kısmı bilgi ve yorum dengesinde hazırlanırken, geçen yılki AYT'ye benzer bir yapı dikkat çekti. Coğrafya ise orta düzeydeydi; birkaç seçici soru dışında öğrencileri çok zorlayan bir test olmadı” dedi.
Analitik Düşünme ve Muhakeme Becerisi Ölçüldü
Matematik testindeki ilk 12-15 soru önceki yıllara kıyasla daha ulaşılabilir olduğunu vurgulayan Kamir, “İlerleyen bölümlerde soruların seçiciliği belirgin şekilde arttı. Limit, türev ve integral konularından gelen sorular genel olarak orta zorluk düzeydi. Sınavın en zorlayıcı bölümünü geometri oluşturdu. Geometri soruları yalnızca işlem becerisini ölçmedi. Aynı zamanda analitik düşünme ve muhakeme yeteneğini de ölçerek öğrencileri zorladı. Fen bilimlerinde ise fizik testi önceki yıllarla benzer bir seviyede seyrederken, kimya testinde klasik işlem ağırlıklı sorular öne çıktı ve adaylar tarafından fen dersleri içerisindeki en erişilebilir testlerden biri oldu.”
..............................................................................
Melike Şahin’den Peş Peşe İki Muhteşem Konser
Türk Pop Müziğinin en özel kadın şarkı yazarı ve yorumcularından Melike Şahin Antalya ve Denizli’de sevenlerine unutulmaz konserler verdi.
.............................................................

Çeşme’de Murat Dalkılıç Rüzgarı
İzmirli ünlü popçu Murat Dalkılıç, Çeşme’deki Om Paparazzi’de sahne aldı. Geçtiğimiz günlerde oyuncu Özgü Kaya ile ilişkilerinin birinci yılını kutlayan Dalkılıç, Yunanistan tatilinin ardından yaz konserleri serisine Çeşme’de başladı.
İki yıl aradan sonra Çeşme’de hayranlarıyla buluşan sanatçı, konser sırasında bas gitar ve klasik gitar çalarak performansıyla büyük beğeni topladı. Dalkılıç’ın şarkılarına hayranları da eşlik etti.
Murat Dalkılıç, yaz boyunca her cuma akşamı Om Paparazzi’de sahne alacak.


